Casiye Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وبدا | ب د وBD̃V | ve bedā | ve göründü | And (will) appear |
| 2 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 3 | سيئات | س و اSVE | seyyiātu | kötülükleri | (the) evil |
| 4 | ما | — | mā | şeylerin | (of) what |
| 5 | عملوا | ع م لAML | ǎmilū | yaptıkları | they did |
| 6 | وحاق | ح ي قḪYG | ve Hāḳa | ve kuşattı | and (will) envelop |
| 7 | بهم | — | bihim | onları | them |
| 8 | ما | — | mā | şey | what |
| 9 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used |
| 10 | به | — | bihi | onunla | [at it] |
| 11 | يستهزئون | ه ز اHZE | yestehziūne | alay ediyor(lar) | (to) mock. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وبدا لهم سيات ما عملوا وحاق بهم ما كانوا به يستهزءون
Arapça (Harekeli)
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّئَاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ
Transliterasyon
Ve bedâ lehum seyyiâtu mâ amilû ve hâka bihim mâ kânû bihî yestehziûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wabad<span class="u">a</span> lahum sayyi-<span class="u">a</span>tu m<span class="u">a</span>AAamiloo wa<span class="u">ha</span>qa bihim m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo bihiyastahzi-oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.
Ali Bulaç
Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp-kuşattı.
Bayraktar Bayraklı
Yaptıklarının kötülükleri onlara gözükecek ve alaya aldıkları gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Diyanet İşleri
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.*
Edip Yüksel
Yaptıkları kötülükler kendilerine görünecek ve alay etmekte oldukları şey onları kuşatıp avlayacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.
Erhan Aktaş
Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
Hakkı Yılmaz
Ve işledikleri şeylerin kötülükleri kendilerine belli oldu ve onları, kendisiyle alaya aldıkları şeyler kuşatıverdi.
Muhammed Esed
(O Gün) yaptıkları kötülükler onlara apaçık görünecek ve alay edip durdukları şey onları alt edecektir.
Mustafa İslamoğlu
Onların yaptığı kötülükler (o gün gelince) ayan açık ortaya serilecek ve alay edip durdukları gerçek kendilerini perişan edecektir.
Suat Yıldırım
Derken, yaptıkları ne kadar kötü, pis iş varsa karşılarına çıktı. Alay ettikleri cehennem azabı, kendilerini her taraftan sardı.
Süleyman Ateş
Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.
Şaban Piriş
Yaptıklarının günahları onlara belli olmuş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş, alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.
Edip-Layth-Martha
The evils of their works will become evident to them, and the very thing they ridiculed will be their doom.
Muhammad Asad
And [on that Day,] the evil of their doings will become obvious to them, and they will be over­whelmed by the very thing which they were wont to deride.*
Rashad Khalifa
The evils of their works will become evident to them, and the very things they mocked will come back and haunt them.,
The Monotheist Group
And the evils of their works will become evident to them, and they will be surrounded by that which they used to mock.