Ahkaf Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (45 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ووصينا | و ص يVṦY | ve veSSaynā | ve biz tavsiye ettik | And We have enjoined |
| 2 | الإنسان | ا ن سENS | l-insāne | insana | (on) man |
| 3 | بوالديه | و ل دVLD̃ | bivālideyhi | ana babasına | to his parents |
| 4 | إحسانا | ح س نḪSN | iHsānen | iyilik etmesini | kindness. |
| 5 | حملته | ح م لḪML | Hamelethu | onu taşıdı | Carried him |
| 6 | أمه | ا م مEMM | ummuhu | anası | his mother |
| 7 | كرها | ك ر هKRH | kurhen | zahmetle | (with) hardship |
| 8 | ووضعته | و ض عVŽA | ve veDeǎthu | ve doğurdu onu | and gave birth to him |
| 9 | كرها | ك ر هKRH | kurhen | zahmetle | (with) hardship. |
| 10 | وحمله | ح م لḪML | ve Hamluhu | taşınması ise | And (the) bearing of him |
| 11 | وفصاله | ف ص لFṦL | ve fiSāluhu | ve sütten kesilmesi | and (the) weaning of him |
| 12 | ثلاثون | ث ل ثS̃LS̃ | ṧelāṧūne | otuz | (is) thirty |
| 13 | شهرا | ش ه رŞHR | şehran | aydır | month(s) |
| 14 | حتى | — | Hattā | nihayet | until, |
| 15 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 16 | بلغ | ب ل غBLĞ | beleğa | erdiği | he reaches |
| 17 | أشده | ش د دŞD̃D̃ | eşuddehu | güçlü çağına | his maturity |
| 18 | وبلغ | ب ل غBLĞ | ve beleğa | ve varınca | and reaches |
| 19 | أربعين | ر ب عRBA | erbeǐyne | kırk | forty |
| 20 | سنة | س ن وSNV | seneten | yaşına | year(s), |
| 21 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | he says, |
| 22 | رب | ر ب بRBB | rabbi | Rabbim | """My Lord," |
| 23 | أوزعني | و ز عVZA | evziǎ'nī | beni sevk eyle | grant me (the) power |
| 24 | أن | — | en | that | |
| 25 | أشكر | ش ك رŞKR | eşkura | şükretmeğe | I may be grateful |
| 26 | نعمتك | ن ع مNAM | niǎ'meteke | ni'metine | (for) Your favor |
| 27 | التي | — | lletī | which | |
| 28 | أنعمت | ن ع مNAM | en'ǎmte | verdiğin | You have bestowed |
| 29 | علي | — | ǎleyye | bana | upon me |
| 30 | وعلى | — | ve ǎlā | ve | and upon |
| 31 | والدي | و ل دVLD̃ | velideyye | anama babama | my parents |
| 32 | وأن | — | ve en | ve | and that |
| 33 | أعمل | ع م لAML | eǎ'mele | yapmağa | I do |
| 34 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | yararlı işler | righteous (deeds) |
| 35 | ترضاه | ر ض وRŽV | terDāhu | razı olacağın | which please You, |
| 36 | وأصلح | ص ل حṦLḪ | ve eSliH | ve salahı devam ettir | and make righteous |
| 37 | لي | — | lī | benim için | for me |
| 38 | في | — | fī | içinde | among |
| 39 | ذريتي | ذ ر رZ̃RR | ƶurrīyetī | zürriyetim | my offspring, |
| 40 | إني | — | innī | şüphesiz ben | indeed, |
| 41 | تبت | ت و بTVB | tubtu | yüz tuttum | I turn |
| 42 | إليك | — | ileyke | sana | to You |
| 43 | وإني | — | ve innī | ve elbette ben | and indeed, I am |
| 44 | من | — | mine | of | |
| 45 | المسلمين | س ل مSLM | l-muslimīne | teslim olanlardanım | "those who submit.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ووصينا الانسن بولديه احسنا حملته امه كرها ووضعته كرها وحمله وفصله ثلثون شهرا حتى اذا بلغ اشده وبلغ اربعين سنة قال رب اوزعنى ان اشكر نعمتك التى انعمت على وعلى ولدى وان اعمل صلحا ترضىه واصلح لى فى ذريتى انى تبت اليك وانى من المسلمين
Arapça (Harekeli)
وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ إِحْسَانًا حَمَلَتْهُ أُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلَاثُونَ شَهْرًا حَتَّى إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَصْلِحْ لِي فِي ذُرِّيَّتِي إِنِّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّي مِنَ الْمُسْلِمِينَ
Transliterasyon
Ve vassaynel insâne bi vâlideyhi ihsânâ(ihsânen), hamelethu ummuhu kurhen ve vadaathu kurhâ(kurhan), ve hamluhu ve fisâluhu selâsûne şehrâ(şehren), hattâ izâ belega eşuddehu ve belega erbaîne seneten kâle rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele sâlihan terdâhu ve aslıh lî fî zurriyyetî, innî tubtu ileyke ve innî minel muslimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wawa<span class="u">ss</span>ayn<span class="u">a</span> al-ins<span class="u">a</span>nabiw<span class="u">a</span>lidayhi i<span class="u">h</span>s<span class="u">a</span>nan <span class="u">h</span>amalat-hu ommuhukurhan