Maide Sûresi107. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 2 | عثر | ع ث رAS̃R | ǔṧira | anlaşılırsa | it is discovered |
| 3 | على | — | ǎlā | (on) | |
| 4 | أنهما | — | ennehumā | onların | that the two |
| 5 | استحقا | ح ق قḪGG | steHaḳḳā | işledikleri | (were) guilty |
| 6 | إثما | ا ث مES̃M | iṧmen | bir günah | (of) sin, |
| 7 | فآخران | ا خ رEḢR | fe āḣarāni | başka iki kişi | then (let) two others |
| 8 | يقومان | ق و مGVM | yeḳūmāni | geçer | stand |
| 9 | مقامهما | ق و مGVM | meḳāmehumā | onların yerine | (in) their place |
| 10 | من | — | mine | from | |
| 11 | الذين | — | elleƶīne | kendisine | those who |
| 12 | استحق | ح ق قḪGG | steHaḳḳa | haksızlık edilenlerden | have a lawful right |
| 13 | عليهم | — | ǎleyhimu | onların üzerine | over them - |
| 14 | الأوليان | و ل يVLY | l-evleyāni | daha layık | the former two - |
| 15 | فيقسمان | ق س مGSM | fe yuḳsimāni | yemin ederler | and let them both swear |
| 16 | بالله | — | billahi | Allah'a | by Allah |
| 17 | لشهادتنا | ش ه دŞHD̃ | leşehādetunā | mutlaka bizim şahidliğimiz | """Surely our testimony" |
| 18 | أحق | ح ق قḪGG | eHaḳḳu | daha doğrudur | (is) truer |
| 19 | من | — | min | than | |
| 20 | شهادتهما | ش ه دŞHD̃ | şehādetihimā | onların şahidliğinden | testimony of the other two |
| 21 | وما | — | ve mā | and not | |
| 22 | اعتدينا | ع د وAD̃V | ǎ'tedeynā | biz (hakka) tecavüz etmedik | we have transgressed. |
| 23 | إنا | — | innā | yoksa biz elbette | Indeed, we |
| 24 | إذا | — | iƶen | o zaman | then |
| 25 | لمن | — | lemine | oluruz | (will be) of |
| 26 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | zalimlerden | "the wrongdoers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان عثر على انهما استحقا اثما فاخران يقومان مقامهما من الذين استحق عليهم الاولين فيقسمان بالله لشهدتنا احق من شهدتهما وما اعتدينا انا اذا لمن الظلمين
Arapça (Harekeli)
فَإِنْ عُثِرَ عَلَى أَنَّهُمَا اسْتَحَقَّا إِثْمًا فَآخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذِينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْأَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللَّهِ لَشَهَادَتُنَا أَحَقُّ مِن شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَا إِنَّا إِذًا لَّمِنَ الظَّالِمِينَ
Transliterasyon
Fe in usire alâ ennehumâstehakkâ ismen fe âharâni yekûmâni makâmehumâ minellezînestehakka aleyhimul evleyâni fe yuksîmâni billâhi le şehâdetunâ ehakku min şehâdetihimâ ve ma’tedeynâ, innâ izen le minez zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa-in AAuthira AAal<span class="u">a</span> annahum<span class="u">a</span>ista<span class="u">h</span>aqq<span class="u">a</span> ithman fa<span class="u">a</span>khara<span class="u">n</span>i yaqoom<span class="u">a</span>nimaq<span class="u">a</span>mahum<span class="u">a</span> mina alla<span class="u">th</span>eena ista<span class="u">h</span>aqqaAAalayhimu al-awlay<span class="u">a</span>ni fayuqsim<span class="u">a</span>ni bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hilashah<span class="u">a</span>datun<span class="u">a</span> a<span class="u">h</span>aqqu min shah<span class="u">a</span>datihim<span class="u">a</span>wam<span class="u">a</span> iAAtadayn<span class="u">a</span> inn<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span>an lamina a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O iki tanığın bir günahı hakkettikleri anlaşılırsa mîras hakkında sahip olanlardan ve tanıklığa daha ziyade lâyık bulunanlardan iki kişi, onların yerine geçer, bizim tanıklığımız, onların tanıklığından daha doğrudur ve biz zulmetmedik, ettiysek zâlimlerden olalım diye Allah'a yemin ederler.
Ali Bulaç
Eğer o ikisi aleyhinde kesin olarak günahı hak ettiklerine ilişkin bilgi sahibi olunursa, bu durumda haksızlığa uğrayanlardan iki kişi -ki bunlar buna daha hak sahibidirler- öbürlerinin yerine geçerler ve: "Bizim şehadetimiz o ikisinin şehadetinden şüphesiz daha doğrudur. Biz haddi aşmadık, yoksa gerçekten zulmedenlerden oluruz" diye Allah'a yemin ederler.
Bayraktar Bayraklı
Bu şâhitlerin sonradan yalan söyleyerek bir günah kazandıkları anlaşılırsa, haklarına şâhitlerin tecavüz ettiği ölüye daha yakın olan mirasçılardan iki kişi onların yerini alır ve “Andolsun ki bizim şâhitliğimiz onların şâhitliğinden daha gerçektir ve biz kimsenin hakkına tecavüz etmeyeceğiz, aksi takdirde biz, elbette zâlimlerden oluruz” diye Allah'a yemin ederler.
