Maide Sûresi106. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (52 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inananlar | believe! |
| 5 | شهادة | ش ه دŞHD̃ | şehādetu | şahidlik etsin | (Take) testimony |
| 6 | بينكم | ب ي نBYN | beynikum | aranızda | among you |
| 7 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 8 | حضر | ح ض رḪŽR | HaDera | geldiği | approaches |
| 9 | أحدكم | ا ح دEḪD̃ | eHadekumu | birinize | one of you |
| 10 | الموت | م و تMVT | l-mevtu | ölüm | [the] death, |
| 11 | حين | ح ي نḪYN | Hīne | sırasında | (at the) time (of making) |
| 12 | الوصية | و ص يVṦY | l-veSiyyeti | vasiyyet | [the] a will |
| 13 | اثنان | ث ن يS̃NY | ṧnāni | iki | two |
| 14 | ذوا | — | ƶevā | kişi | men, |
| 15 | عدل | ع د لAD̃L | ǎdlin | adil | just, |
| 16 | منكم | — | minkum | içinizden | among you, |
| 17 | أو | — | ev | ya da | or |
| 18 | آخران | ا خ رEḢR | āḣarāni | diğer iki kişi (şahidlik etsin) | two others |
| 19 | من | — | min | from | |
| 20 | غيركم | غ ي رĞYR | ğayrikum | sizden olmayan | other than you |
| 21 | إن | — | in | eğer | if |
| 22 | أنتم | — | entum | siz | you |
| 23 | ضربتم | ض ر بŽRB | Derabtum | yolculuk ederken | (are) travel(ing) |
| 24 | في | — | fī | in | |
| 25 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 26 | فأصابتكم | ص و بṦVB | feeSābetkum | ve başınıza gelmişse | then befalls you |
| 27 | مصيبة | ص و بṦVB | muSībetu | musibeti | calamity |
| 28 | الموت | م و تMVT | l-mevti | ölüm | (of) [the] death. |
| 29 | تحبسونهما | ح ب سḪBS | teHbisūnehumā | onları tutarsınız | Detain both of them |
| 30 | من | — | min | from | |
| 31 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | -sonra | after |
| 32 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāti | SaLâT'den-/Destek'den- | the prayer |
| 33 | فيقسمان | ق س مGSM | fe yuḳsimāni | yemin etsinler | and let them both swear |
| 34 | بالله | — | billahi | Allah'a | by Allah |
| 35 | إن | — | ini | eğer | if |
| 36 | ارتبتم | ر ي بRYB | rtebtum | kuşkulanırsanız | you doubt, |
| 37 | لا | — | lā | """Not" | |
| 38 | نشتري | ش ر يŞRY | neşterī | satmayacağız | we will exchange |
| 39 | به | — | bihi | onu (yeminimizi) | it for |
| 40 | ثمنا | ث م نS̃MN | ṧemenen | hiçbir paraya | a price |
| 41 | ولو | — | velev | ve eğer | even if |
| 42 | كان | ك و نKVN | kāne | olsa | he is |
| 43 | ذا | — | ƶā | (of) | |
| 44 | قربى | ق ر بGRB | ḳurbā | akraba da | a near relative, |
| 45 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 46 | نكتم | ك ت مKTM | nektumu | gizlemeyeceğiz | we will conceal |
| 47 | شهادة | ش ه دŞHD̃ | şehādete | şahidliğini | testimony |
| 48 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 49 | إنا | — | innā | yoksa biz elbette | Indeed, we |
| 50 | إذا | — | iƶen | o zaman | then |
| 51 | لمن | — | lemine | kimselerden oluruz | (will) surely (be) of |
| 52 | الآثمين | ا ث مES̃M | l-āṧimīne | günahkar | "the sinners.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا شهدة بينكم اذا حضر احدكم الموت حين الوصية اثنان ذوا عدل منكم او ءاخران من غيركم ان انتم ضربتم فى الارض فاصبتكم مصيبة الموت تحبسونهما من بعد الصلوة فيقسمان بالله ان ارتبتم لا نشترى به ثمنا ولو كان ذا قربى ولا نكتم شهدة الله انا اذا لمن الءاثمين
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ حِينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ أَوْ آخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ إِنْ أَنتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْأَرْضِ فَأَصَابَتْكُم مُّصِيبَةُ الْمَوْتِ تَحْبِسُونَهُمَا مِن بَعْدِ الصَّلَاةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللَّهِ إِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَرِي بِهِ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللَّهِ إِنَّا إِذًا لَّمِنَ الْآثِمِينَ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû şehâdetu beynikum izâ hadara ehadekumul mevtu hînel vasiyyetisnâni zevâ adlin minkum ev âharâni min gayrikum in entum darabtum fîl ardı fe esâbetkum musîbetul mevt|i| tahbisûnehumâ min ba’dis salâti fe yuksîmâni billâhi in irtebtum lâ neşterî bihî semenen ve lev kâne zâ kurbâ ve lâ nektumu şehâdetallâhi innâ izen le minel âsimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooshah<span class="u">a</span>datu baynikum i<span class="u">tha</span> <span class="u">h</span>a<span class="u">d</span>ara a<span class="u">h</span>adakumualmawtu <span class="u">h</span>eena