Maide Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (41 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | gerçekten | Indeed, |
| 2 | أنزلنا | ن ز لNZL | enzelnā | biz indirdik | We revealed |
| 3 | التوراة | — | t-tevrāte | Tevrat'ı | the Taurat |
| 4 | فيها | — | fīhā | onda vardır | in it |
| 5 | هدى | ه د يHD̃Y | huden | yol gösterme | (was) Guidance |
| 6 | ونور | ن و رNVR | ve nūrun | ve nur | "and light;" |
| 7 | يحكم | ح ك مḪKM | yeHkumu | hüküm verirlerdi | judged |
| 8 | بها | — | bihā | onunla | by it |
| 9 | النبيون | ن ب اNBE | n-nebiyyūne | peygamberler | the Prophets, |
| 10 | الذين | — | elleƶīne | öyle ki | those who |
| 11 | أسلموا | س ل مSLM | eslemū | İslam olmuş | had submitted (to Allah) |
| 12 | للذين | — | lilleƶīne | kimselere | for those who |
| 13 | هادوا | ه و دHVD̃ | hādū | yahudi(lere) | were Jews, |
| 14 | والربانيون | ر ب بRBB | ve rrabbāniyyūne | ve Rabbanilere | and the Rabbis, |
| 15 | والأحبار | ح ب رḪBR | vel'eHbāru | ve alimlere | and the scholars, |
| 16 | بما | — | bimā | dolayı | with what |
| 17 | استحفظوا | ح ف ظḪFƵ | stuHfiZū | korumakla görevlendirildiklerinden | they were entrusted |
| 18 | من | — | min | of | |
| 19 | كتاب | ك ت بKTB | kitābi | Kitabını | (the) Book |
| 20 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 21 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | idiler | and they were |
| 22 | عليه | — | ǎleyhi | onun üzerine | to it |
| 23 | شهداء | ش ه دŞHD̃ | şuhedā'e | şahitler | witnesses. |
| 24 | فلا | — | felā | So (do) not | |
| 25 | تخشوا | خ ش يḢŞY | teḣşevu | korkmayın | fear |
| 26 | الناس | ن و سNVS | n-nāse | insanlardan | the people |
| 27 | واخشون | خ ش يḢŞY | veḣşevni | benden korkun | but fear Me, |
| 28 | ولا | — | ve lā | and (do) not | |
| 29 | تشتروا | ش ر يŞRY | teşterū | ve satmayın | sell |
| 30 | بآياتي | ا ي يEYY | biāyātī | benim ayetlerimi | My Verses |
| 31 | ثمنا | ث م نS̃MN | ṧemenen | bir paraya | (for) a price, |
| 32 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | azıcık | little. |
| 33 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 34 | لم | — | lem | (does) not | |
| 35 | يحكم | ح ك مḪKM | yeHkum | hükmetmezse | judge |
| 36 | بما | — | bimā | ile | by what |
| 37 | أنزل | ن ز لNZL | enzele | indirdiği | has revealed |
| 38 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah, |
| 39 | فأولئك | — | feulāike | işte | then those |
| 40 | هم | — | humu | onlar | [they] |
| 41 | الكافرون | ك ف رKFR | l-kāfirūne | kafirlerdir | (are) the disbelievers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا انزلنا التورىة فيها هدى ونور يحكم بها النبيون الذين اسلموا للذين هادوا والربنيون والاحبار بما استحفظوا من كتب الله وكانوا عليه شهداء فلا تخشوا الناس واخشون ولا تشتروا بايتى ثمنا قليلا ومن لم يحكم بما انزل الله فاولئك هم الكفرون
Arapça (Harekeli)
إِنَّا أَنزَلْنَا التَّوْرَاةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذِينَ أَسْلَمُوا لِلَّذِينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْأَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِن كِتَابِ اللَّهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَاءَ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَنًا قَلِيلًا وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
Transliterasyon
İnnâ enzelnet tevrâte fîhâ huden ve nûr(nûrun), yahkumu bihen nebiyyûnellezîne eslemû lillezîne hâdû ver rabbâniyyûne vel ahbâru bimestuhfizû min kitâbillâhi ve kânû aleyhi şuhedâe, fe lâ tahşevûn nâse vahşevni ve lâ teşterû bi âyâtî semenen kalîlâ(kalîlen) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> anzaln<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ttawr<span class="u">a</span>tafeeh<span class="u">a</span> hudan wanoorun ya<span class="u">h</span>kumu bih<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnabiyyoonaalla<span class="u">th</span>eena aslamoo lilla<span class="u">th</span>eena h<span class="u">a</span>doo wa<span class="b">al</span>rrabb<span class="u">a</span>niyyoonawa<span