Hucurat Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنما | — | innemā | şüphesiz | Only |
| 2 | المؤمنون | ا م نEMN | l-mu'minūne | Mü'minler | the believers |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimselerdir | (are) those who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | iman eden(lerdir) | believe |
| 5 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 6 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūlihi | ve Elçisine | and His Messenger, |
| 7 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 8 | لم | — | lem | (do) not | |
| 9 | يرتابوا | ر ي بRYB | yertābū | şüphe etmeyenlerdir | doubt |
| 10 | وجاهدوا | ج ه دCHD̃ | vecāhedū | ve cihad edenlerdir | but strive |
| 11 | بأموالهم | م و لMVL | biemvālihim | mallarıyle | with their wealth |
| 12 | وأنفسهم | ن ف سNFS | ve enfusihim | ve canlarıyle | and their lives |
| 13 | في | — | fī | in | |
| 14 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 15 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah. |
| 16 | أولئك | — | ulāike | işte | Those |
| 17 | هم | — | humu | onlardır | [they] |
| 18 | الصادقون | ص د قṦD̃G | S-Sādiḳūne | doğru olanlar | "(are) the truthful.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انما المومنون الذين ءامنوا بالله ورسوله ثم لم يرتابوا وجهدوا بامولهم وانفسهم فى سبيل الله اولئك هم الصدقون
Arapça (Harekeli)
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أُولَئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ
Transliterasyon
İnnemel mû’minûnellezîne âmenû billâhi ve resûlihî summe lem yertâbû ve câhedû bi emvâlihim ve enfusihim fî sebîlillâh|i|, ulâike humus sâdikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Innam<span class="u">a</span> almu/minoona alla<span class="u">th</span>eena<span class="u">a</span>manoo bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi warasoolihi thumma lam yart<span class="u">a</span>boowaj<span class="u">a</span>hadoo bi-amw<span class="u">a</span>lihim waanfusihim fee sabeeli All<span class="u">a</span>hiol<span class="u">a</span>-ika humu a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>diqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlar, ancak o kişilerdir ki Allah'a ve Peygamberine inanırlar da sonra şüpheye düşmezler ve mallarıyla ve canlarıyla savaşırlar Allah yolunda, işte onlardır doğru söyleyenlerin ta kendileri.
Ali Bulaç
Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü’ne iman ettiler, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
Gerçek müminler, Allah'a ve Peygamberine inanan, sonra şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sözünde duranlar onlardır.
Diyanet İşleri
Müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar onlardır ki, ALLAH'ı ve elçisini onayladılar, sonra kuşku beslemediler ve ALLAH yolunda paraları ve canlarıyla savaşım verdiler. Onlar doğru olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte doğrular ancak onlardır.
Erhan Aktaş
İnananlar, ancak Allah’a ve Rasul’üne iman eden, sonra da bunda en küçük bir kuşkuya yer vermeyen; malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad eden kimselerdir. Onlar, özü ve sözü bir olanlardır.
Hakkı Yılmaz
Mü’minler ancak, Allah'a ve O'nun Elçisi'ne iman eden sonra da şüpheye düşmeyen ve malları ve canları ile Allah yolunda çaba harcayan kimselerdir. İşte bunlar sadıkların ta kendisidir.
Muhammed Esed
(Şunu bil ki, gerçek) müminler, yalnızca, Allah'a ve Elçisi'ne iman edenler ve (bu konuda) bütün şüphelerden uzak duranlardır; ve Allah yolunda bütün malları ve canları ile cihad edenlerdir: işte onlardır sözlerinde duranlar!
Mustafa İslamoğlu
Gerçek mü'minler sadece Allah'a ve Rasulü'ne iman edenler, ondan sonra da kuşkunun semtine uğramayanlar ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir: İşte bunlar sadık olanların ta kendileridir.
Suat Yıldırım
Müminler ancak o kimselerdir ki Allah'ı ve resulünü tasdik eder ve sonra da hiçbir şüpheye düşmezler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücahede ederler. İşte imanına bağlı, gerçek müminler bunlardır.
Süleyman Ateş
Mü'minler onlardır ki Allah'a ve Elçisine inandılar, sonra şüphe etmediler; Allah yolunda mallarıyle, canlarıyle cihadettiler. İşte (iman sözlerinde) doğru olanlar onlardır.
Şaban Piriş
Asıl müminler, Allaha ve Resûlüne iman edip, hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Müminler ancak şu kimselerdir ki, Allah'a ve resulüne iman ederler; sonra hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır, özü-sözü birbirine uyanlar.
Edip-Layth-Martha
Those who acknowledge are those who acknowledge God and His messenger, then they do not doubt; they strive with their money and their lives in the cause of God. These are the truthful ones.
Muhammad Asad
[Know that true] believers are only those who have attained to faith in God and His Apostle and have left all doubt behind,* and who strive hard in God's cause with their possessions and their lives: it is they, they who are true to their word!
Rashad Khalifa
Mu'mens (believers) are those who believe in GOD and His messenger, then attain the status of having no doubt whatsoever, and strive with their money and their lives in the cause of GOD. These are the truthful ones.,
The Monotheist Group
Believers are those who believe in God and His messenger, then they became without doubt, and they strive with their money and their lives in the cause of God. These are the truthful ones.