Fetih Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 2 | أرسلناك | ر س لRSL | erselnāke | seni gönderdik | [We] have sent you |
| 3 | شاهدا | ش ه دŞHD̃ | şāhiden | şahid | (as) a witness |
| 4 | ومبشرا | ب ش رBŞR | ve mubeşşiran | ve müjdeleyici | and (as) a bearer of glad tidings |
| 5 | ونذيرا | ن ذ رNZ̃R | ve neƶīran | ve uyarıcı | and (as) a warner, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا ارسلنك شهدا ومبشرا ونذيرا
Arapça (Harekeli)
إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Transliterasyon
İnnâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiren ve nezîrâ(nezîren).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span>ka sh<span class="u">a</span>hidanwamubashshiran wana<span class="u">th</span>eer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz seni tanık ve müjdeci ve korkutucu olarak göndermişizdir.
Ali Bulaç
Şüphesiz, Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Biz seni şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Diyanet İşleri
Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel
Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
Biz, seni bir tanık, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Hakkı Yılmaz
(5-9)Göklerin ve yeryüzünün orduları da Allah'ındır. Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.Şüphesiz Biz, Allah'a ve Elçisi'ne iman etmeniz, O'na yardım etmeniz, O'na saygı göstermeniz ve her zaman O'nu her türlü noksanlıktan arındırmanız için; mü’min erkekler ve mü’min kadınları, içinde sürekli kalanlar olarak, altlarından ırmaklar akan cennetlere girdirmesi ve onların kötülüklerini örtmesi için –işte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur–; ve Allah hakkında kötü zanda bulunan o münâfık erkekler ve münâfık kadınları, Allah'a ortak koşan erkekleri ve ortak koşan kadınları azaplandırması için –kötülük onların üzerine olmuştur. Allah onlara gazap etmiş, onları dışlamış; rahmetinden mahrum bırakmış ve kendileri için cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!–; seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere elçi yaptık.*
Muhammed Esed
GERÇEK ŞU Kİ (ey Muhammed,) Biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik
Mustafa İslamoğlu
(Ey Peygamber!) Elbet Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Suat Yıldırım
Muhakkak ki: Biz, seni bir şahit, bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki
Süleyman Ateş
Biz seni, şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Şaban Piriş
-Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki biz seni, bir tanık, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Edip-Layth-Martha
We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.
Muhammad Asad
VERILY, [O Muhammad,] We have sent thee as a witness [to the truth], and as a herald of glad tidings and a warner
Rashad Khalifa
We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.,
The Monotheist Group
We have sent you as a witness, a bearer of good news, and a warner.