Ahkaf Sûresi35. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فاصبر | ص ب رṦBR | feSbir | o halde sabret | So be patient, |
| 2 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 3 | صبر | ص ب رṦBR | Sabera | sabrettikleri | had patience |
| 4 | أولو | ا و لEVL | ūlū | sahibi | those of determination |
| 5 | العزم | ع ز مAZM | l-ǎzmi | azim (ve irade) | those of determination |
| 6 | من | — | mine | of | |
| 7 | الرسل | ر س لRSL | r-rusuli | elçilerin | the Messengers, |
| 8 | ولا | — | ve lā | ve asla | and (do) not |
| 9 | تستعجل | ع ج لACL | testeǎ'cil | acele etme | seek to hasten |
| 10 | لهم | — | lehum | onlar için | for them. |
| 11 | كأنهم | — | keennehum | onlar gibi olurlar | As if they had, |
| 12 | يوم | ي و مYVM | yevme | gün | (the) Day |
| 13 | يرون | ر ا يREY | yeravne | gördükleri | they see |
| 14 | ما | — | mā | şeyi (azabı) | what |
| 15 | يوعدون | و ع دVAD̃ | yūǎdūne | tehdit edildikleri | they were promised, |
| 16 | لم | — | lem | not | |
| 17 | يلبثوا | ل ب ثLBS̃ | yelbeṧū | (sanki) yaşamamışlar | remained |
| 18 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 19 | ساعة | س و عSVA | sāǎten | bir sa'at | an hour |
| 20 | من | — | min | -den | of |
| 21 | نهار | ن ه رNHR | nehārin | gündüz- | a day. |
| 22 | بلاغ | ب ل غBLĞ | belāğun | (bu) bir duyurudur | A notification. |
| 23 | فهل | — | fehel | But will | |
| 24 | يهلك | ه ل كHLK | yuhleku | helak mı edilecektir? | (any) be destroyed |
| 25 | إلا | — | illā | başkası | except |
| 26 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavmu | topluluktan | the people - |
| 27 | الفاسقون | ف س قFSG | l-fāsiḳūne | yoldan çıkmış | the defiantly disobedient? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاصبر كما صبر اولوا العزم من الرسل ولا تستعجل لهم كانهم يوم يرون ما يوعدون لم يلبثوا الا ساعة من نهار بلغ فهل يهلك الا القوم الفسقون
Arapça (Harekeli)
فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِل لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَ لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا سَاعَةً مِّن نَّهَارٍ بَلَاغٌ فَهَلْ يُهْلَكُ إِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ
Transliterasyon
Fasbir kemâ sabere ulûl azmi miner rusuli ve lâ testa’cil lehum, ke ennehum yevme yerevne mâ yûadûne lem yelbesû illâ sâaten min nehâr(nehârin), belâg(belâgun), fe hel yuhleku illel kavmul fâsikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span><span class="u">s</span>bir kam<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>abaraoloo alAAazmi mina a<span class="b">l</span>rrusuli wal<span class="u">a</span> tastaAAjil lahumkaannahum yawma yarawna m<span class="u">a</span> yooAAadoona lam yalbathoo ill<span class="u">a</span>s<span class="u">a</span>AAatan min nah<span class="u">a</span>rin bal<span class="u">a</span>ghun fahal yuhlakuill<span class="u">a</span> alqawmu alf<span class="u">a</span>siqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık, peygamberlerden azim ve irâde sâhipleri nasıl sabrettilerse sen de sabret ve azâba uğramaları için acele etme. Onlara vaadedilen azâbı gördükleri gün sanırlar ki dünyâda bir günün bir ânı kadar kalmışlar; bu, bir tebliğdir, buyruktan çıkan topluluktan başkası helâk mı olur?
Ali Bulaç
Artık sen sabret; Resullerden azim sahiplerinin sabrettikleri gibi, Onlar için de acele etme. Onlar, tehdit edildikleri şeyi (azabı) gördükleri gün, sanki gündüzün yalnızca bir saati kadar yaşamış(olacak)lardır. (Bu,) Bir tebliğdir. Artık fasık olan bir kavimden başkası yıkıma uğratılır mı?
Bayraktar Bayraklı
Artık güç ve kuvvet sahibi peygamberlerin sabrettiği gibi sen de sabret! Onlara azabın çabuk gelmesini isteme. Onlar uyarıldıkları azabı gördükleri zaman, sanki günün bir saati kadar beklemiş gibi olacaklardır. Bu bir tebliğdir. Yoldan çıkan topluluklardan başkası helâk olmayacaktır.
Diyanet İşleri
O halde (Resulum), peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret. Onlar hakkında acele etme, onlar vadedildikleri azabı gördükleri gün sanki dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu, bir tebliğdir. Yoldan çıkmış topluluklardan başkası helak edilir mi hiç!*
Edip Yüksel
Karar ve azim sahibi elçiler nasıl sabrettiyse sen de sabret ve onlar için acele etme. Onlar, kendilerine söz verileni gördüklerinde, (sanki dünyada) gündüzün bir anı kadar kalmışlardır. Bu bir bildiridir: Yoldan çıkmış topluluklardan başkası mı yok edilir?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için (azab hususunda) acele etme. Sanki onlar kendilerine vaad edilen azabı gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu bir tebliğdir. Hiç yoldan çıkan fasıklar topluluğundan başkası helak edilir mi?