class="b">a</span>l-a<span class="u">h</span>b<span class="u">a</span>ru bim<span class="u">a</span> istu<span class="u">h</span>fi<span class="i"><span class="u">th</span></span>oomin kit<span class="u">a</span>bi All<span class="u">a</span>hi wak<span class="u">a</span>noo AAalayhi shuhad<span class="u">a</span>afal<span class="u">a</span> takhshawoo a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sa wa<span class="b">i</span>khshawniwal<span class="u">a</span> tashtaroo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tee thamanan qaleelanwaman lam ya<span class="u">h</span>kum bim<span class="u">a</span> anzala All<span class="u">a</span>hu faol<span class="u">a</span>-ikahumu alk<span class="u">a</span>firoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz, Tevrat'ı indirdik, onda doğru yola sevk ediş ve nûr var. Tanrıya teslîm olan peygamberlerle hükümleri bilenler ve Allah kitabını korumaya memûr olan bilginler, Yahûdilere, hep ona göre hüküm verirlerdi ve hepsi de o kitabın doğruluğuna tanıktı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi, az bir menfaat karşılığında satmayın ve kimler, Allah'ın indirdiği hükme uygun olarak hüküm vermezlerse onlardır kâfirlerin ta kendileri
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, Biz Tevrat’ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın Kitabı’nı korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.
Bayraktar Bayraklı
Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik; onda yol gösterme ve nûr vardır. Teslim olmuş peygamberler, onunla Yahudilere hüküm verirlerdi; kendilerini Tanrı'ya vermiş zâhid ve âbidler de Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla hüküm verirlerdi ve onu gözetleyip kollarlardı. “Ey Allah'ın kitabına tanık olanlar, insanlardan korkmayınız, benden korkunuz ve benim âyetlerimi az bir paraya satmayınız! Kimler Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kâfirler onlardır!”
Diyanet İşleri
Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik. Kendilerini (Allah'a) vermiş peygamberler onunla yahudilere hükmederlerdi. Allah'ın Kitab'ını korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş zahidler ve bilginler de(onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir.
Edip Yüksel
İçinde hidayet ve ışık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Müslüman peygamberler onunla Yahudiler arasında hüküm veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de ALLAH'ın kitabından emredildikleri şeylerle hüküm verirler ve onun üzerine tanık olurlardı. Halkı yüceltmeyin, beni yüceltin ve ayetlerimi ucuz bir fiyata satmayın. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler inkârcıdır.*
Elmalılı Hamdi Yazır
İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat'ı, elbette biz indirdik. Müslüman olan peygamberler, yahudiler hakkında hükmederler, kendilerini Tanrıya adamış zâhitler, âlimler de, Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden (onunla hüküm verirler) ve onun Allah'ın kitabı olduğuna şahitlik ederlerdi. İnsanlardan korkmayın, benden korkun, âyetlerimi az bir paraya satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Erhan Aktaş
Kuşkusuz, Biz, içinde doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat’ı indirdik. Nebiler onunla, teslim olan Yahudiler, rabbaniler* ve ahbar* için hükmediyorlardı. Onlar da Allah’ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin. Ve Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, nankörlerin ta kendileridir.
Hakkı Yılmaz
İçinde doğru yol rehberi ve ışık bulunan Tevrât'ı, şüphesiz Biz indirdik. Müslümanlaşmış kişiler olan peygamberler onunla Yahudilere hükmederler, kendilerini Allah'a adamış kişiler ve hahamlar da, Allah'ın kitabından kendilerinden korumaları istenilen ve kendilerinin de üzerine tanıklık ettikleri şeylerle hükmederler. İnsanlara saygı duyup ürpermeyin, Bana saygı duyup ürperin. Benim âyetlerimi de az bir paraya satmayın. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselerin ta kendileridir.