wawa<span class="u">d</span>aAAat-hu kurhan wa<span class="u">h</span>amluhu wafi<span class="u">sa</span>luhuthal<span class="u">a</span>thoona shahran <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span>balagha ashuddahu wabalagha arbaAAeena sanatan q<span class="u">a</span>la rabbiawziAAnee an ashkura niAAmataka allatee anAAamta AAalayya waAAal<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>lidayya waan aAAmala <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>an tar<span class="u">da</span>huwaa<span class="u">s</span>li<span class="u">h</span> lee fee <span class="u">th</span>urriyyatee innee tubtuilayka wa-innee mina almuslimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, insana, anasına babasına iyilik etmesini emrettik; anası, onu zahmetle taşımıştır ve zahmetle doğurmuştur ve gebelik müddetiyle sütten kesilme müddeti, otuz ayı tutar; sonunda ergenlik çağına gelmiştir ve kırk yaşına ermiştir de demiştir ki: Rabbim, bana da, anama babama da verdiğin nîmetine karşı şükretmeyi nasîp ve müyesser et bana ve soyumdan gelenleri de doğru ve düzgün kişiler yap da hoşnut ol benden; şüphe yok ki tövbe ettim sana ve şüphe yok ki teslîm olanlardanım, emrine uyanlardanım ben.
Ali Bulaç
Biz insana, 'anne ve babasına' iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi, otuz aydır. Nihayet güçlü (erginlik) çağına erip kırk yıl (yaşın)a ulaşınca, dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve Senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben Müslümanlardanım."
Bayraktar Bayraklı
Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu sıkıntı çekerek karnında taşımış ve sıkıntı çekerek doğurmuştur. Onu taşıması ve sütten kesmesi otuz ay sürmektedir. İnsan erişkinlik çağına gelip, kırk yaşına ulaşınca şöyle dedi: “Ey Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi ameller yapmamı bana nasip et! Benim soyumdan iyi insanlar yetiştir. Ben sana yöneldim ve ben sana teslim olanlardanım.”
Diyanet İşleri
Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.*
Edip Yüksel
Biz insana, ana ve babasına iyilik etmesini öğütledik. Anası onu zahmetle taşır, zahmetle doğurur. Ana karnında taşınması ile sütten kesilmesi otuz ay sürer. Nihayet olgunluk çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim, bana, anama ve babama verdiğin nimete şükretmeye ve razı olacağın yararlı işler yapmeaya beni yönelt. Benim soyumu islah et. Ben tövbe edip, sana teslim olanlardanım" demelidir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz insana ana ve babasına iyilik yapmayı tavsiye ettik. Anası onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun ana karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır. Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp, kırk yaşına geldiğinde der ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın salih amel işlememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimseler kıl. Doğrusu ben tevbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten müslümanlardanım."
Erhan Aktaş
Biz insana, anne ve babasına çok iyi davranmasını öğütledik. Annesi onu güçlükle taşıdı* ve onu güçlükle bıraktı.* Onun taşınması ve ayrılması* otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaştığı ve kırk yaşını* tamamladığında: “Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere karşı, şükretmede ve Sen’in hoşnut olacağın iyi ve doğru işleri yapmada beni başarılı yap. Ve soyuma da düzgün ve düzeltici olmayı nasip et. Kuşkusuz ben, Sana yöneldim. Ve kuşkusuz ben, Sana teslim olanlardanım.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz insana, ana ve babasına iyileştirmeyi-güzelleştirmeyi yükümlülük olarak ulaştırdık. Anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle bıraktı/ doğurdu. Ve onun taşınması ve ayrılması otuz aydır. Sonunda insan, olgunluk çağına ulaştığı ve kırk seneye geldiğinde: “Rabbim! Bana ve anama-babama ihsan ettiğin nimetlerine karşılık ödememi ve Senin hoşnut olacağın sâlihi işlememi sağla. Benim için soyumun içinde düzeltmeler yap/ sâlih kimseler ver. Şüphesiz ben Sana yöneldim. Ve ben şüphesiz müslümanlardanım” dedi.
