Duhan Sûresi58. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (5 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فإنماfeinnemākesinlikleIndeed,
2يسرناهي س رYSRyessernāhubiz o'nu kolaylaştırdıkWe have made it easy
3بلسانكل س نLSNbilisānikesenin dilinein your tongue
4لعلهمleǎllehumumulur kiso that they may
5يتذكرونذ ك رZ̃KRyeteƶekkerūnedüşünüp öğüt alırlartake heed.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فانما يسرنه بلسانك لعلهم يتذكرون

Arapça (Harekeli)

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Transliterasyon

Fe innemâ yessernâhu bi lisânike leallehum yetezekkerûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Fa-innam<span class="u">a</span> yassarn<span class="u">a</span>hu bilis<span class="u">a</span>nikalaAAallahum yata<span class="u">th</span>akkaroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçekten de öğüt alsınlar diye Kur'ân'ı senin dilinle indirdik, okuyuşunu da kolaylaştırdık.

Ali Bulaç

Belki onlar öğüt alıp-düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.

Bayraktar Bayraklı

Böylece biz Kur'ân'ı senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

Diyanet İşleri

Biz onu (Kur'an'ı), öğüt alalar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.

Edip Yüksel

Öğüt alsınlar diye senin dilinle onu kolaylaştırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.

Erhan Aktaş

İşte Biz, onu senin dilinle kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.

Hakkı Yılmaz

İşte, Biz Kur’ân'ı onlar öğüt alsınlar diye senin dilinle kolaylaştırdık.

Muhammed Esed

BÖYLECE (ey Peygamber,) Biz bu (ilahî kelâmı) senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, insanlar düşünüp ondan ders alabilsinler.

Mustafa İslamoğlu

İşte böylece Biz, bu (vahyi) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp de ders alabilsinler.

Suat Yıldırım

Biz Kur'ân'ı, insanlar iyi anlayıp ibret alsınlar diye, senin dilinle indirerek anlaşılmasını kolaylaştırdık.

Süleyman Ateş

Biz o(Kur'a)nı senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

Şaban Piriş

Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz o Kur'an'ı senin dilinle / senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

Edip-Layth-Martha

We have thus made it easy in your language, perhaps they may take heed.

Muhammad Asad

THUS, THEN, [O Prophet,] have We made this [divine writ] easy to understand, in thine own [human] tongue, so that men might take it to heart.*

Rashad Khalifa

We have thus clarified it in your language, that they may take heed.,

The Monotheist Group

We have thus made it easy in your language, perhaps they may take heed.