Casiye Sûresi18. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (13 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ثمṧummesonraThen
2جعلناكج ع لCALceǎlnākeseni koydukWe put you
3علىǎlāüzerineon
4شريعةش ر عŞRAşerīǎtinbir şeriatan ordained way
5منmine-denof
6الأمرا م رEMRl-emriemrimiz-"the matter;"
7فاتبعهات ب عTBAfettebiǎ'hāsen ona uyso follow it
8ولاve lāveand (do) not
9تتبعت ب عTBAtettebiǎ'uymafollow
10أهواءه و يHVYehvā'ekeyiflerine(the) desires
11الذينelleƶīnekimselerin(of) those who
12لا(do) not
13يعلمونع ل مALMyeǎ'lemūnebilmeyen(lerin)know.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ثم جعلنك على شريعة من الامر فاتبعها ولا تتبع اهواء الذين لا يعلمون

Arapça (Harekeli)

ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلَى شَرِيعَةٍ مِّنَ الْأَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَ الَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

Transliterasyon

Summe cealnâke alâ şerîatin minel emri fettebi’ hâ ve lâ tettebi’ ehvâellezîne lâ ya’lemûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Thumma jaAAaln<span class="u">a</span>ka AAal<span class="u">a</span>shareeAAatin mina al-amri fa<span class="b">i</span>ttabiAAh<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span>tattabiAA ahw<span class="u">a</span>a alla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span> yaAAlamoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra seni, dîne âit bir şerîata sâhip ettik, artık uy ona ve bilmeyenlerin dileklerine uyma.

Ali Bulaç

Sonra seni de bu emirden bir şeriat üzerine kıldık; öyleyse sen ona uy ve bilmeyenlerin heva (istek ve tutku)larına uyma.

Bayraktar Bayraklı

Sonra sana da emrimizden bir yasa belirledik; artık ona uy, bilmeyenlerin arzularına uyma!

Diyanet İşleri

Sonra da seni din konusunda bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy; bilmeyenlerin isteklerine uyma.*

Edip Yüksel

Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.

Erhan Aktaş

Sonra da seni buyruklardan apaçık bir şeriat* sahibi yaptık. Öyleyse ona uy! Bilmeyenlerin* arzularına uyma.

Hakkı Yılmaz

Sonra da seni Allah'ın Kendine özgü işlerinden apaçık bir yol haritası/ toplu yaşam ilkeleri sahibi yaptık. Artık sen, ona uy, bilmeyen kimselerin boş-iğreti arzularına uyma.

Muhammed Esed

Ve son olarak (ey Muhammed,) seni (imanın) hedefini gerçekleştireceğin bir yola koyduk: O halde bu (yolu) izle ve (hakikati) bilmeyenlerin boş arzu ve heveslerine uyma.

Mustafa İslamoğlu

Son olarak, seni de bu görevi (hakkıyla ifa edeceğin) bir yol ve yönteme kavuşturduk: o yolu izle, sakın ha (kendini) bilmezlerin keyfi yargılarına uyma!

Suat Yıldırım

Sonra din işinde, seni ayrı bir şeriat yoluna koyduk. Sen ona tâbi ol, gerçeği bilmeyenlerin keyiflerine uyma. [42, 13-15]*

Süleyman Ateş

Sonra seni de buyruk(umuz)dan bir şeriate (bir hukuk düzenine) koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin keyiflerine uyma.

Şaban Piriş

Sonra sana da, emrimiz ile bir yol gösterdik. Ona uy. Bilmeyenlerin heveslerine uyma.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha sonra seni, iş ve yönetimde bir yol ve metod üzerine koyduk. Arık ona uy. Bilmeyenlerin keyifleri ardınca gitme.

Edip-Layth-Martha

Then We have established you on the correct path; so follow it and do not follow the desires of those who do not know.

Muhammad Asad

And, finally, [O Muhammad,] We have set thee on a way by which the purpose [of faith] may be fulfilled:* so follow thou this [way], and follow not the likes and dislikes of those who do not know [the truth].*

Rashad Khalifa

We then appointed you to establish the correct laws; you shall follow this, and do not follow the wishes of those who do not know.,

The Monotheist Group

Then We have established you on the path of things; so follow it and do not follow the desires of those who do not know.