Casiye Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأما | — | feemmā | gelince | Then as for |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | those who |
| 3 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lara) | believed |
| 4 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanlara | and did |
| 5 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | [the] righteous deeds, |
| 6 | فيدخلهم | د خ لD̃ḢL | feyudḣiluhum | onları sokar | will admit them |
| 7 | ربهم | ر ب بRBB | rabbuhum | Rableri | their Lord |
| 8 | في | — | fī | in(to) | |
| 9 | رحمته | ر ح مRḪM | raHmetihi | rahmetine | His mercy. |
| 10 | ذلك | — | ƶālike | işte | That |
| 11 | هو | — | huve | budur | [it] |
| 12 | الفوز | ف و زFVZ | l-fevzu | başarı | (is) the success |
| 13 | المبين | ب ي نBYN | l-mubīnu | apaçık | clear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاما الذين ءامنوا وعملوا الصلحت فيدخلهم ربهم فى رحمته ذلك هو الفوز المبين
Arapça (Harekeli)
فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِي رَحْمَتِهِ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُبِينُ
Transliterasyon
Fe emmellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe yudhıluhum rabbuhum fî rahmetih|î|, zâlike huvel fevzul mubîn|u|.
Transliteration (Eng.)
Faamm<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti fayudkhiluhumrabbuhum fee ra<span class="u">h</span>matihi <span class="u">tha</span>lika huwa alfawzualmubeen<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnanan ve iyi işlerde bulunanları, artık Rableri, rahmetine alır, budur apaçık kurtuluşun, murâda erişin ta kendisi.
Ali Bulaç
Artık iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; Rableri onları Kendi rahmetine sokar. İşte apaçık olan 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
Bayraktar Bayraklı
İnanıp yararlı işler yapanlara gelince; Rabbleri onları rahmetinin içine alacaktır. İşte apaçık kurtuluş budur.
Diyanet İşleri
İnanıp iyi işler yapanlara gelince, Rableri onları rahmetine kabul eder. İşte apaçık kurtuluş budur.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayan ve erdemli davrananlara gelince, Rab'leri onları rahmetine sokacaktır. Apaçık zafer işte budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
İman edip iyi işler yapanlara gelince; Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. İşte apaçık kurtuluş budur.
Erhan Aktaş
İman eden ve salihatı* yapan kimseleri Rabb’leri rahmeti ile kuşatacaktır. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
Hakkı Yılmaz
İman eden ve düzeltmeye yönelik işler yapan kimseler de, artık Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. İşte bu, apaçık kurtuluşun ta kendisidir.
Muhammed Esed
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Rableri onları rahmetine kabul edecektir: işte bu (onların) bariz üstünlükleri olacaktır!
Mustafa İslamoğlu
Öte yandan, iman eden ve erdemli davrananlara gelince: Rableri onları Rahmetine nail edecektir: Bu, işte budur göz kamaştırıcı zafer!
Suat Yıldırım
İman edip makbul ve güzel işler yapanların yüce Rab'leri, kendilerini rahmetine alır. İşte en kesin başarı, en büyük mutluluk budur.
Süleyman Ateş
İnanıp iyi işler yapanlar; Rableri onları rahmetine sokar. İşte apaçık başarı budur.
Şaban Piriş
İnanıp, doğruları yapanlara gelince; Rableri onları rahmetiyle bürüyecektir. İşte bu, apaçık kurtuluştur.
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanların durumu şu: Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte açık zafer budur.
Edip-Layth-Martha
As for those who acknowledge and promoted reforms, their Lord will admit them into His mercy. Such is the clear triumph.
Muhammad Asad
Now as for those who have attained to faith and done righteous deeds, their Sustainer will admit them to His grace: that will be [their] manifest triumph!
Rashad Khalifa
As for those who believe and work righteousness, their Lord will admit them into His mercy. This is the great triumph.,
The Monotheist Group
As for those who believed and did good works, their Lord will admit them into His mercy. Such is the clear triumph.