Maide Sûresi89. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (45 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1لاNot
2يؤاخذكما خ ذ EḢZ̃yu'āḣiƶukumusizi sorumlu tutmazwill call you to account
3اللهllahuAllahAllah
4باللغول غ وLĞVbil-leğvilağvdan ötürüfor the thoughtless utterances
5فيin
6أيمانكمي م نYMNeymānikumyeminlerinizdekiyour oaths
7ولكنvelākinfakatbut
8يؤاخذكما خ ذ EḢZ̃yu'āḣiƶukumsizi sorumlu tutarHe will call you to account
9بماbimāötürüfor what
10عقدتمع ق دAGD̃ǎḳḳadtumubilerek yaptığınızyou contracted
11الأيماني م نYMNl-eymāneyeminlerden(of) the oath.
12فكفارتهك ف رKFRfekeffāratuhubunun keffaretiSo its expiation
13إطعامط ع مŦAMiT'ǎāmuyedirmektir(is) feeding
14عشرةع ش رAŞRǎşeration(of) ten
15مساكينس ك نSKNmesākīnefakirineedy people
16منminof
17أوسطو س طVSŦevseTiorta derecesindenaverage
18ماne ki(of) what
19تطعمونط ع مŦAMtuT'ǐmūneyediriyorsunuzyou feed
20أهليكما ه لEHLehlīkumailenizeyour families
21أوevyahutor
22كسوتهمك س وKSVkisvetuhumonları giydirmektirclothing them
23أوevya daor
24تحريرح ر رḪRRteHrīruhürriyete kavuşturmaktırfreeing
25رقبةر ق بRGBraḳabetinbir köleyia slave.
26فمنfemenkimse iseBut whoever
27لمlem(does) not
28يجدو ج دVCD̃yecidbulamayanfind
29فصيامص و مṦVMfeSiyāmuoruç tutsun(that), then fasting
30ثلاثةث ل ثS̃LS̃ṧelāṧetiüç(for) three
31أيامي و مYVMeyyāmingündays.
32ذلكƶālikeişte budurThat
33كفارةك ف رKFRkeffāratukeffareti(is the) expiation
34أيمانكمي م نYMNeymānikumyeminlerinizin(of) your oaths
35إذاiƶāzamanwhen
36حلفتمح ل فḪLFHaleftum(yemini) bozduğunuzyou have sworn.
37واحفظواح ف ظḪFƵveHfeZūve koruyunAnd guard
38أيمانكمي م نYMNeymānekumyeminleriniziyour oaths.
39كذلكkeƶālikeböyleceThus
40يبينب ي نBYNyubeyyinuaçıklıyormakes clear
41اللهllahuAllahAllah
42لكمlekumsizeto you
43آياتها ي يEYYāyātihiayetleriniHis Verses
44لعلكمleǎllekumumulur kiso that you may
45تشكرونش ك رŞKRteşkurūneşükredersiniz(be) grateful.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

لا يواخذكم الله باللغو فى ايمنكم ولكن يواخذكم بما عقدتم الايمن فكفرته اطعام عشرة مسكين من اوسط ما تطعمون اهليكم او كسوتهم او تحرير رقبة فمن لم يجد فصيام ثلثة ايام ذلك كفرة ايمنكم اذا حلفتم واحفظوا ايمنكم كذلك يبين الله لكم ءايته لعلكم تشكرون

Arapça (Harekeli)

لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللَّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ وَلَكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ الْأَيْمَانَ فَكَفَّارَتُهُ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاكِينَ مِنْ أَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ أَهْلِيكُمْ أَوْ كِسْوَتُهُمْ أَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةٍ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ ذَلِكَ كَفَّارَةُ أَيْمَانِكُمْ إِذَا حَلَفْتُمْ وَاحْفَظُوا أَيْمَانَكُمْ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Transliterasyon

Lâ yuâhizukumullâhu bil lagvi fî eymânikum ve lâkin yuâhizukum bimâ akkadtumul eymân|e|, fe keffâretuhu it’âmu aşereti mesâkîne min evsatı mâ tut’ımûne ehlîkum ev kisvetuhum ev tahrîru rakabeh(rakabetin) fe men lem yecid fe sıyâmu selâseti eyyâm(eyyâmin) zâlike keffâretu eymânikum izâ haleftum vahfezû eymânekum kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihi leallekum teşkurûn|e|.

Transliteration (Eng.)

