Fetih Sûresi11. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (37 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | سيقول | ق و لGVL | seyeḳūlu | diyecekler ki | Will say |
| 2 | لك | — | leke | sana | to you |
| 3 | المخلفون | خ ل فḢLF | l-muḣallefūne | geri bırakılanlar | those who remained behind |
| 4 | من | — | mine | -dan | of |
| 5 | الأعراب | ع ر بARB | l-eǎ'rābi | Araplar- | the Bedouins, |
| 6 | شغلتنا | ش غ لŞĞL | şeğaletnā | bizi alıkoydu | """Kept us busy" |
| 7 | أموالنا | م و لMVL | emvālunā | mallarımız | our properties |
| 8 | وأهلونا | ا ه لEHL | ve ehlūnā | ve çocuklarımız | and our families, |
| 9 | فاستغفر | غ ف رĞFR | festeğfir | mağfiret dile | so ask forgiveness |
| 10 | لنا | — | lenā | bizim için | "for us.""" |
| 11 | يقولون | ق و لGVL | yeḳūlūne | onlar söylüyorlar | They say |
| 12 | بألسنتهم | ل س نLSN | bielsinetihim | dilleriyle | with their tongues |
| 13 | ما | — | mā | bir şeyi | what |
| 14 | ليس | ل ي سLYS | leyse | olmayan | is not |
| 15 | في | — | fī | in | |
| 16 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbihim | kalblerinde | their hearts. |
| 17 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 18 | فمن | — | femen | kim? | """Then who" |
| 19 | يملك | م ل كMLK | yemliku | engel olabilir | has power |
| 20 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 21 | من | — | mine | karşı | against |
| 22 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 23 | شيئا | ش ي اŞYE | şey'en | herhangi bir şeyle | (in) anything, |
| 24 | إن | — | in | eğer | if |
| 25 | أراد | ر و دRVD̃ | erāde | istese | He intends |
| 26 | بكم | — | bikum | size | for you |
| 27 | ضرا | ض ر رŽRR | Derran | bir zarar vermek | harm |
| 28 | أو | — | ev | yahut | or |
| 29 | أراد | ر و دRVD̃ | erāde | istese | He intends |
| 30 | بكم | — | bikum | size | for you |
| 31 | نفعا | ن ف عNFA | nef'ǎn | bir yarar vermek | a benefit? |
| 32 | بل | — | bel | hayır | Nay, |
| 33 | كان | ك و نKVN | kāne | is | |
| 34 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 35 | بما | — | bimā | olduklarınızı | of what |
| 36 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yapıyor(lar) | you do |
| 37 | خبيرا | خ ب رḢBR | ḣabīran | haber almaktadır | All-Aware. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
سيقول لك المخلفون من الاعراب شغلتنا امولنا واهلونا فاستغفر لنا يقولون بالسنتهم ما ليس فى قلوبهم قل فمن يملك لكم من الله شيا ان اراد بكم ضرا او اراد بكم نفعا بل كان الله بما تعملون خبيرا
Arapça (Harekeli)
سَيَقُولُ لَكَ الْمُخَلَّفُونَ مِنَ الْأَعْرَابِ شَغَلَتْنَا أَمْوَالُنَا وَأَهْلُونَا فَاسْتَغْفِرْ لَنَا يَقُولُونَ بِأَلْسِنَتِهِم مَّا لَيْسَ فِي قُلُوبِهِمْ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ اللَّهِ شَيْئًا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًا بَلْ كَانَ اللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا
Transliterasyon
Se yekûlu lekel muhallefûne minel a’râbi şegaletnâ emvâlunâ ve ehlûnâ festagfir lenâ, yekûlûne bi elsinetihim mâ leyse fî kulûbihim, kul fe men yemliku lekum minallâhi şey’en in erâde bikum darren ev erâde bikum nef’â(nef’en), bel kânallâhu bi mâ ta’melûne habîrâ(habîren).
Transliteration (Eng.)
Sayaqoolu laka almukhallafoona mina al-aAAr<span class="u">a</span>bishaghalatn<span class="u">a</span> amw<span class="u">a</span>lun<span class="u">a</span> waahloon<span class="u">a</span> fa<span class="b">i</span>staghfirlan<span class="u">a</span> yaqooloona bi-alsinatihim m<span class="u">a</span> laysa feequloobihim qul faman yamliku lakum mina All<span class="u">a</span>hi shay-an inar<span class="u">a</span>da bikum <span class="u">d</span>arran aw ar<span class="u">a</span>da bikum nafAAanbal k<span class="u">a</span>na All<span class="u">a</span>hu bim<span class="u">a</span> taAAmaloona khabeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bedevilerden geri kalanlar, diyecekler ki sana: Bizi mallarımız ve çoluğumuz çocuğumuz oyaladı, artık sen, yarlıganma dile bize; gönüllerinde olmayanı dilleriyle söylerler; de ki: Gerçekten de size bir zarar eriştirmek isterse, yahut bir fayda vermek dilerse Allah'tan, herhangi bir sûretle ona âit birşeyi kim giderebilir? Hayır; Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Bulaç
Bedevilerden geride bırakılanlar, sana diyecekler ki: "Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Şimdi Allah, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah'a karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber alandır."
Bayraktar Bayraklı
Bedevîlerden savaştan geri kalanlar sana, “Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Bizim için af dile” diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: “Allah size bir zarar vermeyi dilerse, yahut bir fayda murat ederse, onun sizin için dilediğine kim engel olabilir? Doğrusu şu ki, Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır.”