Diyanet İşleri
Bu şahitlerin (sonradan yalan söyleyerek) bir günah kazandıkları anlaşılırsa, (şahitlerin) haklarına tecavüz ettiği ölüye daha yakın olan (mirasçılardan) iki kişi onların yerini alır ve "Andolsun ki bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha gerçektir ve biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik, aksi takdirde biz, elbette zalimlerden oluruz" diye Allah'a yemin ederler.
Edip Yüksel
Tanıkların taraflı olduğu anlaşılırsa, önceki tanıkların haksızlığına uğrayan taraftan iki tanık onların yerine geçer ve ALLAH adına şöyle yemin ederler: "Tanıklığımız diğer ikisinin tanıklığından daha doğrudur. Biz sapmayacağız; yoksa zalim oluruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer o iki şahidin bir günah işledikleri anlaşılırsa ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz, önceki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler.
Erhan Aktaş
Eğer o ikisinin günah işledikleri anlaşılırsa, onların yerine mirasa hak sahibi olanlardan iki kişi geçer: “Bizim tanıklığımız o ikisinin tanıklığından daha doğrudur ve biz haddi aşmadık, öyle olsaydı kuşkusuz biz elbette zalimlerden oluruz.” diye Allah’a yemin ederler.
Hakkı Yılmaz
Sonra da eğer o iki şâhitin bir günah işledikleri anlaşılırsa, ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler de: “Bizim şâhitliğimiz, o önceki iki kişinin şâhitliğinden daha doğrudur ve biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi hâlde biz, yanlış davrananlardan; kendi zararlarına iş yapanlardan olurduk” diye Allah'a yemin ederler.
Muhammed Esed
Ama sonradan bu iki (şahid)in (bu) günahı işledikleri ortaya çıkarsa, bu iki kişi tarafından hakları gasbedilenler arasından başka iki kişi onların yerini alacak ve Allah adına şöyle yemin edecekler: "Bizim şahitliğimiz öteki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur ve biz hak ve adalet sınırlarını aşmadık yoksa zalimler arasına girmiş olurduk!"
Mustafa İslamoğlu
Ama bu iki şahidin sonradan bu tür bir günah işledikleri ortaya çıkarsa, bu iki kişinin hakkını çiğnediği taraftan başka iki kişi onların yerini alır ve Allah adına şöyle yemin eder: "Bizim şahitliğimiz ötekilerin şahitliğinden daha doğrudur, zira biz hakka tecavüz etmedik; eğer böyle yaparsak bu kez de zalim biz olmuş oluruz."
Suat Yıldırım
Şayet sonradan bu şahitlerin yalan söyleyerek günah işledikleri anlaşılırsa, (şahitlerin haklarına tecavüz etmek istedikleri ve) ölüye daha yakın olan mirasçılardan iki kişi, öbürlerinin yerine geçerler ve “vallahi bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha doğrudur ve biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi takdirde biz elbette zalimlerden oluruz! ” diye yemin ederler.
Süleyman Ateş
Eğer onların bir günah işledikleri (yalan söyleyip hakkı gizledikleri) anlaşılırsa; (o iki şahidin), haklarına tecavüz etmek istediği kimselerden (mirasçılardan, ölüye yakınlıklarından ve durumu daha iyi bildiklerinden dolayı şahidliğe) daha layık olan iki kişi, onların yerine geçer. Allah'a (şöyle) yemin ederler: "Mutlaka bizim şahidliğimiz, onların şahidliğinden daha doğrudur, biz (hakka) tecavüz etmedik, yoksa biz elbette zalimlerden oluruz" (derler).
Şaban Piriş
Eğer o ikisinin günaha düştükleri belli olursa, ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve “bizim şahitliğimiz, bu ikisinin şahitliğinden daha doğrudur ve haksızlık yapmıyoruz, eğer haksızlık yaparsak o zaman zalimlerden oluruz.” diye Allaha yemin ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer onların bir günah işledikleri kesinlikle anlaşılırsa o zaman, tercih edilmiş olan bu ikisinin yerine bunların aleyhinde bulundukları taraftan iki kişi geçerek şöyle yemin ederler: "Allah şahit olsun ki bizim tanıklığımız, onların tanıklığından daha doğrudur. Biz hiçbir haksızlık yapmadık. Aksi halde mutlaka zalimlerden olurduk."
Edip-Layth-Martha
In case it is noticed that they were biased, then two others belonging to the discriminated party shall take their place. They should swear by God, "Our testimony is more truthful than their testimony, and if we transgress, then we are of the wicked."
Muhammad Asad
But if afterwards it should come to light that the two [witnesses] have become guilty of [this very] sin, then two others - from among those whom the two former have deprived of their right* - shall take their place and shall swear by God, "Our testimony is indeed truer than the testimony of these two, and we have not transgressed the bounds of what is right - or else, may we indeed be counted among the evildoers!"
Rashad Khalifa
If the witnesses are found to be guilty of bias, then two others shall be asked to take their places. Choose two persons who were victimized by the first witnesses, and let them swear by GOD: "Our testimony is more truthful than theirs; we will not be biased. Otherwise, we will be transgressors.",
The Monotheist Group
If it is then found that they had indeed incurred the sin, then two others, from those who have been named as beneficiaries, will take their place; and they will swear by God: "Our testimony is more truthful than their testimony, and if we aggress, then we are of the wicked."