Muhammed Esed
İMDİ, insana emrettiğimiz (fiillerin en güzellerinden biri,) anne-babasına karşı iyi davranmasıdır. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu; annesinin onu taşıması, onun anneye bağımlılığı otuz ayı buldu. Nihayet tam olgunluğa erişip kırk yaşına vardığında o, (dürüst ve erdemli biri olarak), "Ey Rabbim!" diye yakarır, "Bana ve anne-babama lütfettiğin nimetler için ebediyyen şükretmemi ve Senin kabulüne mazhar olacak (şekilde) doğru ve yararlı şeyler yapmamı nasip et; benim soyuma (da) iyilik bağışla. Gerçek şu ki pişmanlık içinde Sana döndüm: elbette ben Sana teslim olanlardanım!"
Mustafa İslamoğlu
Biz insana anne babasına karşı iyi davranması talimatını ilettik: annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz ayı buldu. Nihayet tam olgunluğa erişip kırk yaşına ulaştığında "Rabbim!" der, "Bana ve ana babama sevk ettiğin nimetler için şükretmemi ve rızanı kazanacak iyi ve yararlı işler yapmamı nasip eyle; ve bana bağışladığın neslimi de iyilikte daim eyle: işte ben yüzümü Sana döndüm ve artık ben sana teslim olanlardan biriyim!"
Suat Yıldırım
Biz insana, anne ve babasına güzel muamele etmesini emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımış ve nice güçlüklerle doğurmuştur. Çocuğun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürer. Nihayet insan, gücünü kuvvetini bulup daha sonra kırk yaşına girince“Ya Rabbî! ” der. “Gerek bana, gerek anneme babama lütfettiğin nimetlerine şükür yoluna beni sevk et. Senin razı olacağın makbul ve güzel iş yapmaya beni yönelt ve bana salih, dine bağlı, makbul nesil nasib eyle! Rabbim! Senin kapına döndüm, ben sana teslim olanlardanım. ” [17, 23; 31, 14]
Süleyman Ateş
Biz insana, ana babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. (Ana karnında) Taşınması ile sütten kesilmesi otuz ay sürdü. Nihayet (insan) güçlü çağına erip kırk yaşına varınca: "Ya Rabbi dedi, beni, bana ve anama, babama verdiğin ni'mete şükretmeğe, razı olacağın yararlı işler yapmağa sevk eyle. Benim için zürriyetim içinde de salahı devam ettir (benden gelecek olanları da iyi insanlar yap). Ben sana yüz tuttum ve ben (sana) teslim olanlardanım.
Şaban Piriş
İnsana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlük içinde taşımış ve güçlükle doğurmuştur. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Ta ki bulûğ çağına ulaştığı ve kırk yaşına eriştiği zaman:-Rabbim, bana, ana babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın doğru işleri yapmamı bana ilham et. Benim için soyumu da ıslah et. Ben, sana tevbe ettim ve ben sana teslim olanlardanım, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz insana, anne-babasına çok iyi davranmasını önerdik. Annesi onu zahmetle taşıdı, zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet, yiğitlik çağına gelip kırk yıla erdiğinde şöyle der: "Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt. Soyum içinde, benim için iyilik ve barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben."
Edip-Layth-Martha
We instructed the human being to honor his parents. His mother bore him with hardship, gave birth to him in hardship, and his weaning lasts thirty months. Until he has attained his maturity, and reaches forty years, he says: "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do righteousness that pleases You. Let my progeny be righteous. I have repented to You; I am of those who have peacefully surrendered."*
Muhammad Asad
NOW [among the best of the deeds which] We have enjoined upon man is goodness towards his parents.* In pain did his mother bear him, and in pain did she give him birth; and her bearing him and his utter dependence on her took thirty months.* and so, when he attains to full maturity and reaches forty years,* he [that is righteous] prays: O my Sustainer! Inspire me so that I may forever be grateful for those blessings of Thine with which Thou hast graced me and my parents, and that I may do what is right [in a manner] that will meet with Thy goodly acceptance; and grant me righteousness in my offspring [as well]. Verily, unto Thee have I turned in repentance:* for, verily, I am of those who have surrendered themselves unto Thee!"
Rashad Khalifa
We enjoined the human being to honor his parents. His mother bore him arduously, gave birth to him arduously, and took intimate care of him for thirty months. When he reaches maturity, and reaches the age of forty, he should say, "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do the righteous works that please You. Let my children be righteous as well. I have repented to You; I am a submitter."*,
The Monotheist Group
And We enjoined man to do good to his parents. His mother bore him with hardship, gave birth to him in hardship, and his bearing and weaning lasts thirty months. So that, when he has reached his independence, and he has reached forty years, he says: "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do good work that pleases You. And let my progeny be righteous. I have repented to You; I am of those who have submitted."