Fetih Sûresi16. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say |
| 2 | للمخلفين | خ ل فḢLF | lilmuḣallefīne | geride kalanlara | to those who remained behind |
| 3 | من | — | mine | dan | of |
| 4 | الأعراب | ع ر بARB | l-eǎ'rābi | Araplar- | the Bedouins, |
| 5 | ستدعون | د ع وD̃AV | setud'ǎvne | siz yakında da'vet edileceksiniz | """You will be called" |
| 6 | إلى | — | ilā | karşı | to |
| 7 | قوم | ق و مGVM | ḳavmin | bir kavme | a people, |
| 8 | أولي | ا و لEVL | ūlī | sahibi | possessors of military might |
| 9 | بأس | ب ا سBES | be'sin | güç | possessors of military might |
| 10 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdin | çok kuvvetli | "great;" |
| 11 | تقاتلونهم | ق ت لGTL | tuḳātilūnehum | onlarla savaşırsınız | you will fight them, |
| 12 | أو | — | ev | yahut | or |
| 13 | يسلمون | س ل مSLM | yuslimūne | (onlar) müslüman olurlar | they will submit. |
| 14 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 15 | تطيعوا | ط و عŦVA | tuTīǔ | ita'at ederseniz | you obey, |
| 16 | يؤتكم | ا ت يETY | yu'tikumu | size verir | Allah will give you |
| 17 | الله | — | llahu | Allah | Allah will give you |
| 18 | أجرا | ا ج رECR | ecran | bir mükafat | a reward |
| 19 | حسنا | ح س نḪSN | Hasenen | güzel | "good;" |
| 20 | وإن | — | vein | ve eğer | but if |
| 21 | تتولوا | و ل يVLY | tetevellev | dönerseniz | you turn away |
| 22 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 23 | توليتم | و ل يVLY | tevelleytum | döndüğünüz | you turned away |
| 24 | من | — | min | before, | |
| 25 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | önceden | before, |
| 26 | يعذبكم | ع ذ بAZ̃B | yuǎƶƶibkum | size azabeder | He will punish you |
| 27 | عذابا | ع ذ بAZ̃B | ǎƶāben | bir azapla | (with) a punishment |
| 28 | أليما | ا ل مELM | elīmen | acıklı | "painful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل للمخلفين من الاعراب ستدعون الى قوم اولى باس شديد تقتلونهم او يسلمون فان تطيعوا يوتكم الله اجرا حسنا وان تتولوا كما توليتم من قبل يعذبكم عذابا اليما
Arapça (Harekeli)
قُل لِّلْمُخَلَّفِينَ مِنَ الْأَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ إِلَى قَوْمٍ أُولِي بَأْسٍ شَدِيدٍ تُقَاتِلُونَهُمْ أَوْ يُسْلِمُونَ فَإِن تُطِيعُوا يُؤْتِكُمُ اللَّهُ أَجْرًا حَسَنًا وَإِن تَتَوَلَّوْا كَمَا تَوَلَّيْتُم مِّن قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Transliterasyon
Kul lil muhallefîne minel a’râbi setud’avne ilâ kavmin ulî be’sin şedîdin tukâtilûnehum ev yuslimûn|e|, fe in tutîû yû’tikumullâhu ecren hasenâ(hasenen), ve in tetevellev kemâ tevelleytum min kablu yuazzibkum azâben elîmâ(elîmen).
Transliteration (Eng.)
Qul lilmukhallafeena mina al-aAAr<span class="u">a</span>bisatudAAawna il<span class="u">a</span> qawmin olee ba/sin shadeedin tuq<span class="u">a</span>tiloonahumaw yuslimoona fa-in tu<span class="u">t</span>eeAAoo yu/tikumu All<span class="u">a</span>huajran <span class="u">h</span>asanan wa-in tatawallaw kam<span class="u">a</span> tawallaytum minqablu yuAAa<span class="u">thth</span>ibkum AAa<span class="u">tha</span>ban aleem<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bedevilerden, geride kalanlara de ki: Yakında çok savaşkan ve kuvvetli bir toplulukla savaşa çağrılacaksınız; onlarla sonuna dek savaşacaksınız, yahut da Müslüman olacak onlar; artık itâat ederseniz Allah, size güzelim bir mükâfat verir ve fakat evvelce döndüğünüz gibi gene dönerseniz sizi elemli bir azapla azaplandırır.
Ali Bulaç
Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: "Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız; onlarla (ya) savaşırsınız ya da (onlar) Müslüman olurlar. Bu durumda eğer itaat ederseniz, Allah, size güzel bir ecir verir; eğer bundan önce sırt çevirdiğiniz gibi (yine) sırt çevirirseniz, sizi acı bir azap ile azaplandırır."
