Maide Sûresi97. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | جعل | ج ع لCAL | ceǎle | kıldı | Has (been) made |
| 2 | الله | — | llahu | Allah | (by) Allah |
| 3 | الكعبة | ك ع بKAB | l-keǎ'bete | Odak | the Kabah, |
| 4 | البيت | ب ي تBYT | l-beyte | -Yapıyı | the House, |
| 5 | الحرام | ح ر مḪRM | l-Harāme | -Yasaklı/Haram | the Sacred, |
| 6 | قياما | ق و مGVM | ḳiyāmen | doğrulunacak | an establishment |
| 7 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | insanlara/insanlar için | for mankind |
| 8 | والشهر | ش ه رŞHR | ve şşehra | ve ayı (kıldı) | and the month(s) |
| 9 | الحرام | ح ر مḪRM | l-Harāme | -Yasaklı/Haram | [the] sacred |
| 10 | والهدي | ه د يHD̃Y | velhedye | ve hediyeledi | and the (animals) for offering |
| 11 | والقلائد | ق ل دGLD̃ | velḳalāide | ve tasmalı kurbanlıkları | and the garlands. |
| 12 | ذلك | — | ƶālike | böylece | That (is) |
| 13 | لتعلموا | ع ل مALM | liteǎ'lemū | anlayasınız diye | so that you may know |
| 14 | أن | — | enne | şüphesiz | that |
| 15 | الله | — | llahe | Allah'ın | Allah |
| 16 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bildiğini | knows |
| 17 | ما | — | mā | olanları | what |
| 18 | في | — | fī | (is) in | |
| 19 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 20 | وما | — | ve mā | ve olanları | and what |
| 21 | في | — | fī | (is) in | |
| 22 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth, |
| 23 | وأن | — | ve enne | ve şüphesiz | and that |
| 24 | الله | — | llahe | Allah'ın | Allah |
| 25 | بكل | ك ل لKLL | bikulli | her | of every |
| 26 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing |
| 27 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bildiğini | (is) All-Knowing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
جعل الله الكعبة البيت الحرام قيما للناس والشهر الحرام والهدى والقلئد ذلك لتعلموا ان الله يعلم ما فى السموت وما فى الارض وان الله بكل شىء عليم
Arapça (Harekeli)
جَعَلَ اللَّهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِّلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَائِدَ ذَلِكَ لِتَعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَأَنَّ اللَّهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Cealallâhul ka’betel beytel harâme kıyâmen lin nâsi veş şehral harâme vel hedye vel kalâid|e| zâlike li ta’lemû ennellâhe ya’lemu mâ fis semâvâti ve ma fîl ardı ve ennellâhe bikulli şey’in alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
JaAAala All<span class="u">a</span>hu alkaAAbata albayta al<span class="u">h</span>ar<span class="u">a</span>maqiy<span class="u">a</span>man li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wa<span class="b">al</span>shshahra al<span class="u">h</span>ar<span class="u">a</span>mawa<span class="b">a</span>lhadya wa<span class="b">a</span>lqal<span class="u">a</span>-ida <span class="u">tha</span>likalitaAAlamoo anna All<span class="u">a</span>ha yaAAlamu m<span class="u">a</span> fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>i waanna All<span class="u">a</span>ha bikullishay-in AAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, Kâbe'yi hac ayını, kurbanı, kurbanlık olduğu bilinsin diye boynuna bir şey asılan hayvanları, insanların geçimine, düzenine sebep etti, böylece de şüphesiz olarak Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsini bildiğini sizin de bilmenizi diledi ve Allah, şüphe yok ki her şeyi bilir.
Ali Bulaç
Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay'ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah'ın gerçekten herşeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Bayraktar Bayraklı
Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, insanlar için maddî ve mânevî yönden bellerini doğrultmalarına sebep kıldı. O saygı değer ayı, kurbanı, boynu bağlı kurbanlıkları da böyle yaptı ki Allah'ın, göklerde ve yerde olanları ve her şeyi bilen olduğunu anlayasınız.
Diyanet İşleri
Allah, Kabe'yi, o saygıya layık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah'ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.
