Muhammed Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فهل | — | fehel | -mı? | Then do |
| 2 | ينظرون | ن ظ رNƵR | yenZurūne | bekliyorlar- | they wait |
| 3 | إلا | — | illā | yalnızca | but |
| 4 | الساعة | س و عSVA | s-sāǎte | sa'atin | (for) the Hour |
| 5 | أن | — | en | that | |
| 6 | تأتيهم | ا ت يETY | te'tiyehum | kendilerine gelmesini | it should come to them |
| 7 | بغتة | ب غ تBĞT | beğteten | ansızın | suddenly? |
| 8 | فقد | — | feḳad | işte | But indeed, |
| 9 | جاء | ج ي اCYE | cā'e | geldi | have come |
| 10 | أشراطها | ش ر طŞRŦ | eşrāTuhā | onun belirtileri | its indications. |
| 11 | فأنى | ا ن يENY | feennā | neden mümkün olsun? | Then how |
| 12 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 13 | إذا | — | iƶā | sonra | when |
| 14 | جاءتهم | ج ي اCYE | cā'ethum | kendilerine geldikten | has come to them |
| 15 | ذكراهم | ذ ك رZ̃KR | ƶikrāhum | öğüt almaları | their reminder. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فهل ينظرون الا الساعة ان تاتيهم بغتة فقد جاء اشراطها فانى لهم اذا جاءتهم ذكرىهم
Arapça (Harekeli)
فَهَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا السَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً فَقَدْ جَاءَ أَشْرَاطُهَا فَأَنَّى لَهُمْ إِذَا جَاءَتْهُمْ ذِكْرَاهُمْ
Transliterasyon
Fe hel yenzurûne illes sâate en te’tiyehum bagteh(bagteten), fe kad câe eşrâtuhâ, fe ennâ lehum izâ câethum zikrâhum.
Transliteration (Eng.)
Fahal yan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroona ill<span class="u">a</span>a<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>AAata an ta/tiyahum baghtatan faqad j<span class="u">a</span>aashr<span class="u">at</span>uh<span class="u">a</span> faann<span class="u">a</span> lahum i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>at-hum<span class="u">th</span>ikr<span class="u">a</span>hum
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, kıyâmetin gelmesinden, apansızın başlarına kopuvermesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Gerçekten de alâmetleri geldi; onlara gelip çatınca ibret almaları neye yarar?
Ali Bulaç
Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp-düşünmeleri onlara neyi sağlar?
Bayraktar Bayraklı
Onlar kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Şüphesiz onun geleceği şimdiden haber verilmiştir. Kıyamet koptuğunda, geçmiş günahlarını hatırlamalarının onlara ne faydası olacaktır?
Diyanet İşleri
Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!*
Edip Yüksel
O anın kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Kuşkusuz onun alametleri gelmiş bulunuyor. Onlara gelip çatınca kendilerine gelen mesajın ne yararı olur?*
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?
Erhan Aktaş
İlle de o Sa’at’in* ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir.* O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?
Hakkı Yılmaz
Artık onlar, kıyâmetin kopuş anının kendilerine ansızın gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte, şüphesiz o kıyâmetin alâmetleri gelmiştir. Artık o, kendilerine geldiği zaman, kendilerinin öğüt alması, onlar için ne ifade eder ki!
Muhammed Esed
Öyleyse onlar, (kalpleri mühürlenmiş olanlar,) Son Saati mi bekliyorlar, onun ansızın gelmesini mi? Şüphesiz o(nun geleceği) şimdiden haber verilmiştir! O bir kez başlarına geldikten sonra, (geçmiş günahlarını) hatırlamalarının onlara ne faydası olacak?
Mustafa İslamoğlu
Şimdi onlar, Son Saat'in ansızın gelip kendilerini bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Doğrusu, işte onun tüm alametleri gelmiş bulunuyor: Hal böyleyken, o geldikten sonra (gerçeği) hatırlamak onlara nasıl bir yarar sağlar?
Suat Yıldırım
Yoksa onlar, kıyametin kendilerine ansızın gelmesini mi gözlüyorlar? Zaten alâmetleri geldi bile! Ama kıyamet gelip çattıktan sonra, ibret almaları neye yarar ki! [53, 56-57; 54, 1; 16, 1; 21, 1; 89, 23; 34, 52]*
Süleyman Ateş
(İnanmayanlar) İlle (helak edilecekleri) sa'atin ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları sa'at kendilerine geldikten sonra artık öğüt almaları nereden mümkün olsun?
Şaban Piriş
Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?
Yaşar Nuri Öztürk
Kıyametin ansızın tepelerine inmesinden başka neyi bekliyorlar? Onun belirtileri zaten gelmiştir. O onlara gelip çatınca, ibret almaları neye yarar?!
Edip-Layth-Martha
So are they waiting until the moment comes to them suddenly? For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message?*
Muhammad Asad
Are, then, they [whose hearts are sealed] wait­ing for the Last Hour - [waiting] that it come upon them of a sudden? But it has already been foretold!* And what will their remembrance [of their past sins] avail them, once it has come upon them?*
Rashad Khalifa
Are they waiting until the Hour comes to them suddenly? All the signs thereof have already come. Once the Hour comes to them, how will they benefit from their message?*,
The Monotheist Group
So are they waiting until the Hour comes to them suddenly? For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message?