Maide Sûresi80. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ترى | ر ا يREY | terā | görürsün | You see |
| 2 | كثيرا | ك ث رKS̃R | keṧīran | çoğunun | many |
| 3 | منهم | — | minhum | onlardan | of them |
| 4 | يتولون | و ل يVLY | yetevellevne | dostluk ettiklerini | taking as allies |
| 5 | الذين | — | elleƶīne | kimselerle | those who |
| 6 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar edenlerle | disbelieved. |
| 7 | لبئس | ب ا سBES | lebi'se | ne kötüdür | Surely evil |
| 8 | ما | — | mā | (is) what | |
| 9 | قدمت | ق د مGD̃M | ḳaddemet | (yapıp) gönderdiği | sent forth |
| 10 | لهم | — | lehum | kendileri için | for them |
| 11 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusuhum | nefislerinin | their souls, |
| 12 | أن | — | en | that | |
| 13 | سخط | س خ طSḢŦ | seḣiTa | gazabetmiştir | became angry |
| 14 | الله | — | llahu | Allah | Allah |
| 15 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | with them |
| 16 | وفي | — | ve fī | ve içinde | and in |
| 17 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābi | azab | the punishment |
| 18 | هم | — | hum | onlar | they |
| 19 | خالدون | خ ل دḢLD̃ | ḣālidūne | sürekli kalacaklardır | (will) abide forever. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ترى كثيرا منهم يتولون الذين كفروا لبئس ما قدمت لهم انفسهم ان سخط الله عليهم وفى العذاب هم خلدون
Arapça (Harekeli)
تَرَى كَثِيرًا مِّنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ أَنفُسُهُمْ أَن سَخِطَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ
Transliterasyon
Terâ kesîran minhum yetevellevnellezîne keferû lebi’se mâ kaddemet lehum enfusuhum en sehıtallâhu aleyhim ve fîl azâbi hum hâlidûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Tar<span class="u">a</span> katheeran minhum yatawallawnaalla<span class="u">th</span>eena kafaroo labi/sa m<span class="u">a </span>qaddamat lahumanfusuhum an sakhi<span class="u">t</span>a All<span class="u">a</span>hu AAalayhim wafee alAAa<span class="u">tha</span>bihum kh<span class="u">a</span>lidoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların çoğunu görürsün ki kâfirlere dostluk ederler. Ne de kötüdür nefislerinin, onlara hazırlayıp sunduğu şey; Allah'ın gazabına uğrayacaklardır ve azâp içinde ebedî olarak kalacaklardır.
Ali Bulaç
Onlardan çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azapta ebedi kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Onlardan çoğunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için önceden hazırladığı şey ne kötüdür! Allah onlara gazap etmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar.
Diyanet İşleri
Onlardan çoğunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için (ahiret hayatları için) önceden hazırladığı şey ne kötüdür: Allah onlara gazabetmiştir ve onlar azap içinde devamlı kalıcıdırlar!
Edip Yüksel
Çoklarının inkârcılarla dost olduğunu görürsün. Nefislerinin kendileri için gönderdiği şey ne kötü. ALLAH onlara gazap etmiştir; azapta sürekli kalacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.
Erhan Aktaş
Onlardan çoğunun, gerçeği yalanlayan nankörleri veli* edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır.
Hakkı Yılmaz
Onlardan birçoğunu, kâfirleri; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kişileri; kollayıcı, gözetici, yönetici yaptıklarını görürsün. Benliklerinin kendilerinin önüne getirdiği şey; Allah'ın kendilerine gazap etmesi ne kadar kötüdür! Onlar, azap içinde de sürekli kalıcıdırlar.
Muhammed Esed
(Ve şimdi) onların bir çoğunun hakikati inkar edenlerle dost olduklarını görebilirsin! İhtiraslarının onları sürüklediği şey (öyle) kötüdür (ki) Allah onlara gazap etmiştir; ve onlar azap içinde yaşayacaklardır.
Mustafa İslamoğlu
Onlardan bir çoğunu küfre saplananlarla sarmaş-dolaş görürsün. Ayartıcı benliklerin kendilerine telkin ettiği şey öylesine kötüdür ki, Allah'ın hışmına uğramışlardır; ve onlar azaba mahkum olacaklardır.
Suat Yıldırım
Onlardan çoğunun kâfirleri velî edindiklerini görürsün. Bu iş -ki onu bizzat kendileri yapmış ve üzerlerine Allah'ın hışmını çekmişlerdir- ne kötü bir davranıştır! Onlar cehennem azabında devamlı kalacaklardır.
Süleyman Ateş
Onlardan çoğunun, inkar edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Gerçekten nefislerinin, kendileri için yapıp gönderdiği ne kötüdür (ki o yüzden) Allah onlara gazabetmiştir ve azabda sürekli kalacaklardır.
Şaban Piriş
Çoğunun, küfredenleri veli edindiklerini görürsün. Nefislerinin takdim ettikleri ne kötüdür ki Allah, onlara gazap etmiş ve onlar azapta ebedidirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan birçoğunun küfre sapanlarla dostluk kurduklarını görürsün. Öz benliklerinin onlar için hazırlayıp sunduğu şey gerçekten çok kötü! Allah, üzerlerine gazap indirmiştir. Azap içinde de onlar sürekli kalacaklardır.
Edip-Layth-Martha
You see many of them allying the ingrates. Wicked is what they have provided for themselves, for God's wrath is upon them, and in the retribution they will abide.
Muhammad Asad
[And now] thou canst see many of them allying themselves with those who are bent on denying the truth! [So] vile indeed is what their passions make them do* that God has condemned them; and in suffering shall they abide.
Rashad Khalifa
You would see many of them allying themselves with those who disbelieve. Miserable indeed is what their hands have sent forth on behalf of their souls. GOD is angry with them and, consequently, they will abide forever in retribution.,
The Monotheist Group
You see many of them allying the rejecters. Wicked is what their souls have provided for them, for the wrath of God is upon them, and in the retribution they will abide.