Maide Sûresi31. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فبعث | ب ع ثBAS̃ | febeǎṧe | derken gönderdi | Then (was) sent |
| 2 | الله | — | llahu | Allah | (by) Allah |
| 3 | غرابا | غ ر بĞRB | ğurāben | bir karga | a crow, |
| 4 | يبحث | ب ح ثBḪS̃ | yebHaṧu | eşeleyen | it (was) scratching |
| 5 | في | — | fī | in | |
| 6 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeri | the earth |
| 7 | ليريه | ر ا يREY | liyuriyehu | ona göstermek için | to show him |
| 8 | كيف | ك ي فKYF | keyfe | nasıl | how |
| 9 | يواري | — | yuvārī | gömeceğini | to hide |
| 10 | سوءة | س و اSVE | sev'ete | cesedini | (the) dead body |
| 11 | أخيه | ا خ وEḢV | eḣīhi | kardeşinin | (of) his brother. |
| 12 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He said, |
| 13 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 14 | ويلتا | و ي لVYL | veyletā | yazık | Woe to |
| 15 | أعجزت | ع ج زACZ | eǎceztu | aciz miyim | Am I unable |
| 16 | أن | — | en | that | |
| 17 | أكون | ك و نKVN | ekūne | ben olmaya | I can be |
| 18 | مثل | م ث لMS̃L | miṧle | gibi | like |
| 19 | هذا | — | hāƶā | şu | this |
| 20 | الغراب | غ ر بĞRB | l-ğurābi | karga | [the] crow |
| 21 | فأواري | — | fe uvāriye | gömmekten | and hide |
| 22 | سوءة | س و اSVE | sev'ete | cesedini | (the) dead body |
| 23 | أخي | ا خ وEḢV | eḣī | kardeşimin | "(of) my brother?""" |
| 24 | فأصبح | ص ب حṦBḪ | feeSbeHa | ve oldu | Then he became |
| 25 | من | — | mine | -dan | of |
| 26 | النادمين | ن د مND̃M | n-nādimīne | pişman olanlar- | the regretful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فبعث الله غرابا يبحث فى الارض ليريه كيف يورى سوءة اخيه قال يويلتى اعجزت ان اكون مثل هذا الغراب فاورى سوءة اخى فاصبح من الندمين
Arapça (Harekeli)
فَبَعَثَ اللَّهُ غُرَابًا يَبْحَثُ فِي الْأَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَارِي سَوْءَةَ أَخِيهِ قَالَ يَا وَيْلَتَا أَعَجَزْتُ أَنْ أَكُونَ مِثْلَ هَذَا الْغُرَابِ فَأُوَارِيَ سَوْءَةَ أَخِي فَأَصْبَحَ مِنَ النَّادِمِينَ
Transliterasyon
Fe beasallâhu gurâben yebhasu fîl ardı li yuriyehu keyfe yuvârî sev’ete ahîh|i| kâle yâ veyletâ e aceztu en ekûne misle hâzel gurâbi fe uvâriye sev’ete ahî, fe asbaha minen nâdimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
FabaAAatha All<span class="u">a</span>hu ghur<span class="u">a</span>ban yab<span class="u">h</span>athufee al-ar<span class="u">d</span>i liyuriyahu kayfa yuw<span class="u">a</span>ree saw-ataakheehi q<span class="u">a</span>la y<span class="u">a</span> waylat<span class="u">a</span> aAAajaztu an akoonamithla h<span class="u">atha</span> alghur<span class="u">a</span>bi faow<span class="u">a</span>riya saw-ataakhee faa<span class="u">s</span>ba<span class="u">h</span>a mina a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>dimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için Allah, bir karga gönderdi. Bu karga, yeri eşmedeydi. Yazıklar olsun bana dedi, kardeşimin cesedini gömmede şu karga kadar bile olamadım ha? Ve o, artık nedamet edenlere katılmıştı zâten.
Ali Bulaç
Derken, Allah, ona, yeri eşeleyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. "Bana yazıklar olsun" dedi. "Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?" Artık o, pişman olmuştu.
Bayraktar Bayraklı
Derken Allah, ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi; karganın yaptığını görünce, “Yazık bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim ben?” dedi ve pişman olanlardan oldu!
Diyanet İşleri
Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım mı ki, kardeşimin cesedini gömeyim" dedi ve ettiğine yananlardan oldu.*
Edip Yüksel
ALLAH kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazık bana; kardeşimin cesedini gömme konusunda bu karga kadar bile olamadım" diyerek pişman oldu.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. "Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan oldu.
Erhan Aktaş
Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu.* “Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!” dedi. Pişman olanlardan oldu.
Hakkı Yılmaz
Sonra Allah, hemen ona kardeşinin cesedini nasıl gömmekte olduğunu göstermek için toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. O, “Yazıklar olsun bana, ben, şu karga gibi olmaklığımla âciz mi oldum da kardeşimin cesedini gömüyorum.” dedi. Sonra da pişman olanlardan oldu.
Muhammed Esed
Bunun üzerine Allah, kardeşinin cesedinin çıplaklığını nasıl gizleyebileceğini ona göstersin diye toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. (Bunu gören Kâbil,) "Eyvah" diye haykırdı, "Yazıklar olsun bana! Ben, bu karganın yaptığını yapmayacak kadar ve kardeşimin cesedinin çıplaklığını gizleyemeyecek kadar aciz miyim?" Ve bunun üzerine vicdan azabı ile çarpıldı.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstersin diye toprağı eşeleyen bir karga gönderdi. "Eyvah, yazıklar olsun bana!" dedi, "ben bu karganın yaptığını yapamayacak, kardeşimin cesedini örtemeyecek kadar aciz biri miyim?" En sonunda pişman olmuştu.
Suat Yıldırım
Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermesi için yeri eşen bir karga gönderdi. Kabil: “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar bile olup da kardeşimin cesedini örtemedim! ” dedi ve pişmanlığa düşenlerden oldu. *
Süleyman Ateş
Derken Allah, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Karganın yaptığını görünce); "Yazık bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyin (ben?)" dedi ve pişman olanlardan oldu!
Şaban Piriş
Allah, kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek için ona yeri eşeleyen bir karga gönderdi.- Bana yazıklar olsun. Kardeşimin ölüsünü gömmek için bu karga kadar bile olmaktan acizim, dedi ve pişman olanlardan oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl saklayacağını ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. O dedi ki: "Vay be! Şu karga kadar bile olamıyor muyum ki, kardeşimin cesedini saklayayım." Bu arada pişmanlık duyanlardan olmuştu.
Edip-Layth-Martha
So God sent forth a raven to scratch the land and show him how to bury his brother's body. He said, "Woes on me, I failed to be like this raven and bury my brother's body!" So he became of those who regretted.*
Muhammad Asad
Thereupon God sent forth a raven which scratched the earth, to show him how he might conceal the nakedness of his brother's body. [And Cain] cried out: "Oh, woe is me! Am I then too weak to do what this raven did,* and to conceal the nakedness of my brother's body?" - and was thereupon smitten with remorse.*
Rashad Khalifa
GOD then sent a raven to scratch the soil, to teach him how to bury his brother's corpse. He said, "Woe to me; I failed to be as intelligent as this raven, and bury my brother's corpse." He became ridden with remorse.,
The Monotheist Group
So God sent forth a raven to scratch the land and show him how to deal with the body of his brother. He said: "Woe to me! Am I not even able to be like this raven and deal with the body of my brother?" So he became of those who regretted.