Casiye Sûresi29. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | هذا | — | hāƶā | işte | This, |
| 2 | كتابنا | ك ت بKTB | kitābunā | Kitabımız | Our Record, |
| 3 | ينطق | ن ط قNŦG | yenTiḳu | söylüyor | speaks |
| 4 | عليكم | — | ǎleykum | aleyhinize | about you |
| 5 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | gerçeği | in truth. |
| 6 | إنا | — | innā | çünkü biz | Indeed, We |
| 7 | كنا | ك و نKVN | kunnā | idik | [We] used to |
| 8 | نستنسخ | ن س خNSḢ | nestensiḣu | yazıyor | transcribe |
| 9 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 10 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduğunuz | you used to |
| 11 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yapıyor(lar) | "do.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
هذا كتبنا ينطق عليكم بالحق انا كنا نستنسخ ما كنتم تعملون
Arapça (Harekeli)
هَذَا كِتَابُنَا يَنطِقُ عَلَيْكُم بِالْحَقِّ إِنَّا كُنَّا نَسْتَنسِخُ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Hâzâ kitâbunâ yentıku aleykum bil hakk|ı|, innâ kunnâ nestensihu mâ kuntum ta’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
H<span class="u">atha</span> kit<span class="u">a</span>bun<span class="u">a</span> yan<span class="u">t</span>iquAAalaykum bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi inn<span class="u">a</span> kunn<span class="u">a</span>nastansikhu m<span class="u">a</span> kuntum taAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu kitabımız, size gerçeği söyler; şüphe yok ki biz, ne yaptıysanız hepsini yazdırmışızdır.
Ali Bulaç
"Bu Bizim kitabımızdır; sizin aleyhinizde hak ile konuşuyor. Gerçekten Biz, sizin yaptıklarınızı yazıyorduk."
Bayraktar Bayraklı
İşte, kitabımız size gerçeği söylüyor. Şüphesiz biz sizin yaptıklarınızı yazdırmıştık.
Diyanet İşleri
"Bu, yüzünüze karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."*
Edip Yüksel
"Bu kitabımız size karşı gerçeği konuşmaktadır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü biz sizin yaptıklarnızı hep kaydediyorduk." (denir).
Erhan Aktaş
“İşte bu, yüzünüze karşı gerçekleri ortaya koyan amel defterinizdir.” Kuşkusuz Biz, bütün yaptıklarınızı yazdırdık.
Hakkı Yılmaz
(28,29)Ve her önderli toplumu, diz çökmüş görürsün. Her önderli toplum, kendi kitabına çağrılır: “Bugün, yapmış olduğunuz amellerin karşılığı size verilecektir. İşte bu, yüzünüze karşı hakkı konuşan kitabınızdır. Şüphesiz Biz, sizin yaptıklarınızı yazdırıyorduk.”
Muhammed Esed
Bu bizim kayıtlarımız, sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır: çünkü yaptığınız her şeyi kayda geçirtmiştik!"
Mustafa İslamoğlu
İşte bunlar Bizdeki kayıtlar; aleyhinize (de) olsa tüm gerçeği size o anlatır: çünkü Biz, yaptığınız her şeyi vaktiyle kayda geçirmiştik."
Suat Yıldırım
İşte karşınızda sadece gerçekleri dile getiren defterimiz. Biz sizin yaptığınız her işi bir yere kaydediyorduk. [17, 14; 18, 49]*
Süleyman Ateş
İşte Kitabımız, aleyhinize gerçeği söylüyor. Çünkü biz, yaptıklarınızı yazıyorduk.
Şaban Piriş
Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinizde konuşuyor. Biz, yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu bizim kitabımız, karşınızda gerçeği söylüyor. Çünkü biz, yapıp-ettiklerinizin kopyasını çıkarıyorduk / yaptıklarınızı kaydediyorduk.
Edip-Layth-Martha
"This is Our record; it utters the truth about you. We have been recording everything you did."
Muhammad Asad
This Our record speaks of you in all truth: for, verily, We have caused to be recorded all that you ever did!"
Rashad Khalifa
This is our record; it utters the truth about you. We have been recording everything you did.,
The Monotheist Group
"This is Our record; it utters the truth about you. We have been recording everything you did."