Erhan Aktaş
O halde rasullerden kararlılık sahibi olanların sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için aceleci olma. Onlar, kendilerine uyarısı yapılan şeyi gördükleri zaman, dünyada sanki gündüzün bir saati kadar kalmış gibi olurlar.* Bu, bir bildirimdir. Artık doğru yoldan sapmış halktan başkası yok edilmez.
Hakkı Yılmaz
Artık elçilerden azim sahiplerinin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için aceleci olma. Sanki onlar kendilerine vaat edilen şeyi gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kalmış gibidirler. Bu, bir tebliğdir. Artık hak yoldan çıkanlar topluluğundan başkası değişime/yıkıma uğratılır mı?
Muhammed Esed
ÖYLEYSE (ey inananlar,) kalpleri azim ve kararlılıkla doldurulmuş olan bütün Peygamberler gibi sıkıntılara karşı sabırlı olun ve onlara sabırla katlanın. Ve (hakikati inkar edip duran) bu kişilerin hemen azaba çarptırılmalarını istemeyin: kendilerine vaad edilen şeyin (gerçekleştiğini) gördükleri o Gün, (yeryüzünde) kaldıkları süre, onlara (dünyevî ölçülerle) ancak bir günün bir saati kadar (kısa görünecek.) Mesaj(ımız işte budur.) Öyleyse hiç sapkın bir halktan başkası yok edilir mi?
Mustafa İslamoğlu
Bundan böyle (ey muhatap), elçilerden kararlılık ve direnç sahibi olanların yaptığı gibi sen de dirençle göğüs ger! Acele ile onların işinin bitirilmesini isteme! (Nasıl olsa) onlar vaad edilen o günü görünce, kendilerini gündüzün tek bir saati dışında sanki dünyada hiç yaşamamış (sayacaklar). Duyurumuz işte budur: Şu halde, hiç sorumsuzca davranan bir toplumdan başkası helak edilir mi?
Suat Yıldırım
O halde ey Resulüm! O üstün azim sahipleri olan peygamberler nasıl sabrettilerse, sen de öyle sabret. Onlar hakkında azap gelmesi için acele etme! Onlar, tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, dünyada gündüzün, sadece bir saatinden daha fazla kalmadıklarını düşüneceklerdir. Bu bir duyurudur. Sözün kısası: “Allah'ın yolundan çıkmış güruhtan başkası helâk edilmez. ” [55, 46-47; 18, 107; 79, 46; 10, 45; 73, 11; 86, 17]
Süleyman Ateş
O halde sen de, azim (ve irade) sahibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret. O (nankör)ler için acele etme. Onlar, tehdidedildikleri azabı gördükleri gün, sanki gündüzün sadece bir sa'ati kadar yaşamış gibi olurlar. (Bu) Bir duyurudur. Yoldan çıkmış topluluktan başkası mı helak edilecektir?
Şaban Piriş
O halde, sen de azim sahibi peygamberlerin sabrettiği gibi sabret! Onlar için acele etme! Onlar kendilerine vaat edileni gördükleri gün gündüzün bir saatinden fazla yaşamamış gibidirler. Bu bir tebliğdir. Fasık toplumdan başkası helak edilir mi?
Yaşar Nuri Öztürk
Artık, resullerin azim sahibi olanlarının sabrettiği gibi sabret. O inkarcılar için acele etme. Tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, gündüzün sadece bir saati kadar yaşamış gibi olurlar. Bir duyurudur bu. Fasıklar topluluğundan başka kim helak edilir!
Edip-Layth-Martha
Therefore, be patient like the messengers of strong-will did before you and do not be in haste regarding them. On the day they will see what they have been promised; it will be as if they had not remained except for one moment of a single day. A proclamation: "Are any destroyed except for the wicked people?"
Muhammad Asad
REMAIN, then, [O believer,] patient in adversity, just as all of the apostles, endowed with firmness of heart, bore themselves with patience. And do not ask for a speedy doom of those [who still deny the truth]: on the Day when they see [the fulfillment of] what they were promised,* [it will seem to them] as though they had dwelt [on earth] no longer than one hour of [an earthly] day!* [This is Our] message. Will, then, any be [really] destroyed save iniquitous folk?"*
Rashad Khalifa
Therefore, be patient like the messengers before you who possessed strength and resorted to patience. Do not be in a hurry to see the retribution that will inevitably come to them. The day they see it, it will seem as if they lasted one hour of the day. This is a proclamation: Is it not the wicked who are consistently annihilated?*,
The Monotheist Group
Therefore, be patient like the messengers of strong-will did before you and do not be in haste regarding them. On the Day they will see what they have been promised, it will be as if they had not remained except for one hour of a single day. A proclamation: "Are any destroyed except for the wicked people?"