Fetih Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | سيقول | ق و لGVL | seyeḳūlu | diyecekler | Will say |
| 2 | المخلفون | خ ل فḢLF | l-muḣallefūne | geri bırakılanlar | those who remained behind |
| 3 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 4 | انطلقتم | ط ل قŦLG | nTaleḳtum | gittiğiniz | you set forth |
| 5 | إلى | — | ilā | towards | |
| 6 | مغانم | غ ن مĞNM | meğānime | ganimetlere | (the) spoils of war |
| 7 | لتأخذوها | ا خ ذ EḢZ̃ | lite'ḣuƶūhā | onları almak için | to take it, |
| 8 | ذرونا | و ذ رVZ̃R | ƶerūnā | bizi bırakın | """Allow us" |
| 9 | نتبعكم | ت ب عTBA | nettebiǎ'kum | sizinle beraber gelelim | "(to) follow you.""" |
| 10 | يريدون | ر و دRVD̃ | yurīdūne | onlar istiyorlar | They wish |
| 11 | أن | — | en | to | |
| 12 | يبدلوا | ب د لBD̃L | yubeddilū | değiştirmek | change |
| 13 | كلام | ك ل مKLM | kelāme | sözünü | (the) Words |
| 14 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 15 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 16 | لن | — | len | asla | """Never" |
| 17 | تتبعونا | ت ب عTBA | tettebiǔnā | siz bizimle gelemezsiniz | will you follow us. |
| 18 | كذلكم | — | keƶālikum | böyle | Thus |
| 19 | قال | ق و لGVL | ḳāle | buyurdu | Allah said |
| 20 | الله | — | llahu | Allah | Allah said |
| 21 | من | — | min | "before.""" | |
| 22 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | önceden | "before.""" |
| 23 | فسيقولون | ق و لGVL | feseyeḳūlūne | onlar diyecekler | Then they will say, |
| 24 | بل | — | bel | hayır | """Nay," |
| 25 | تحسدوننا | ح س دḪSD̃ | teHsudūnenā | bizi çekemiyorsunuz | "you envy us.""" |
| 26 | بل | — | bel | hayır | Nay, |
| 27 | كانوا | ك و نKVN | kānū | onlar | they were |
| 28 | لا | — | lā | not | |
| 29 | يفقهون | ف ق هFGH | yefḳahūne | anlamazlar | understanding |
| 30 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 31 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | pek azı | a little. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
سيقول المخلفون اذا انطلقتم الى مغانم لتاخذوها ذرونا نتبعكم يريدون ان يبدلوا كلم الله قل لن تتبعونا كذلكم قال الله من قبل فسيقولون بل تحسدوننا بل كانوا لا يفقهون الا قليلا
Arapça (Harekeli)
سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ إِذَا انطَلَقْتُمْ إِلَى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللَّهِ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَلِكُمْ قَالَ اللَّهُ مِن قَبْلُ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَا بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ إِلَّا قَلِيلًا
Transliterasyon
Se yekûlul muhallefûne izentalaktum ilâ megânime li te’huzûhâ zerûnâ nettebi’kum, yurîdûne en yubeddilû kelâmallâh|i|, kul len tettebiûnâ kezâlikum kâlallâhu min kabl|u|, fe se yekûlûne bel tahsudûnenâ, bel kânû lâ yefkahûne illâ kalîlâ(kalîlen).
Transliteration (Eng.)
Sayaqoolu almukhallafoona i<span class="u">tha</span> in<span class="u">t</span>alaqtumil<span class="u">a</span> magh<span class="u">a</span>nima lita/khu<span class="u">th</span>ooh<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>aroon<span class="u">a</span>nattabiAAkum yureedoona an yubaddiloo kal<span class="u">a</span>ma All<span class="u">a</span>hiqul lan tattabiAAoon<span class="u">a</span> ka<span class="u">tha</span>likum q<span class="u">a</span>la All<span class="u">a</span>humin qablu fasayaqooloona bal ta<span class="u">h</span>sudoonan<span class="u">a</span> bal k<span class="u">a</span>nool<span class="u">a</span> yafqahoona ill<span class="u">a</span> qaleel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Geri kalanlar, siz ganîmetleri almaya giderken bizi de bırakın da derler, biz de size uyalım; onlar, Allah sözünü değiştirmek isterler, de ki: Siz, kesin olarak bize uyamazsınız, Allah da önceden böyle dedi; onlar, diyecekler ki: Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz, bize haset ediyorsunuz; hayır, onlar, anlayışları pek az bir topluluktur.
Ali Bulaç
(Savaştan) Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya gittiğiniz zaman diyeceklerdir ki: "Bizi bırakın da sizi izleyelim." Onlar, Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu." Bunun üzerine: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar pek az anlayan kimselerdir.
Bayraktar Bayraklı
Savaştan geri kalanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde, “Bırakınız, biz de sizinle beraber gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz asla bizimle beraber gelmeyeceksiniz. Allah sizin için önceden böyle buyurdu.” Onlar, “Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Aslında onlar, kafaları pek az çalışan kimselerdir.
