Maide Sûresi117. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ما | — | mā | Not | |
| 2 | قلت | ق و لGVL | ḳultu | ben söylemedim | I said |
| 3 | لهم | — | lehum | onlara | to them |
| 4 | إلا | — | illā | başka | except |
| 5 | ما | — | mā | şeyden | what |
| 6 | أمرتني | ا م رEMR | emertenī | bana emrettiğin | You commanded me |
| 7 | به | — | bihi | onu | [with it] |
| 8 | أن | — | eni | that | |
| 9 | اعبدوا | ع ب دABD̃ | ǎ'budū | kulluk edin | """You worship" |
| 10 | الله | — | llahe | Allah'a | Allah, |
| 11 | ربي | ر ب بRBB | rabbī | benim Rabbim | my Lord |
| 12 | وربكم | ر ب بRBB | ve rabbekum | ve sizin Rabbiniz olan | "and your Lord.""" |
| 13 | وكنت | ك و نKVN | ve kuntu | idim | And I was |
| 14 | عليهم | — | ǎleyhim | onlar üzerine | over them |
| 15 | شهيدا | ش ه دŞHD̃ | şehīden | şahid | a witness |
| 16 | ما | — | mā | that | |
| 17 | دمت | د و مD̃VM | dumtu | olduğum sürece | as long as I |
| 18 | فيهم | — | fīhim | onların içinde | (was) among them, |
| 19 | فلما | — | felemmā | fakat | then when |
| 20 | توفيتني | و ف يVFY | teveffeytenī | sen beni vefat ettirince | You raised me |
| 21 | كنت | ك و نKVN | kunte | sen oldun | You were |
| 22 | أنت | — | ente | sen | [You] |
| 23 | الرقيب | ر ق بRGB | r-raḳībe | gözetleyen | the Watcher |
| 24 | عليهم | — | ǎleyhim | onları | over them, |
| 25 | وأنت | — | ve ente | ve sen | and You |
| 26 | على | — | ǎlā | üzerine | (are) on |
| 27 | كل | ك ل لKLL | kulli | her | every |
| 28 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şey | thing |
| 29 | شهيد | ش ه دŞHD̃ | şehīdun | şahitsin | a Witness. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ما قلت لهم الا ما امرتنى به ان اعبدوا الله ربى وربكم وكنت عليهم شهيدا ما دمت فيهم فلما توفيتنى كنت انت الرقيب عليهم وانت على كل شىء شهيد
Arapça (Harekeli)
مَا قُلْتُ لَهُمْ إِلَّا مَا أَمَرْتَنِي بِهِ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ وَكُنتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَّا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنتَ أَنتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ
Transliterasyon
Mâ kultu lehum illâ mâ emertenî bihî eni’budûllâhe rabbî ve rabbekum, ve kuntu aleyhim şehîden mâ dumtu fîhim, fe lemmâ teveffeytenî kunte enter rakîbe aleyhim ve ente alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).
Transliteration (Eng.)
M<span class="u">a</span> qultu lahum ill<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>amartanee bihi ani oAAbudoo All<span class="u">a</span>ha rabbee warabbakumwakuntu AAalayhim shaheedan m<span class="u">a</span> dumtu feehim falamm<span class="u">a</span>tawaffaytanee kunta anta a<span class="b">l</span>rraqeeba AAalayhim waanta AAal<span class="u">a</span>kulli shay-in shaheed<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara, ancak bana emrettiğini söyledim, Rabbime ve Rabbinize kulluk edin dedim. İçlerinde bulundukça gözetirdim, korurdum onları, fakat beni aldıktan sonra onların ne yaptıklarını sen gördün ve sen her şeye hakkıyla tanıksın.
Ali Bulaç
"Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sendin. Sen herşeyin üzerine şahid olansın.”
Bayraktar Bayraklı
“Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim. ‘Benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah'a kulluk ediniz' dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerinde kontrolcü idim. Beni vefat ettirince, artık onlar üzerinde gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkı ile görensin.”
Diyanet İşleri
Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin.
Edip Yüksel
"Ben onlara ‘Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a hizmet edin' diye bana emrettiğinden başkasını demedim. Aralarında bulunduğum sürece onlara tanıktım. Canımı aldıktan sonra ise sen onların üzerine gözetleyici oldun. Sen her şeye Tanıksın."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ben onlara sadece, senin bana emrettiklerini söyledim. Benim ve sizin Rabbınız olan Allah'a kulluk edin, dedim. Aralarında olduğum müddetçe onlara şahit idim, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen yalnız sen oldun. Sen herşeyi görensin.