L<span class="u">a</span> yu-<span class="u">a</span>khi<span class="u">th</span>ukumu All<span class="u">a</span>hubi<span class="b">a</span>llaghwi fee aym<span class="u">a</span>nikum wal<span class="u">a</span>kin yu-<span class="u">a</span>khi<span class="u">th</span>ukumbim<span class="u">a</span> AAaqqadtumu al-aym<span class="u">a</span>na fakaff<span class="u">a</span>ratuhu i<span class="u">t</span>AA<span class="u">a</span>muAAasharati mas<span class="u">a</span>keena min awsa<span class="u">t</span>i m<span class="u">a</span> tu<span class="u">t</span>AAimoonaahleekum aw kiswatuhum aw ta<span class="u">h</span>reeru raqabatin faman lamyajid fa<span class="u">s</span>iy<span class="u">a</span>mu thal<span class="u">a</span>thati ayy<span class="u">a</span>min <span class="u">tha</span>likakaff<span class="u">a</span>ratu aym<span class="u">a</span>nikum i<span class="u">tha</span> <span class="u">h</span>alaftum wa<span class="b">i</span><span class="u">h</span>fa<span class="i"><span class="u">th</span></span>ooaym<span class="u">a</span>nakum ka<span class="u">tha</span>lika yubayyinu All<span class="u">a</span>hu lakum <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tihilaAAallakum tashkuroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Boş yere yemin etmenizden dolayı sorumlu tutmaz sizi Allah, fakat yürekten ve kasten ettiğiniz yeminler yüzünden sorumlu tutar. Yemin kefâreti, âilenize yedirdiğiniz yemeklerin orta derecede olanıyla on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek, yahut da bir kul azat etmektir. Bunlara gücü yetmeyen üç gün oruç tutar. İşte yemininizi bozarsanız budur kefâreti. Koruyun yeminlerinizi. Allah, şükredenlerden olursunuz diye âyetlerini işte böyle açıklar size.

Ali Bulaç

Allah sizi, yeminlerinizdeki ‘rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden’ dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) kefareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. (Bunlara imkan) Bulamayan (için) üç gün oruç (vardır.) Bu, yemin ettiğinizde (bozduğunuz) yeminlerinizin kefaretidir. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur ki şükredersiniz.

Bayraktar Bayraklı

Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun kefâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek yahut onları giydirmek ya da bir köle âzat etmektir. Bunları bulamayan kişi üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde, yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz.

Diyanet İşleri

Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffareti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size ayetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz!*

Edip Yüksel

ALLAH rastgele ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak bile bile ettiklerinizden sizi sorumlu tutar. Yemininizi bozarsanız cezası, ailenize genellikle yedirdiğiniz yemeklerden on yoksulu doyurmak veya giydirmek veya bir köleyi salmaktır. Kim bulamazsa üç gün oruç tutmalı. Bu, bile bile ettiğiniz yeminlerinizin cezası. Yeminlerinizi tutun. ALLAH güzel karşılık veresiniz diye ayetlerini böyle açıklıyor.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Fakat kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutar. Bozulan yeminin keffareti (cezası), ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on yoksulu yedirmek veya giydirmek yahut da bir köle azad etmektir. Verecek bir şey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizi bozmanın cezası budur. Yeminlerinizi koruyun. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar ki, şükredesiniz.

Erhan Aktaş

Allah, kasıtsız* yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ancak bilinçli olarak ettiğiniz yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Bunun* bedeli ailenize yedirdiğinizin ortalaması üzerinden on yoksulu yedirmek veya onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Fakat bunlara gücü yetmeyene üç gün oruç vardır. Bozduğunuz yeminlerinizin bedeli budur. Yeminlerinizi bozmayın. Allah, size ayetlerini* böyle açıklıyor. Umulur ki şükredersiniz.*

Hakkı Yılmaz

Allah, sizi, kasıtsız olarak yaptığınız/ağız alışkanlığı yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Fakat kasıtlı yaptığınız/sözleşmeler oluşturduğunuz yeminlerinizden sizi sorumlu tutar; onun kefareti, ehlinize yedirdiğinizin en hayırlısından/en iyisinden on miskini yedirmek veya giydirmektir. Veyahut da bir köleyi özgürleştirmektir. Verecek bir şey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktır. Bu, bozduğunuz zaman yeminlerinizin kefaretidir. Ve yeminlerinizi koruyun. İşte Allah, karşılığını ödersiniz diye âyetlerini sizin için böyle açığa koyar.

Muhammed Esed

ALLAH, düşünmeden ağzınızdan kaçırıverdiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ama bilerek ve isteyerek yaptığınız yeminlerden sorumlu tutacaktır. Böylece, yemininizi bozma karşılığında, on yoksulu kendi ailenize yedirdiğinizin hemen hemen aynısı ile beslemeniz veya onları giydirmeniz veya bir insanı özgürlüğüne kavuşturmanız gerekir; buna imkanı olmayan ise (onun yerine) üç gün oruç tutacaktır. Her ne zaman yemin eder (ve onu bozar)sanız yeminlerinizin kefareti işte bu olacaktır. Öyleyse yeminlerinize sadık olun. Allah mesajlarını size böylece açıklar ki şükredici olasınız.

