Hucurat Sûresi12. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | O you who believe! |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | O you who believe! |
| 5 | اجتنبوا | ج ن بCNB | ctenibū | sakının | Avoid |
| 6 | كثيرا | ك ث رKS̃R | keṧīran | çok | much |
| 7 | من | — | mine | -dan | of |
| 8 | الظن | ظ ن نƵNN | Z-Zenni | zan- | the assumption. |
| 9 | إن | — | inne | zira | Indeed, |
| 10 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'De | bir kısmı | some |
| 11 | الظن | ظ ن نƵNN | Z-Zenni | zannın | assumption |
| 12 | إثم | ا ث مES̃M | iṧmun | günahtır | (is) sin. |
| 13 | ولا | — | ve lā | ve | And (do) not |
| 14 | تجسسوا | ج س سCSS | tecessesū | merak etmeyin | spy |
| 15 | ولا | — | ve lā | ve | and (do) not |
| 16 | يغتب | غ ي بĞYB | yeğteb | arkasından çekiştirmesin | backbite |
| 17 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dukum | biriniz | some of you |
| 18 | بعضا | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dan | diğerinizi | (to) others. |
| 19 | أيحب | ح ب بḪBB | eyuHibbu | sever mi? | Would like |
| 20 | أحدكم | ا ح دEḪD̃ | eHadukum | biriniz | one of you |
| 21 | أن | — | en | to | |
| 22 | يأكل | ا ك لEKL | ye'kule | yemeği | eat |
| 23 | لحم | ل ح مLḪM | leHme | etini | (the) flesh |
| 24 | أخيه | ا خ وEḢV | eḣīhi | kardeşinin | (of) his brother, |
| 25 | ميتا | م و تMVT | meyten | ölmüş | dead? |
| 26 | فكرهتموه | ك ر هKRH | fekerihtumūhu | işte bundan iğrendiniz | Nay, you would hate it. |
| 27 | واتقوا | و ق يVGY | vetteḳū | o halde korkun | "And fear Allah;" |
| 28 | الله | — | llahe | Allah'tan | "And fear Allah;" |
| 29 | إن | — | inne | şüphesiz | indeed, |
| 30 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 31 | تواب | ت و بTVB | tevvābun | tevbeyi çok kabul edendir | (is) Oft-Returning, |
| 32 | رحيم | ر ح مRḪM | raHīmun | çok esirgeyendir | Most Merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا اجتنبوا كثيرا من الظن ان بعض الظن اثم ولا تجسسوا ولا يغتب بعضكم بعضا ايحب احدكم ان ياكل لحم اخيه ميتا فكرهتموه واتقوا الله ان الله تواب رحيم
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ رَّحِيمٌ
Transliterasyon
Yâ eyyyuhellezîne âmenûctenibû kesîran minez zanni, inne ba’daz zanni ismun, ve lâ tecessesû ve lâ yagteb ba’dukum ba’dâ(ba’dan), e yuhıbbu ehadukum en ye’kule lahme ahîhi meyten fe kerihtumûh|u|, vettekullâh|e|, innallâhe tevvâbun rahîm(rahîmun).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooijtaniboo katheeran mina a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span>anni innabaAA<span class="u">d</span>a a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span>anni ithmun wal<span class="u">a</span>tajassasoo wal<span class="u">a</span> yaghtab baAA<span class="u">d</span>ukum baAA<span class="u">d</span>anayu<span class="u">h</span>ibbu a<span class="u">h</span>adukum an ya/kula la<span class="u">h</span>ma akheehimaytan fakarihtumoohu wa<span class="b">i</span>ttaqoo All<span class="u">a</span>ha inna All<span class="u">a</span>hataww<span class="u">a</span>bun ra<span class="u">h</span>eem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, sakının fazla şüphe etmekten, şüphe yok ki bâzı zan ve şüpheler suçtur ve ayıplarınızı, gizli işleri arayıp gözetmeyin ve bir kısmınız, bir kısmınızın gıyâbında kötülüğünü de söylemesin; biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Tiksindiniz, değil mi? Ve çekinin Allah'tan, şüphe yok ki Allah, tövbeleri kabûl eder, rahîmdir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Zandan çok sakınınız. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin ayıplarını araştırmayınız. Birbirinizin arkasından gıybet etmeyiniz. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bakın, bundan tiksindiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz Allah tövbeleri kabul edendir; merhamet sahibidir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.*
Edip Yüksel
Ey gerçeği onaylayanlar, zandan tümüyle sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın ve birbirinizi arkadan çekiştirmeyin. Ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mısınız? Elbette ondan iğrenirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH tövbeleri kabul edendir, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah’a karşı takva* sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tövbeleri Kabul Eden’dir, Rahmeti Kesintisiz’dir.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kimseler! Zannın birçoğundan sakının. Şüphesiz zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Bir bölümünüz bir bölümünüzün gıybetini yapmasın/ onun yokluğunda ileri-geri konuşmasın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bunu çirkin buldunuz. Ve Allah'ın koruması altına girin. Şüphesiz Allah, tevbeleri çokça kabul eden, çok tevbe fırsatı verendir, çok merhamet sahibidir.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! (Birbiriniz hakkında) yersiz zanda bulunmaktan kaçının; çünkü (bu şekildeki) zannın bir kısmı (da) günahtır; birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın, ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın. Aranızdan, hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır, siz ondan iğrenirsiniz! Ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, rahmet kaynağıdır!
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! (Birbiriniz hakkında kötü) zandan şiddetle kaçının! Unutmayın ki zannın bir kısmı ağır bir vebaldir! Birbirinizin gizli saklısını da asla araştırmayın ve birbirinizin gıybetini etmeyin! İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın, tiksindiniz işte! Sözün özü: Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın! Kuşkusuz Allah tevbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! Öyleyse Allah'ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun. Allah tevvabdır, rahîmdir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur).*
Süleyman Ateş
Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeği sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! Aşırı şüpheden kaçının, çünkü bir kısım şüphe günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizi çekiştirmeyin. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allahtan korkun, kuşkusuz Allah, tevbeleri kabul eden ve merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın. Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin. Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah'tan korkun. Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. Do not spy on one another, nor shall you gossip one another. Would one of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Compassionate.
Muhammad Asad
O you who have attained to faith! Avoid most guesswork [about one another]* for, behold, some of [such] guesswork is [in itself] a sin; and do not spy upon one another, and neither allow your­selves to speak ill of one another behind your backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would loathe it! And be conscious of God. Verily, God is an accep­tor of repentance, a dispenser of grace!
Rashad Khalifa
O you who believe, you shall avoid any suspicion, for even a little bit of suspicion is sinful. You shall not spy on one another, nor shall you backbite one another; this is as abominable as eating the flesh of your dead brother. You certainly abhor this. You shall observe GOD. GOD is Redeemer, Most Merciful.,
The Monotheist Group
O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite. Would any of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.