Casiye Sûresi17. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (24 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وآتيناهما ت يETYve āteynāhumve onlara verdikAnd We gave them
2بيناتب ي نBYNbeyyinātinaçık delillerclear proofs
3منmineof
4الأمرا م رEMRl-emribu işdethe matter.
5فماfe māAnd not
6اختلفواخ ل فḢLFḣtelefūonlar ayrılığa düşmedilerthey differed
7إلاillāsadece (yüzünden)except
8منminafter
9بعدب ع دBAD̃beǎ'disonraafter
10ما[what]
11جاءهمج ي اCYEcā'ehumukendilerine geldiktencame to them
12العلمع ل مALMl-ǐlmubilgithe knowledge,
13بغياب غ يBĞYbeğyençekememezlik(out of) envy
14بينهمب ي نBYNbeynehumaralarındakibetween themselves.
15إنinneşüphesizIndeed,
16ربكر ب بRBBrabbekeRabbinyour Lord
17يقضيق ض يGŽYyeḳDīhüküm verecektirwill judge
18بينهمب ي نBYNbeynehumonlar arasındabetween them
19يومي و مYVMyevmegünü(on the) Day
20القيامةق و مGVMl-ḳiyāmetikıyamet(of) the Resurrection
21فيماfīmāşeylerdeabout what
22كانواك و نKVNkānūolduklarıthey used to
23فيهfīhiondatherein
24يختلفونخ ل فḢLFyeḣtelifūneayrılığa düşüyor(lar)differ.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وءاتينهم بينت من الامر فما اختلفوا الا من بعد ما جاءهم العلم بغيا بينهم ان ربك يقضى بينهم يوم القيمة فيما كانوا فيه يختلفون

Arapça (Harekeli)

وَآتَيْنَاهُم بَيِّنَاتٍ مِّنَ الْأَمْرِ فَمَا اخْتَلَفُوا إِلَّا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Transliterasyon

Ve âteynâhum beyyinâtin minel emr|i|, fe mahtelefû illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, inne rabbeke yakdî beynehum yevmel kıyâmeti fî mâ kânû fîhi yahtelifûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hum bayyin<span class="u">a</span>tinmina al-amri fam<span class="u">a</span> ikhtalafoo ill<span class="u">a</span> min baAAdi m<span class="u">a</span>j<span class="u">a</span>ahumu alAAilmu baghyan baynahum inna rabbaka yaq<span class="u">d</span>eebaynahum yawma alqiy<span class="u">a</span>mati feem<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo feehiyakhtalifoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sonradan olacak işe âit de apaçık deliller gösterdik onlara; derken, o hususta kendilerine bir bilgi geldikten sonradır ki ancak aralarındaki hırs ve haset yüzünden ayrılığa düştüler; şüphe yok ki Rabbin, kıyâmet gününde, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, aralarında hüküm verecek.

Ali Bulaç

Ve onlara bu emirden açık belgeler verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Onlara din işinde açık kanıtlar verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.

Diyanet İşleri

Din konusunda onlara açık deliller verdik. Ama onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Edip Yüksel

Onlara apaçık emirler verdik. Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler. Diriliş Günü senin Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında yargı verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Din hususunda onlara apaçık deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki çekememezlik ve düşmanlık yüzünden ayrılığa düşmüşlerdi. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde, kıyâmet günü aralarında hükmedecektir.

Erhan Aktaş

Onlara, buyruklardan, apaçık, açıklayıcı bilgiler verdik. Sonra onlar, kendilerine ilim geldikten sonra hırslarına kapılarak ayrılığa düştüler. Rabb’in, ayrılığa düştükleri konularda Kıyamet Günü hüküm verecektir.

Hakkı Yılmaz

Ve onlara Allah'ın Kendine özgü işlerine dair apaçık deliller verdik. Sonra onlar, yalnızca, kendilerine bilgi geldikten sonra aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeylerde kıyâmet günü aralarında karar verecektir.

Muhammed Esed

Ve onlara (imanın) amacı konusunda açık işaretler verdik; onlar, bütün bu bilgilerin kendilerine tevdî edilmesinden sonradır ki, aralarındaki kıskançlıktan dolayı farklı görüşlere sarıldılar: (ama) ihtilafa düştükleri her konuda Kıyamet Günü Rabbin onlar arasında bir hüküm verecektir.

Mustafa İslamoğlu

Dahası onlara (tevdi edilen) görevden dolayı açık işaretler vermiştik. Ne ki onlar durdular durdular da, kendilerine bilgi geldikten sonra -sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden- ayrılığa düştüler: Şu kesin ki, Rabbin Kıyamet Günü ayrılığa düştükleri her konuda onlar arasında hüküm verecektir.

Suat Yıldırım

Onlara din işinde parlak deliller, mûcizeler verdik. Şimdi onların din konusunda ihtilaf etmeleri, sırf kendilerine gerçeğe dair ilim geldikten sonra haset ve ihtirastan dolayıdır. Senin Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir.

Süleyman Ateş

Ve onlara bu (din) iş(in)de açık deliller verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.

Şaban Piriş

Onlara emrimizi bildiren belgeler vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki “bağy” yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Rabbin, kıyamet günü, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, iş ve yönetime ilişkin açık-seçik belgeler sunduk. Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Hiç kuşkusuz, Rabbin, onlar arasında, tartışıp durdukları şeyle ilgili olarak kıyamet günü hüküm verecektir.

Edip-Layth-Martha

We gave them proof in the matter, but then they disputed after the knowledge had come to them, out of jealousy amongst themselves. Your Lord will judge them on the day of resurrection regarding everything that they have disputed.

Muhammad Asad

And We gave them clear indications of the purpose [of faith];* and it was only after all this knowledge had been vouchsafed to them that they began, out of mutual jealousy, to hold divergent views:* [but,] verily, thy Sustainer will judge be&shy;tween them on Resurrection Day regarding all whereon they were wont to differ.*

Rashad Khalifa

We have given them herein clear commandments. Ironically, they did not dispute this until the knowledge had come to them. This is due to jealousy on their part. Surely, your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything they have disputed.,

The Monotheist Group

And We gave them clarity in the matter, but then they disputed after the knowledge had come to them, out of jealousy among themselves. Your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything that they have disputed.