alwa<span class="u">s</span>iyyati ithn<span class="u">a</span>ni <span class="u">th</span>aw<span class="u">a</span>AAadlin minkum aw <span class="u">a</span>khar<span class="u">a</span>ni min ghayrikum in antum <span class="u">d</span>arabtumfee al-ar<span class="u">d</span>i faa<span class="u">sa</span>batkum mu<span class="u">s</span>eebatu almawti ta<span class="u">h</span>bisoonahum<span class="u">a</span>min baAAdi a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ti fayuqsim<span class="u">a</span>ni bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiini irtabtum l<span class="u">a</span> nashtaree bihi thamanan walaw k<span class="u">a</span>na <span class="u">tha</span>qurb<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span> naktumu shah<span class="u">a</span>data All<span class="u">a</span>hiinn<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span>an lamina al-<span class="u">a</span>thimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, birinize ölüm gelip çatarsa aranızda vasiyet edeceğiniz zaman, sizden iki âdil tanık bulunsun. Yolculuktaysanız ve gene size ölüm musibeti gelip çatacaksa sizden olmayan iki kişiyi de tanık tutabilirsiniz. Ancak onları, namazdan sonraya dek alıkoyun da akraba bile olsa Allah'ı bırakıp yerine hiçbir menfaati satın almayacağız, tanıklığımızı, Allah için gizlemeyeceğiz, gizlersek günahkarlardan olalım diye Allah'a yemin etsinler.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiçbir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz" diye Allah adına yemin etsinler.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca, vasiyet esnasında içinizden iki âdil kişi aranızda şâhitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan başka iki kişi şâhit olsun. Eğer şüpheye düşerseniz, o iki şahidi namazdan sonra alıkor, “Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba menfaatine de olsa Allah'ın şahitliğini saklamayacağız; çünkü böyle yaparsak elbette günahkârlardan oluruz” diye Allah'a yemin ettirirsiniz.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin. Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra alıkor, "Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz" diye Allah üzerine yemin ettirirsiniz.
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar, birinize ölüm yaklaşınca, vasiyet anında aranızdan iki adil şahit tanık bulunsun. Yolculuk anında size ölüm gelirse, sizden olmayan iki kişi… Kuşkulanıyorsanız, namazdan sonra tanıkları alıkoyup ALLAH adıyla: "Akraba dahi olsa tanıklığımızı hiçbir değerle değiştirmeyeceğiz, ALLAH'ın tanıklığını gizlemeyeceğiz. Aksi taktirde, günahkarlardan oluruz" diye yemin ettirin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz".
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken* ölüm musibeti size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer şüpheye düşerseniz o iki kişiyi salâttan* sonra alıkoyun. “Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmadık ve Allah’ın tanıklığını gizlemedik. Yoksa öyle yaparsak, kuşkusuz günahkârlardan oluruz.” diye Allah’a yemin etsinler.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kişiler! İçinizden birine ölüm hazır olduğu zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şâhitlik, kendi içinizden adalet sahibi iki kişidir. Yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, sonra da ölümün musibeti size gelip çatmışsa, sizden olmayan iki kişidir. Eğer şüpheye düşerseniz, salâttan [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olmadan; toplumu aydınlatman] sonra onları bekletirsiniz. Sonra da onları, “Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şâhitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi hâlde günahkârlardan oluruz” diye Allah'a yemin ettirirsiniz.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Ölüm size yaklaştığında ve vasiyette bulunmak üzereyken yapacaklarınız için şahitler bulundurun: Kendi aranızdan iki dürüst kişi, yahut; eğer evinizden uzakta, seyahatte iken ölüm işaretleri baş göstermişse- namazdan sonra, misafir olduğunuz topluluktan iki kişiyi alıkoyun; ve eğer içinize bir şüphe düşerse her birini Allah'a şöyle yemin ettirin: "Bu (sözümüzü), yakın bir akraba(nın hatırı) için olsa da hiçbir bedel karşılığında satmayacağız; ve Allah'ın huzurunda şahit olduğumuz hiçbir şeyi gizlemeyeceğiz, yoksa günahkarlar arasına gireriz".