Erhan Aktaş
“Onlara, bana emrettiklerinden başkasını söylemedim. Benim ve sizin Rabb’iniz olan Allaha kulluk edin dedim. Ben içlerinde olduğum sürece onlara gözetleyiciydim. Fakat beni vefat ettirince* onların üzerinde gözetleyici yalnızca Sen oldun. Ve Sen, Her Şeye Tanıksın.”.
Hakkı Yılmaz
(116-118)Ve hani Allah demişti ki: “Ey Meryem oğlu Îsâ! Sen mi insanlara: ‘Beni ve annemi, Allah'ın astlarından iki tanrı edinin’ dedin?” Îsâ: “Sen arınıksın, benim için gerçek olmayan bir şeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer ben onu demiş olsam, Sen, bunu kesinlikle bilmiştin. Sen, benim içimde/özümde olanı bilirsin, ben ise Senin zatında olanı bilmem. Şüphesiz Sen; görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği en iyi bilenin ta kendisisin! Ben, onlara sadece, Senin bana emrettiklerini; ‘Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin’ dedim. Ve ben, içlerinde olduğum müddetçe onlar üzerine tanıktım. Ne zaman ki Sen, beni vefat ettirdin; geçmişte yaptıklarımı ve yapmam gerekirken yapmadıklarımı bir bir hatırlattırdın/ beni öldürdün, Sen, onları gözetleyenin ta kendisi oldun. Ve şüphesiz Sen, her şeye en iyi tanık olansın. Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar, senin kullarındır ve eğer onları bağışlarsan, şüphesiz Sen, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/ mutlak galip olanın, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapanın ta kendisisin” dedi.
Muhammed Esed
Ben onlara (söylememi) emrettiğin şeyden başkasını söylemedim: 'Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz (olan) Allah'a kulluk edin' (dedim). Ve onların arasında yaşadığım sürece yaptıklarına şahitlik ettim: Ama Sen bana ölümü verdikten sonra onların koruyucusu yalnız Sen oldun: Zaten Sen her şeye şahitsin.
Mustafa İslamoğlu
Ben onlara bana emrettiğin, "Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin!" demekten başka bir şey söylemedim. Ve onların arasında yaşadığım sürece yaptıklarına şahitlik ettim. Fakat ne zaman ki Sen benim canımı aldın, artık onların gözetleyicisi yalnızca Sen oldun. Zaten Sen, her bir şeye ta özünden şahitsin.
Suat Yıldırım
116, 117, 118. Hem Allah Teâlâ: “Ey Meryem oğlu İsa! ” Sen mi insanlara “Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı edinin” dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: “Hâşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbî! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz. ” “Hem söylediysem malûmundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen'in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin. ”“Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: “Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. ”“Ya Rabbî! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen'in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakîm (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen'sin. ” [4, 172]*
Süleyman Ateş
Ben onlara: Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, diye senin bana emretmiş olduğundan başka bir şey söylemedim. Ben onların içinde olduğum sürece onları kolladım, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen (yalnız) Sen oldun. Sen herşeyi görensin.
Şaban Piriş
Ben onlara “Rabbim ve Rabbimiz olan Allaha kulluk edin” diye; senin bana emrettiğin dışında bir şey söylemedim. Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit oldum. Beni öldürdüğün zaman da onları sen gözetiyordun. Sen, her şeye şahitsin.
Yaşar Nuri Öztürk
"Onlara, senin bana emrettiğin şu sözden başka birşey söylemedim: Benim Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' İçlerinde olduğum sürece üzerlerine tanıktım. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Ve sen zaten herşey üzerine bir Şehid'sin, bir tanıksın."
Edip-Layth-Martha
"I only said to them what You commanded me to say, that you shall serve God my Lord and your Lord; and I was witness over them as long as I was with them, but when You took me, You were watcher over them. You are witness over all things."
Muhammad Asad
Nothing did I tell them beyond what Thou didst bid me [to say]: `Worship God, [who is] my Sustainer as well as your Sustainer.' And I bore witness to what they did as long as I dwelt in their midst; but since Thou hast caused me to die, Thou alone hast been their keeper:* for Thou art witness unto everything.
Rashad Khalifa
"I told them only what You commanded me to say, that: `You shall worship GOD, my Lord and your Lord.' I was a witness among them for as long as I lived with them. When You terminated my life on earth, You became the Watcher over them. You witness all things.,
The Monotheist Group
"I only said to them what You commanded me to say, that you shall serve God my Lord and your Lord; and I was witness over them as long as I was with them, but when You terminated my life, You were watcher over them. You are witness over all things."