Edip Yüksel
ALLAH, sınırlanmış ev Kâbe'yi, sınırlanmış ayları, adakları ve onları işaretleyen çelenkleri, insanlar için güvenlik unsuru yaptı. Bilesiniz ki ALLAH göklerde ve yerde olanları biliyor. ALLAH her şeyi Bilir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, Kâbe'yi, o Beyti haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.
Erhan Aktaş
Allah, saygın ev olan Kâbe’yi ve saygın olan ayı ve hediye kurbanlığı* ve gerdanlıkları* insanlar için kıyam* yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
Allah, Ka‘be'yi; o Beyt-i Haram'ı, haram ayı, hac yapanlara yiyecek olarak hayvan hediye etmeyi ve gerdanlıkları/hac yapanların yemesi için gönderilen hayvanlara konulan işaretleri insanlar için bir ayağa kalkış; silkiniş, kendilerini kurtarış yaptı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini ve Allah'ın her şeyi hakkıyla bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.
Muhammed Esed
Allah, Kâbe'yi, o Beytu'l-Haram'ı bütün insanlık için bir sembol kıldı; ve (aynı şekilde) kutsal (hac) ayı ve boyunlarında takı olan kurbanlıklar, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyin tam bilgisine sahip bulunduğunu size anlatmayı amaçla(yan sembollerdi)r.
Mustafa İslamoğlu
Allah, Beytu'l-Haram olan Kabe'yi bütün insanlık için bir kıyam (sembolü) kıldı; Ve Haram ay ile boyunları bağlı ve bağsız kurbanlıkları da (sembol kıldı). Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyden haberdar olduğunu ve Allah'ın her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilesiniz diyedir.
Suat Yıldırım
Allah Kâbe'yi, o hürmete layık mâbedi, insanların din ve dünya hayatları için bir nizam vesilesi kılmıştır; o haram ay'ı da, Kâbe'ye gönderilen gerdanlıksız veya gerdanlıklı kurbanlıkları da. . . Bütün bunlar, Allah'ın göklerde olanı da, yerde olanı da bildiğini ve gerçekten Allah'ın her şeyi bildiğini sizin de bilip anlamanız içindir.*
Süleyman Ateş
Allah Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, insanlar için (hayat ve güven) durağı yaptı. O saygıdeğer ayı, kurbanı, tasmalı kurbanlıkları da (böyle yaptı) ki Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın herşeyi bilici olduğunu anlayasınız.
Şaban Piriş
Allah, Kâbeyi; Beyt-i Haramı insanlar için güven yeri kıldı. Haram ayı, kurbanı ve kurban için işaretlenmiş hayvanları da. İşte bu, Allahın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allahın her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah Kabe'yi, o saygıya layık evi, o saygıya layık "ay"ı, o boynu bağsız ve bağlı kurbanlıkları insanlar için bir dayanak, bir güven unsuru kıldı.Böyle yaptı ki, Allah'ın göklerde olanı da yerde olanı da bildiğini, Allah'ın herşeyi bilici olduğunu siz de bilesiniz.
Edip-Layth-Martha
God has made the Quadrangle, the Restricted Sanctuary, a maintenance for the people, and also the restricted month, the donations, the regulations so that you know that God knows what is in heavens and what is in earth, and that God is aware of all things.*
Muhammad Asad
God has laid down that the Ka'bah, the Inviolable Temple, shall be a symbol for all mankind;* and [so, too,J the sacred month [of pilgrimage] and the garlanded offerings [are symbols] meant to make you aware* that God is aware of all that is in the heavens and all that is on earth, and that God has full knowledge of everything.
Rashad Khalifa
GOD has appointed the Ka`bah, the Sacred Masjid, to be a sanctuary for the people, and also the Sacred Months, the offerings (to the Sacred Masjid), and the garlands marking them. You should know that GOD knows everything in the heavens and the earth, and that GOD is Omniscient.,
The Monotheist Group
God has made the Ka'aba to be the Restricted Sanctuary; to stand for the people, and the restricted month, and the donations, and the regulations; that is so you may know that God knows what is in the heavens and what is in earth, and that God is aware of all things.