Mustafa İslamoğlu

Allah, düşüncesizce ağzınızdan kaçırdığınız yeminler hususunda sizi sorumlu tutmaz. Fakat bilinçli olarak yaptığınız yeminlerden sorumlu tutacaktır. Bu tür yeminleri bozmanın karşılığı, kendi ailenize ikram ettiğinizin ortalamasıyla on yoksulu doyurmak ya da giydirmek veya bir insanı özgürlüğü kavuşturmaktır; bunu bulamayan kimse ise üç gün oruç tutar. Bozduğunuz yeminlerin keffareti budur: öyleyse yeminlerinize sadık olun! Allah size ayetlerini böyle açıklar ki, şükredebilesiniz.

Suat Yıldırım

Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden dolayı sorumlu tutmaz, ama bilerek yaptığınız yeminlerden ötürü sorumlu tutar. Böyle bir yemini bozarsanız onun keffâreti, çoluk çocuğunuza yedirdiğiniz orta halli yemek çeşidinden on fakir doyurmak, yahut on fakiri giydirmek veya bir köleyi hürriyetine kavuşturmaktır. Bunlara gücü yetmeyen kimse, üç gün oruç tutsun. İşte yemin ettiğinizde, yemin bozmanın keffareti budur. Yeminlerinize sahip çıkın. Allah işte size âyetlerini böyle açıklıyor, ta ki şükredesiniz.

Süleyman Ateş

Allah sizi, yeminlerinizdeki lağv(kasıtsız olarak yaptığınız yeminler)den ötürü sorumlu tutmaz. Fakat bilerek yaptığınız yeminlerden ötürü sizi sorumlu tutar. Bu(geleceğe bağlı yemini bozma)nın keffareti: ailenize yedirdiğinizin orta derecesinden on fakiri yedir(ip doyur)mak, yahut onları giydirmek, ya da bir boyun(köley)i hürriyete kavuşturmaktır. Bunu bulamayan kimse, üç gün oruç tutsun. İşte yemin ettiğiniz zaman, yeminleriniz(i bozman)ın keffareti budur. yeminlerinizi koruyun. Allah, ayetlerini size böyle açıklıyor ki, şükredesiniz.*

Şaban Piriş

Allah, sizi bilinçsiz olarak yaptığınız yeminlerden dolayı hesaba çekmez. Bilinçli olarak yaptığınız yeminlerden dolayı hesaba çeker. Yemininizi bozma karşılığı, kendi ailenize yedirdiğinizden on yoksulu doyurmaktır. Veya giydirmek ya da bir köleyi hürriyete kavuşturmaktır. Kim bunları bulamazsa üç gün oruç tutması gerekir. Bu, bozduğunuz yeminlerin kefaretidir. Yeminlerinizi tutun. Şükredesiniz diye Allah, ayetlerini işte böyle açıklıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah sizi yeminlerinizdeki boş lakırdıdan ötürü hesaba çekmez, ama bilinçli olarak gerçekleştirdiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutar. Böyle bir yeminin keffareti, ailenize yedirmekte olduğunuzun orta derecesinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek, yahut da özgürlüğünden yoksun kalmış bir benliği özgürlüğüne kavuşturmaktır. Bunlara imkan bulamayan üç gün oruç tutar. Yemin ettiğinizde yeminlerinizin keffareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size ayetlerini böyle açıklar ki şükredebilesiniz.

Edip-Layth-Martha

God will not hold you for your unintentional oaths, but He will hold you for what oaths you have made binding with consideration. Its cancellation shall be the feeding of ten poor people from the average of what you feed your family, or that you clothe them, or that you free a slave; whoever cannot find shall fast for three days; as an atonement when you swear. You shall fulfill your oaths. It is such that God clarifies for you His signs that you may be thankful.*

Muhammad Asad

GOD will not take you to task for oaths which you may have uttered without thought,* but He will take you to task for oaths which you have sworn in earnest. Thus, the breaking of an oath must be atoned for by* feeding ten needy persons with more or less the same food as you are wont to give to your own families,* or by clothing them, or by freeing a human being from bondage; and he who has not the wherewithal shall fast for three days [instead]. This shall be the atonement for your oaths whenever you have sworn [and broken them]. But be mindful of your oaths!'* Thus God makes clear unto you His messages, so that you might have cause to be grateful.

Rashad Khalifa

GOD does not hold you responsible for the mere utterance of oaths; He holds you responsible for your actual intentions. If you violate an oath, you shall atone by feeding ten poor people from the same food you offer to your own family, or clothing them, or by freeing a slave. If you cannot afford this, then you shall fast three days. This is the atonement for violating the oaths that you swore to keep. You shall fulfill your oaths. GOD thus explains His revelations to you, that you may be appreciative.,

The Monotheist Group

God will not hold you for your casual oaths, but He will hold you for what oaths you have made binding; its cancellation shall be the feeding of ten poor from the average of what you feed your family, or that you clothe them, or that you free a slave; whoever cannot find such shall fast for three days; this is a cancellation for making your oaths when you swear. And be careful from making oaths. It is such that God clarifies for you His revelations that you may be thankful.