Bayraktar Bayraklı
Bedevîlerden savaştan geri kalanlara de ki: “Yakında çok güçlü bir topluma karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Ya onlarla savaşacaksınız ya da onlar teslim olacaklar. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız, sizi acıklı bir azaba uğratır.”
Diyanet İşleri
Bedevilerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla, teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.*
Edip Yüksel
Araplardan geri kalanlara De ki: "Siz çok güçlü bir topluluğa karşı çağrılacaksınız. Onlar teslim olana kadar onlarla savaşacaksınız. İtaat ederseniz ALLAH size güzel bir ödül verir. Daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz sizi acı bir azap ile cezalandırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
A'rabilerin geri bırakılmış olanlarına de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.
Erhan Aktaş
Araplardan*, geride kalmayı tercih edenlere de ki: “Yakında çok güçlü bir halkla savaşmaya çağrılacaksınız, ya onlarla savaşırsınız ya da onlar teslim olurlar. Bundan sonra, eğer bu çağrıya uyarsanız Allah size en iyi karşılığı verir. Ama daha önce yan çizdiğiniz gibi yine yan çizecek olursanız, size acıklı bir azapla, azap eder.”
Hakkı Yılmaz
Bedevi Araplardan, geri bırakılmış olanlara de ki: “Siz, yakında çok kuvvetli bir topluma karşı çağırılacaksınız, onlarla savaşırsınız veya onlar Müslüman olurlar. Artık, eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verir. Ama önceden yan çizdiğiniz gibi yine yan çizecek olursanız sizi acıklı bir azap ile azaplandırır.”
Muhammed Esed
Arkada kalan bu bedevîlere de ki: "Yakında çok güçlü bir topluma karşı (savaşmaya) çağrılacaksınız: onlarla (siz ölünceye), yahut onlar teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Ve sonra, (bu çağrıya) uyarsanız Allah size güzel bir mükafat ihsan edecek: ama şimdi olduğu gibi (yine) vazgeçerseniz sizi şiddetli bir cezaya çarptıracaktır".
Mustafa İslamoğlu
Geride kalan şu bedevilere de ki: "Gelecekte ezici gücü olan toplum(lar)la mücadeleye çağrılacaksınız; onlarla (sonuna dek) savaşacaksanız ya da onlar teslim olacaklar. İşte siz eğer bu çağrıya uyarsanız, Allah size güzel bir karşılık verecek; yok eğer şimdi yaptığınız gibi geri durursanız, O sizi umduğunuzdan mahrum bırakarak terkedilmişliğin şiddetli acısını tattıracaktır.
Suat Yıldırım
O gazaya katılmayıp geri kalan bedevilere de ki: “Siz yakında çok kuvvetli ve savaşçı bir milletle savaşmaya dâvet edileceksiniz. Onlar teslim olup boyun eğinceye kadar onlarla savaşacaksınız. Eğer bu sefer itaat ederseniz Allah sizi pek güzel bir şekilde ödüllendirir. Ama daha önce yaptığınız gibi arkanızı döner, cihaddan kaçarsanız, O, size gayet acı bir azap verir. ”*
Süleyman Ateş
O geride kalan göçebe Araplara de ki: "Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmağa da'vet edileceksiniz, onlarla (ya) dövüşürsünüz, yahut (onlar) müslüman olurlar. Eğer ita'at ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir; (yok) eğer önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, size acı bir şeklide azabeder.
Şaban Piriş
Bedevilerden (seferden) geri kalanlara de ki:-Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız, ya da onlar teslim olacaklar. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ödül verir. Eğer daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi acı bir azapla cezalandırır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bedevilerden, geri bırakılmış olanlara de ki: "Siz yakında çok zorlu savaş veren bir kavimle çarpışmaya çağırılacaksınız. Ya onlarla çarpışırsınız, yahut onlar Müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verecektir. Yok eğer önceden döndüğünüz gibi yüz çevirirseniz, Allah sizi acıklı bir azapla cezalandırır."
Edip-Layth-Martha
Say to those Arabs who lagged behind: "You will be called on to fight a people who are very powerful in warfare, unless they peacefully surrender. Then if you obey, God will grant you a good reward, but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful retribution."
Muhammad Asad
Say unto those bedouin who stayed behind: In time you will be called upon [to fight] against people of great prowess in war:* you will have to fight against them [until you die] or they surrender. And then, if you heed [that call], God will bestow on you a goodly reward; but if you turn away as you turned away this time,* He will chastise you with grievous chastisement."
Rashad Khalifa
Say to the sedentary Arabs who stay behind, "You will be invited to face powerful people and to fight them, unless they submit. If you obey, GOD will reward you with a generous recompense. But if you turn away again, as you did in the past, He will requite you with a painful retribution.",
The Monotheist Group
Say to those Nomads who lagged behind: "You will be called on to fight a people who are very powerful in warfare, unless they surrender. Then if you obey, God will grant you a good reward, but if you turn away as you turned away before, He will punish you with a painful retribution."