Maide Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكتبنا | ك ت بKTB | ve ketebnā | ve yazdık | And We ordained |
| 2 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | for them |
| 3 | فيها | — | fīhā | onda | in it |
| 4 | أن | — | enne | mukakkak | that - |
| 5 | النفس | ن ف سNFS | n-nefse | cana | the life |
| 6 | بالنفس | ن ف سNFS | bin-nefsi | can | for the life, |
| 7 | والعين | ع ي نAYN | vel'ǎyne | ve göze | and the eye |
| 8 | بالعين | ع ي نAYN | bil-ǎyni | göz | for the eye, |
| 9 | والأنف | ا ن فENF | vel'enfe | ve buruna | and the nose |
| 10 | بالأنف | ا ن فENF | bil-enfi | burun | for the nose, |
| 11 | والأذن | ا ذ نEZ̃N | vel'uƶune | ve kulağa | and the ear |
| 12 | بالأذن | ا ذ نEZ̃N | bil-uƶuni | kulak | for the ear, |
| 13 | والسن | س ن نSNN | ve ssinne | ve dişe | and the tooth |
| 14 | بالسن | س ن نSNN | bis-sinni | diş | for the tooth, |
| 15 | والجروح | ج ر حCRḪ | velcurūHa | ve yaralara | and (for) wounds |
| 16 | قصاص | ق ص صGṦṦ | ḳiSāSun | kısas | (is) retribution. |
| 17 | فمن | — | femen | kim | But whoever |
| 18 | تصدق | ص د قṦD̃G | teSaddeḳa | bağışlarsa | gives charity |
| 19 | به | — | bihi | bunu | with it, |
| 20 | فهو | — | fehuve | o | then it is |
| 21 | كفارة | ك ف رKFR | keffāratun | keffaret olur | an expiation |
| 22 | له | — | lehu | kendisi için | for him. |
| 23 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 24 | لم | — | lem | (does) not | |
| 25 | يحكم | ح ك مḪKM | yeHkum | hükmetmezse | judge |
| 26 | بما | — | bimā | ile | by what |
| 27 | أنزل | ن ز لNZL | enzele | indirdiği | has revealed |
| 28 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah, |
| 29 | فأولئك | — | feulāike | işte | then those |
| 30 | هم | — | humu | onlar | [they] |
| 31 | الظالمون | ظ ل مƵLM | Z-Zālimūne | zalimlerdir | (are) the wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكتبنا عليهم فيها ان النفس بالنفس والعين بالعين والانف بالانف والاذن بالاذن والسن بالسن والجروح قصاص فمن تصدق به فهو كفارة له ومن لم يحكم بما انزل الله فاولئك هم الظلمون
Arapça (Harekeli)
وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَا أَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْأَنفَ بِالْأَنفِ وَالْأُذُنَ بِالْأُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Transliterasyon
Ve ketebnâ aleyhim fîhâ ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curûha kısâs(kısâsun) fe men tesaddeka bihî fe huve keffâretun leh|u| ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wakatabn<span class="u">a</span> AAalayhim feeh<span class="u">a</span> annaa<span class="b">l</span>nnafsa bi<span class="b">al</span>nnafsi wa<span class="b">a</span>lAAayna bi<span class="b">a</span>lAAayniwa<span class="b">a</span>l-anfa bi<span class="b">a</span>l-anfi wa<span class="b">a</span>lo<span class="u">th</span>una bi<span class="b">a</span>lo<span class="u">th</span>uniwa<span class="b">al</span>ssinna bi<span class="b">al</span>ssinni wa<span class="b">a</span>ljuroo<span class="u">h</span>a qi<span class="u">sas</span>unfaman ta<span class="u">s</span>addaqa bihi fahuwa kaff<span class="u">a</span>ratun lahu wamanlam ya<span class="u">h</span>kum bim<span class="u">a</span> anzala All<span class="u">a</span>hu faol<span class="u">a</span>-ikahumu a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve o kitapta onlara hükmettik ki cana karşılık can, göze karşılık göz, burna karşılık burun, kulağa karşılık kulak, dişe karşılık diş ve yaralara karşılık da yaralarla kısas var. Fakat kim bağışlar da hakkından geçerse bu, suçlarının yarlıganmasına sebep olur ve kimler, Allah'ın indirdiği hükme göre hüküm vermezlerse onlardır zâlimlerin ta kendileri.
