Maide Sûresi99. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ما | — | mā | Not | |
| 2 | على | — | ǎlā | üzerine düşen | on |
| 3 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūli | Elçi'nin | the Messenger |
| 4 | إلا | — | illā | sadece | except |
| 5 | البلاغ | ب ل غBLĞ | l-belāğu | duyurmaktır | the conveyance. |
| 6 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 7 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | knows |
| 8 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 9 | تبدون | ب د وBD̃V | tubdūne | açığa vurduğunuz | you reveal |
| 10 | وما | — | ve mā | ve şeyleri | and what |
| 11 | تكتمون | ك ت مKTM | tektumūne | gizlediğiniz | you conceal. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ما على الرسول الا البلغ والله يعلم ما تبدون وما تكتمون
Arapça (Harekeli)
مَّا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ
Transliterasyon
Mâ aler resûli illel belâg|u| vallâhu ya’lemu mâ tubdûne ve mâ tektumûn|e|.
Transliteration (Eng.)
M<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>rrasooli ill<span class="u">a</span>albal<span class="u">a</span>ghu wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu yaAAlamu m<span class="u">a</span>tubdoona wam<span class="u">a</span> taktumoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Peygamberin vazifesi, ancak tebliğdir ve Allah, açığa vurduğunuz şeyleri de bilir, gizlediğiniz şeyleri de.
Ali Bulaç
Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.
Bayraktar Bayraklı
Peygamber, tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir. Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Diyanet İşleri
Resule düşen (vazife), ancak duyurmadır. Allah açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir.
Edip Yüksel
Elçiye düşen görev sadece duyurmak. ALLAH ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamber'in üzerine düşen sadece duyurmadır. Allah, açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Erhan Aktaş
Rasule düşen, yalnızca çağrıda bulunmaktır. Açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de Allah bilir.
Hakkı Yılmaz
Elçi'ye düşen sadece tebliğdir. Ve Allah, açığa vurduğunuz şeyleri ve gizlediğiniz şeyleri bilir.
Muhammed Esed
Peygamber, (kendisine emanet edilen) mesajı tebliğ etmekten başka bir şeyle yükümlü değildir: ve Allah, sizin açıktan yaptığınız her şeyi ve bütün gizlediklerinizi bilir.
Mustafa İslamoğlu
Elçinin görevi, mesajı apaçık tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Zira Allah açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilmektedir.
Suat Yıldırım
Peygambere düşen sorumluluk, sadece tebliğ etmektir. Allah sizin açığa vurduğunuz ve gizlediğiniz her şeyi bilir. *
Süleyman Ateş
Elçi'ye düşen, sadece duyurmaktır. Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.
Şaban Piriş
Peygamberin görevi ancak tebliğdir. Açıkladığınızı da gizlediğinizi de Allah bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Resule düşen, tebliğden başka bir şey değildir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
Edip-Layth-Martha
The only duty of the messenger is to deliver. God knows what you reveal and what you conceal.
Muhammad Asad
No more is the Apostle bound to do than deliver the message [entrusted to him]: and God knows all that you do openly, and all that you would conceal.
Rashad Khalifa
The sole duty of the messenger is to deliver the message, and GOD knows everything you declare and everything you conceal.,
The Monotheist Group
The messenger is only to deliver. And God knows what you reveal and what you conceal.