Diyanet İşleri
Bedevilerden geri kalmış olanlar, sana diyecekler ki: "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Kaldı ki, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.*
Edip Yüksel
Araplardan geride kalanlar, "Paralarımız ve çoluk çocuğumuz bizi alıkoydu, bizim için bağışlanma dile" diyeceklerdir. Onlar gönüllerinde olmayanı, dilleriyle söylerler. De ki: "Sizin için bir zarar veya yarar dilerse ALLAH'ın bu dileğine kim engel olabilir?" Oysa ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
yakında a'râbilerden geri kalmış olanlar sana diyecekler ki, "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Hayır! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Erhan Aktaş
Araplardan* geri bırakılanlar*, sana: “Mallarımız ve ailemiz bizim seninle gelmemize engel oldu. Haydi, Allah’tan bağışlanmamızı dile.” diyecekler. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: “Eğer Allah, size bir zarar veya yarar dilerse, buna kim engel olabilir?” Bilakis, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.*
Hakkı Yılmaz
Bedevi Araplardan geri bırakılmış; sizinle gelmemiş olanlar, sana yakında, “Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti/alıkoydu. Hadi Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile” diyeceklerdir. Onlar, kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: “Allah, size bir zarar dilediyse veya bir yarar dilediyse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Tam tersi Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
Muhammed Esed
Geride kalan bedevîler sana: "Mallarımız ve ailelerimiz(e bakma mecburiyeti) bizi (gelmekten) alıkoydu: öyleyse (ey Muhammed,) Allah'tan bizim için mağfiret dile!" diyecekler. (Böylece) onlar kalplerinde olmayan bir şeyi dile getiriyorlar. De ki: "Allah size bir zarar vermek veya yarar sağlamak isterse, kim Allah'ın istediği bir şeyi geri çevirebilir? Hayır, (kimse çeviremez,) ama Allah yaptıklarınızdan tamamiyle haberdardır!
Mustafa İslamoğlu
Geride kalan bedeviler, "Mallarımız ve çocuklarımız bizi (sana katılmaktan) alıkoydu; artık Allah'tan bizim için af dile!" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayan şeyi dile getiriyorlar. De ki: "Peki, şayet Allah size bir zarar vermeyi veya bir yarar sağlamayı dilemiş olsa, O'nun sizin için takdir ettiği şeye kim engel olabilir? Elbette hiç kimse! Ki zaten Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.
Suat Yıldırım
(Hudeybiye seferine katılmayıp) kaçak durumda geri kalan bedevîler sana gelip: “Bizi mallarımız ve ailelerimiz oyaladı da ondan katılamadık. Ne olur bizim için Allah'tan af dile! ” derler. Onlar aslında, dilleriyle, kalplerinde olmayan şeyler söylerler. De ki: Şimdi hakkınızda Allah bir zarar veya fayda vermek isterse, kim O'na karşı koyup engelleyebilir? Hayır! İş sizin iddia ettiğiniz gibi değil. Allah her şeyden haberdar olduğu gibi sizin gazaya katılamayışınızın gerçek sebebinden de haberdardır.*
Süleyman Ateş
Göçebe Araplardan geri bırakılanlar, sana diyecekler ki: "Mallarımız ve çocuklarımız bizi, (seninle beraber gelmekten) alıkoydu. Bizim için mağfiret dile." Onlar, dilleriyle kalblerinde olmayan bir şeyi söylüyorlar. De ki: "Allah size bir zarar vermek istemiş, yahut size bir yarar vermek istemiş olsa Allah'ın, sizin için dilediğine kim engel olabilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber almaktadır."
Şaban Piriş
Geride kalan bedeviler, sana:-Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile diyeceklerdir. Kalblerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: Eğer Allah, size bir zarar veya fayda vermek isterse kim sizin için bir şeye sahip olabilir? Oysa hayır, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bedevilerden, geri bırakılmış olanlar sana şöyle diyecekler: "Bizleri, mallarımız ve ailelerimiz oyaladı. O halde bizim için Allah'tan af dile." Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: "Allah size bir zarar dilerse, O'nun sizin için dilediğine kim engel olabilir?" Doğrusu şu ki, Allah sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
Edip-Layth-Martha
The Arabs who lagged behind will say to you: "We were preoccupied with our money and our family, so ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say, "Who then would possess any power for you against God if He wanted harm to afflict you or if He wanted benefit for you?" No, God is fully Aware of everything you do.
Muhammad Asad
Those of the bedouin who stayed behind will say unto thee:* [The need to take care of] our chat­tels and our families kept us busy: do then, [O Prophet,] ask God to forgive us!" [Thus,] they will utter with their tongues something that is not in their hearts.* Say: Who, then, has it in his power to avert from you aught that God may have willed,* whether it be His will to harm you or to confer a benefit on you? Nay, but God is fully aware of what you do!
Rashad Khalifa
The sedentary Arabs who stay behind will say, "We have been preoccupied with our money and our families, so ask forgiveness for us!" They utter with their tongues what is not in their hearts. Say, "Who can protect you from GOD, if He willed any adversity for you, or if He willed any blessing for you?" GOD is fully Cognizant of everything you do.,
The Monotheist Group
The Nomads who lagged behind will say to you: "We were preoccupied with our money and our family, so ask forgiveness for us." They say with their tongues what is not in their hearts. Say: "Who then would possess any power for you against God if He wanted harm to afflict you or if He wanted benefit for you?" No, God is fully Aware of everything you do.