Ali Bulaç
Biz onda, onların üzerine yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir kefarettir. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.
Bayraktar Bayraklı
O hak kitabında onlara, “Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas/ödeşme” yazdık. Kim bunu bağışlar, kısâs hakkından vazgeçerse o, kendisi için kefâret olur ve kimler Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse zâlimler onlardır!
Diyanet İşleri
Tevrat'ta onlara şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (Her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bunu (kısası) bağışlarsa kendisi için o keffaret olur. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerdir.*
Edip Yüksel
Orada onlara: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara ödeşmeyi emrettik. Kim bu hakkından vazgeçerse günahlarını örter. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler zalimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz Tevrat'ta onlara, cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılıklı kısas (ödeşme) yazdık. Bununla beraber kim kısas hakkını bağışlarsa, bu kendi günahlarına keffaret olur. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Erhan Aktaş
Ve Biz, onda, onların üzerine yazdık: “Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda kısas* vardır.”. Artık kim onunla tasadduk* ederse o, onun için bir kefarettir.* Ve Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridirler.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, Tevrât'ta onlara, zata zat, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş yazdık. Yaralara kısas vardır. Bununla beraber kim kısas hakkını bağışlarsa, bu kendisi için kefaret olur. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar yanlış; kendi zararlarına iş yapanların ta kendileridir.
Muhammed Esed
Ve onlar için (Tevrat'ta) hükmettik: cana can, göze göz, dişe diş, kulağa kulak, buruna burun ve yaralamalarda (benzer) bir karşılık; ama kim hayrı için ondan vazgeçerse, bu geçmiş günahlarının bir kısmına kefaret olacaktır. Allah'ın vahyettiğine göre hüküm vermeyenler, işte onlar zalimlerdir!
Mustafa İslamoğlu
Onlara orada şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda eş değer bir karşılık; fakat kim de onu bağışlarsa, o kendi günahlarına keffarettir. Ama Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridirler.
Suat Yıldırım
Hem Tevrat'ta onlara şu hükmü de farz kıldık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş karşılıktır. Hülasa bütün yaralamalar birbirine kısas edilir. Fakat kim bu kısas hakkından feragat edip bağışlarsa bu, kendi günahları için keffaret olur. Kim Allah'ın indirdiği ahkâm ile hükmetmezse işte onlar tam zalimdirler. [2, 178] {KM, Çıkış 21, 23-25; Levililer 24, 17-20; Tesniye 19, 21}*
Süleyman Ateş
O(Hak Kitabı)nda onlara, cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılıklı kısas (ödeşme) yazdık. Kim bunu bağışlar(kısas hakkından vazgeçer)se o, kendisi için keffaret olur. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte zalimler onlardır.*
Şaban Piriş
Kitapta onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu onun günahlarına kefaret olur. Allahın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
O Kitap'ta onlar üzerine şöyle yazmıştık: Cana can, göze göz, burna burun, kulağa kulak, dişe diş... Yaralamalar karşılığında da kısas. Kim kısası bağışlarsa, bu bağışlaması kendisi için günahlara bir perde olur. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir.
Edip-Layth-Martha
We have decreed for them in it that a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and wounds to be similar; and whoever remits anything of it, then it will cancel sins for him. Whoever does not judge by what God has sent down, then these are the wicked.*
Muhammad Asad
And We ordained for them in that [Torah]: A life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and a [similar] retribution for wounds;* but he who shall forgo it out of charity will atone thereby for some of his past sins.* And they who do not judge in accordance with what God has revealed - they, they are the evildoers! ,
Rashad Khalifa
And we decreed for them in it that: the life for the life, the eye for the eye, the nose for the nose, the ear for the ear, the tooth for the tooth, and an equivalent injury for any injury. If one forfeits what is due to him as a charity, it will atone for his sins. Those who do not rule in accordance with GOD's revelations are the unjust.,
The Monotheist Group
And We have decreed for them in it that a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and wounds to be similar; and whoever remits anything of it, then it will cancel sins for him. And whoever does not judge with what God has sent down, then these are the wicked.