Maide Sûresi36. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieve, |
| 4 | لو | — | lev | eğer | if |
| 5 | أن | — | enne | şüphesiz | that |
| 6 | لهم | — | lehum | kendilerinin olsa | for them |
| 7 | ما | — | mā | olanların | (is) what |
| 8 | في | — | fī | (is) in | |
| 9 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzünde | the earth |
| 10 | جميعا | ج م عCMA | cemīǎn | hepsi | all |
| 11 | ومثله | م ث لMS̃L | ve miṧlehu | ve onun bir katı daha | and the like of it |
| 12 | معه | — | meǎhu | onunla beraber | with it, |
| 13 | ليفتدوا | ف د يFD̃Y | liyeftedū | fidye verseler | to ransom themselves |
| 14 | به | — | bihi | onu | with it, |
| 15 | من | — | min | from | |
| 16 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābi | azabına karşılık | (the) punishment |
| 17 | يوم | ي و مYVM | yevmi | gününün | (of the) Day |
| 18 | القيامة | ق و مGVM | l-ḳiyāmeti | kıyamet | (of) the Resurrection, |
| 19 | ما | — | mā | not | |
| 20 | تقبل | ق ب لGBL | tuḳubbile | kabul edilmez | will be accepted |
| 21 | منهم | — | minhum | kendilerinden | from them, |
| 22 | ولهم | ل ه مLHM | ve lehum | ve Onların | And for them |
| 23 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (is) a punishment |
| 24 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذين كفروا لو ان لهم ما فى الارض جميعا ومثله معه ليفتدوا به من عذاب يوم القيمة ما تقبل منهم ولهم عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِهِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
İnnellezîne keferû lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu li yeftedû bihî min azâbi yevmil kıyâmeti mâ tukubbile minhum, ve lehum azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>eena kafaroo law annalahum m<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i jameeAAan wamithlahu maAAahuliyaftadoo bihi min AAa<span class="u">tha</span>bi yawmi alqiy<span class="u">a</span>mati m<span class="u">a</span>tuqubbila minhum walahum AAa<span class="u">tha</span>bun aleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlar, yeryüzünde ne varsa hepsine, hattâ bir misli fazlasına sahip olsalar da kıyâmet gününün azâbından kurtulmak için hepsini verseler gene makbule geçmez ve onlara pek elemli bir azap vardır.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, inkar edenler, yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha onların olsa, bununla da kıyamet gününün azabından (kurtulmak için) fidye vermeye kalkışsalar, yine onlardan kabul edilmez. Onlar için acı bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Şüphe yok ki kâfirler, yeryüzündeki her şey ve bunun yanında bir o kadarı da kendilerinin olsa, kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler, onlardan asla kabul edilmez. Onlar için acı bir azap vardır.
Diyanet İşleri
Şüphe yok ki kafir olanlar, yer yüzündeki her şey ve bunun yanında da bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez; onlar için acı bir azap vardır.
Edip Yüksel
İnkârcılar, yeryüzündekilerin hepsine ve bir o kadarına da sahip olsalardı ve onları diriliş gününün azabından kurtulmak için fidye verselerdi kendilerinden kabul edilmezdi. Onlara acıklı bir azap var.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı daha inkâr edenlerin olsa, bunlar kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye olarak verseler yine onlardan kabul edilmez. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Erhan Aktaş
Yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, gerçeği yalanlayan nankörlerin olsa ve Kıyamet Günü’nün azabından kurtulmak için bunları fidye olarak verseler, bu onlardan asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz, kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olan şu kimseler; bütün yeryüzündekiler ve onunla birlikte bir o kadarı daha, kıyâmet gününün azabından kurtulmalık vermek için kendilerinin olsa, onlardan kabul edilmez. Ve onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Muhammed Esed
Şüphe yok ki, hakikati inkara şartlanmış olanlar, Kıyamet Günü'ndeki azaptan kurtulmak için yeryüzündeki her şeyi ve hatta iki kat fazlasını fidye olarak teklif etseler de kabul ettiremezler; çünkü şiddetli bir azap bekler onları.
Mustafa İslamoğlu
Kuşkusuz inkarda direnenler, eğer yeryüzündeki her şeyi, hatta onun iki katını Kıyamet Günü'nün azabından kurtulmak için fidye olarak verseler asla kabul ettiremezler. Can yakıcı bir azap onları bekler.
Suat Yıldırım
Kâfirler, kıyamet günü cezaları olan azaptan kurtulmaları için, dünyada olan her şeyi, bir misli fazlasıyla verseler dahi kendilerinden kabul edilmez. Onlara can yakıcı bir azap vardır. [10, 54; 13, 18; 39, 47; 70, 11-14]
Süleyman Ateş
O inkar edenler var ya, eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onun bir katı daha kendilerinin olsa da, kıyamet gününün azabından kurtulmak için (bunları) fidye verseler, kendilerinden kabul edilmez. Onlar için acı bir azab vardır.
Şaban Piriş
Doğrusu, yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha kafirlerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara acı verici bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre batanlar var ya, yeryüzündekilerin hepsi ve yanında bir o kadarı kendilerinin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye verseler, onlardan bu bile kabul edilmez. Korkunç bir azap vardır onlar için.
Edip-Layth-Martha
Those who have rejected, if they had all that is on earth and the same again with it to ransom against the retribution of the day of Resurrection, it will not be accepted from them; and they will have a painful retribution.
Muhammad Asad
Verily, if those who are bent on denying the truth had all that is on earth, and twice as much,* to offer as ransom from suffering on the Day of Resurrection, it would not be accepted from them: for grievous suffering awaits them.
Rashad Khalifa
Certainly, those who disbelieved, if they possessed everything on earth, even twice as much, and offered it as ransom to spare them the retribution on the Day of Resurrection, it would not be accepted from them; they have incurred a painful retribution.,
The Monotheist Group
Those who have rejected, if they had all that is on the earth and the same again with it to ransom against the retribution of the Day of Resurrection, it will not be accepted from them; and they will have a painful retribution.