Muhammed Esed
Şüphe yok ki, içinde rehberlik ve aydınlık bulunan Tevrat'ı indiren Biziz. Kendilerini Allah'a teslim eden peygamberler, ona dayanarak yahudi itikadına uyanlar arasında hüküm verirlerdi;58 (eski) din adamları ve hahamları da öyle yaptılar, çünkü Allah'ın kelâmının bir kısmı onların himayesine emanet edilmişti; ve hepsi onun doğruluğuna şahitlik yaptılar. Bu nedenle, (ey İsrailoğulları,) insanlardan korku duymayın , yalnız Benden korkun; ve Benim mesajlarımı önemsiz bir kazanç karşılığı değiştirmeyin: Çünkü Allah'ın indirdiklerine göre hüküm vermeyenler, gerçekten hakikati inkar edenlerdir!
Mustafa İslamoğlu
Şüphe yok ki, kendisinde rehberlik ve ışık bulunan Tevrat'ı Biz indirdik. Hepsi de Allah'a teslim olmuş bulunan peygamberler, Yahudi olanlara onunla hükmetmişlerdi; Allah kelamından bir kısmı kendi korumalarına bırakıldığı için, Allah'a adanmış adamlar ve hahamlar da öyle yapmışlardı; hepsi de ona şahit idiler. O halde (Ey Yahudileşen İsrailoğulları), gözünüzde büyüttüğünüz insanlardan korkmayın, Benden korkun! Ayetlerimi az bir menfaat karşılığı pazarlamayın! Zira Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridirler.
Suat Yıldırım
İçinde hidâyet ve nûr olan Tevrat'ı biz indirdik. Kendilerini Hakka teslim eden nebîler, Yahudilerle ilgili meselelerde onunla hükmederlerdi. Alimler ve mürşitler de Allah'ın kitabını koruma ile görevlendirilmeleri sebebiyle yine onunla hüküm verirlerdi. Hepsi de kitabın hak olduğunun şahitleri idiler. O halde ey hakimler, insanlardan korkmayın, Benden korkun. Âyetlerimi az bir menfaat karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ahkâm ile hükmetmezse işte onlar tam kâfirdirler.*
Süleyman Ateş
Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik, onda yol gösterme ve nur vardır. İslam olmuş peygamberler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi, kendilerini Tanrıya vermiş zahidler ve alimler de "Allah'ın Kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla (hüküm verirlerdi) ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hİkimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kafirler onlardır!*
Şaban Piriş
Tevratı yol gösterici ve aydınlatıcı olarak biz indirdik. Kendisini Allaha teslim etmiş peygamberler, Yahudilere Tevrat ile ve Rabbin yolunda yürüyenler, bilginler de Allahın kitabından elde kalmış olan kısmı ile hükmederlerdi. Tevratı gözetiyorlardı. O halde insanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedelle değiştirmeyin. Allahın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kafirlerin ta kendileridir.
Edip-Layth-Martha
We have sent down the Torah, in it is guidance and a light; the prophets who have peacefully surrendered judged with it for those who are Jews, as well as the Rabbis, and the Priests, for what they were entrusted of God's book, and they were witness over it. So do not revere the people but revere Me; and do not purchase with My signs a cheap price. Whoever does not judge with what God has sent down, then these are the ingrates.*
Muhammad Asad
Verily, it is We who bestowed from on high the Torah, wherein there was guidance and light. On `its strength did the prophets, who had surrendered themselves unto God, deliver judgment unto those who followed the Jewish faith;* and so did the [early] men of God and the rabbis, inasmuch as some of God's writ had been entrusted to their care;* and they [all] bore witness to its truth. Therefore, [O children of Israel,] hold not men in awe, but stand in awe of Me; and do not barter away My messages for a trifling gain:* for they who do not judge in accordance with what God has bestowed from on high are, indeed, deniers of the truth!
Rashad Khalifa
We have sent down the Torah, containing guidance and light. Ruling in accordance with it were the Jewish prophets, as well as the rabbis and the priests, as dictated to them in GOD's scripture, and as witnessed by them. Therefore, do not reverence human beings; you shall reverence Me instead. And do not trade away My revelations for a cheap price. Those who do not rule in accordance with GOD's revelations are the disbelievers.,
The Monotheist Group
We have sent down the Torah, in it is a guidance and a light; the prophets whohave submitted judged with it for those who are Jewish, and the Devotees, and the Priests, for what they were entrusted of the Book of God, and they were witness over. So do not be concerned with the people but be concerned with Me; and do not purchase with My revelations a cheap price. And whoever does not judge with what God has sent down, then these are the rejecters.