Diyanet İşleri
Siz ganimetleri almak için gittiğinizde seferden geri kalanlar: Bırakın, biz de arkanıza düşelim, diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz asla bizim peşimize düşmeyeceksiniz! Allah daha önce sizin için böyle buyurmuştur." Onlar size: Hayır, bizi kıskanıyorsunuz, diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.*
Edip Yüksel
Savaştan geri kalmış olanlar, siz ganimetleri almak için gittiğinizde, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyecekler. Onlar ALLAH'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz bizi izlemeyeceksiniz. Bu ALLAH'ın önceden almış olduğu karardır." Bunun üzerine onlar, "Siz aslında bizi çekemiyorsunuz" diyeceklerdir. Doğrusu, onlar pek az söz anlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: "Bırakın biz de arkanıza düşelim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.
Erhan Aktaş
Geri bırakılanlar*, ganimetleri almak için gittiğinizde: “Müsaade edin sizinle gelelim.” diyecekler. Allah’ın sözünü* değiştirmek istiyorlar. De ki: “Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu.* ” O zaman da: “Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz.” diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerd ir.
Hakkı Yılmaz
Siz, ganimetleri almak için gittiğinizde o geri kalanlar: “Bırakın bizi de sizi izleyelim” diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz, asla bizimle gelemeyeceksiniz. Allah, daha önce böyle buyurmuştur.” Sonra onlar: “Tam tersi, siz, bizi kıskanıyorsunuz” diyeceklerdir. Tam tersi onlar, pek az şey dışında anlamazlar.
Muhammed Esed
Siz (ey müminler,) ganimet vaad eden bir savaşa katılmak için yola çıktığınız zaman (daha önce) geride kalmış olanlar: "Bırakın sizinle gelelim!" diyecekler; Allah'ın Sözünü değiştirmek iste(diklerini böylece gösterecek)ler. De ki: "Bizimle hiçbir zaman gelemeyeceksiniz: Allah daha önce (ganimetleri kimin kazanacağını) bildirmiştir". Bunun üzerine onlar: "Hayır, aslında bizi(m ganimetten alacağımız payı) kıskanıyorsunuz!" diye (kendilerinden emin bir şekilde) cevap verecekler. Hayır, (tersine) onlar hakikati çok az kavrayabilirler!
Mustafa İslamoğlu
Yakın gelecekte, ganimet vaad eden bir savaşa çıktığınızda, (şimdi) geride kalanlar, "Bırakın bizi de arkanızdan gelelim!" diyecekler; Allah'ın sözünü (böylece) değiştirmek isteyecekler. De ki: "(Bu kez) asla bizimle gelmeyeceksiniz; böyle olacak, (zira) Allah daha önce (ganimet hakkında) konuşmuştu." Bunun üzerine onlar "Asla, aksine siz bizi çekemiyorsunuz" diyecekler. Yoo, bilakis onlar kıt anlayışlı kimselerdir.
Suat Yıldırım
Gazaya katılmayanlar, siz ganimetleri almak için gittiğinizde: “İzin verin, biz de size tâbi olalım. ” derler. Böylece Allah'ın hükmünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle gelemezsiniz, zira Allah Teâlâ daha önce böyle buyurmuştur” Bu defa da: “Hayır! ” diyecekler, “siz bizi çekemiyorsunuz” Bilakis kendileri anlayışları kıt olan, çok az anlayan kimselerdir.*
Süleyman Ateş
O geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğiniz zaman: "Bizi bırakın, sizinle beraber gelelim," diyecekler. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, bizimle gelemezsiniz. Allah, önceden böyle buyurdu." Onlar: "Bizi çekemiyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar, pek az anlarlar.
Şaban Piriş
Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki:-Bizi bırakın da size uyalım. Allahın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki:-Asla bize uymayacaksınız. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu.-Hayır, siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır, onların çok azı dışında anlayamaz oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Geri bırakılanlar, ganimetleri almak üzere gittiğiniz zaman şöyle diyecekler: "İzin verin biz de size uyalım." Onlar Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "Bize asla uyamazsınız. Allah önceden de böyle buyurmuştu." Bu kez şöyle diyecekler: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." İşin doğrusu şu ki, onlar çok az anlıyorlar / onlar, az bir kısmı hariç, anlamıyorlar.
Edip-Layth-Martha
Those who lagged behind will say, when you venture out to collect the spoils: "Let us follow you!" They want to change God's words. Say, "You will not follow us; this is what God has decreed beforehand." They will then say, "No, you are envious of us." Alas, they rarely understood anything.
Muhammad Asad
As soon as you [O believers] are about to set forth on a war that promises booty,* those who stayed behind [aforetime] will surely say, Allow us to go with you" - [thus showing that] they would like to alter the Word of God.* Say: By no means shall you go with us: God has declared aforetime [to whom all spoils shall belong]."* Thereupon they will [surely] answer, Nay, but you begrudge us [our share of booty]!" Nay, they can grasp but so little of the truth!
Rashad Khalifa
The sedentary who stay behind will say, when you are expected to collect spoils of war, "Let us follow you to share in this!" They thus wish to alter GOD's words. Say, "You will not follow us. This is GOD's decision." They will then say, "You must be envious of us (for staying behind)." Indeed, they rarely understood anything.,
The Monotheist Group
Those who lagged behind will say, when you venture out to collect the spoils: "Let us follow you!" They want to change the words of God. Say: "You will not follow us; this is what God has decreed beforehand." They will then say: "No, you are envious of us." Alas, they rarely understood anything.