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Ölüm size yaklaştığında yapacağınız vasiyet sırasında şahitler bulundurun: Kendi aranızdan dürüst iki kişi, ya da seyahatteyken ölüm emareleri gelip sizi bulursa, (adil şahitliğe) davetten sonra, sizden olmayan öteki iki kişiyi alıkoyun; eğer içinize bir kuşku düşerse onlara Allah adına şöyle yemin ettirin: "Akraba hatırına da olsa, hiçbir bedel karşılığında sözümüzü satmayacağız ve Allah'ın bildiğini gizlemeyeceğiz; eğer böyle yaparsak günahkar biz olmuş oluruz.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Sizde ölüm alâmetleri belirdiğinde, vasiyyet edeceğiniz sırada, içinizden iki dürüst kişiyi şahit tutun. Yahut yolculuk esnasında başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan başka iki kişi şahit olsun. Eğer şüphe ederseniz, o iki şahidi namazdan sonra tutar ve: “Yeminimizi, akrabalarımızın menfaati de söz konusu olsa, dünyanın hiç bir şeyine değişmeyeceğiz. Allah'ın üzerimizde bir emanet, bir borç olarak bulunan şahitliğini gizlemeyeceğiz. Yoksa biz kesinlikle günahkâr oluruz! ” diye Allah'a yemin ettirirsiniz.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, birinize ölüm gelince vasiyyet sırasında içinizden iki adil kişi, aranızda şahidlik etsin. Ya da yeryüzünde yolculuk ederken başınıza ölüm musibeti gelmişse, sizden olmayan iki kişi (şahidlik etsin). Kuşkulanırsanız, namazdan sonra onları tutar(yemin ettirir)siniz: "Akraba da olsa yeminimizi hiçbir paraya satmayacağız, Allah'ın (üzerimizde bir borç olarak bulunan) şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa biz, elbette günahkarlardan oluruz,"diye Allah'a yemin ederler.
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! İçinizden birinin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında, aranızdan adalet sahibi iki kişinin eğer, yolculukta iseniz ve ölüm de gelip çattıysa; sizden olmayan iki kişinin şahitliği gerekir. Şayet şüphe ederseniz; namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allaha şöyle yemin ederler: - Akraba bile olsa yemini bir menfaat karşılığı satmayacağız. Allahın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günah-karlardan oluruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Herhangi birinize ölüm gelip çattığında, vasiyet zamanı aranızdaki tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi yahut yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızdan iki kişi. Bunları namazdan sonra alıkoyarsınız; kuşkulanırsanız şöyle yemin ederler: "Vallahi, yakınlarımız da olsa yeminimizi hiçbir ücret karşılığı satmayacağız, Allah'ın tanıklığını saklamayacağız. Çünkü böyle yaparsak mutlaka günahkarlardan oluruz."
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, witnessing a will when death is approaching to one of you shall be done by two who are just amongst you. Or, if you have ventured out in the land, then two others may suffice if death is approaching you; you will hold them after the contact prayer, and let them swear by God if you have doubt, "We will not sell it for any price, even if he was a near relative, and we will not conceal the testimony of God, or else we are then of the sinners."
Muhammad Asad
O YOU who have attained to faith! Let there be witnesses to what you do when death approaches you and you are about to make bequests:* two persons of probity from among your own people, or -if the pangs of death come upon you while you are travelling far from home* -two other persons from [among people] other than your own. Take hold of the two after having prayed; and if you have any doubt in your mind, let each of them swear by God, "We shall not sell this [our word] for any price, even though it were [for the sake of] a near kinsman; and neither shall we conceal aught of what we have witnessed before God* -or else, may we indeed be counted among the sinful."
Rashad Khalifa
O you who believe, witnessing a will when one of you is dying shall be done by two equitable people among you. If you are traveling, then two others may do the witnessing. After observing the Contact Prayer (Salat), let the witnesses swear by GOD, to alleviate your doubts: "We will not use this to attain personal gains, even if the testator is related to us. Nor will we conceal GOD's testimony. Otherwise, we would be sinners.",
The Monotheist Group
O you who believe, witnessing shall be done if death is approaching one of you and a will is being made, by two among you who are equitable. If you have gone forth in the land, and death is approaching, then any two may suffice - if you have doubt regarding them, then detain them after making the contact prayer, and they will swear by God: "We will not purchase with it any price, even if it was from a near relative, and we will not conceal the testimony of God, else we are of the sinners."