Qaf Sûresi5. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بل | — | bel | doğrusu | Nay, |
| 2 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | onlar yalanladılar | they denied |
| 3 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | hak ile | the truth |
| 4 | لما | — | lemmā | when | |
| 5 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | kendilerine gelince | it came (to) them, |
| 6 | فهم | — | fehum | şimdi onlar | so they |
| 7 | في | — | fī | içindedirler | (are) in |
| 8 | أمر | ا م رEMR | emrin | bir durumun | a state |
| 9 | مريج | م ر جMRC | merīcin | çalkantılı | confused. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
بل كذبوا بالحق لما جاءهم فهم فى امر مريج
Arapça (Harekeli)
بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَاءَهُمْ فَهُمْ فِي أَمْرٍ مَّرِيجٍ
Transliterasyon
Bel kezzebû bil hakkı lemmâ câehum fe hum fî emrin merîcin.
Transliteration (Eng.)
Bal ka<span class="u">thth</span>aboo bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqilamm<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahum fahum fee amrin mareej<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, gerçek olan Kur'ân, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar.
Ali Bulaç
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.
Diyanet İşleri
Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.*
Edip Yüksel
Oysa onlar gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıztırap içindeler.
Erhan Aktaş
Ne var ki onlar, kendilerine Hakk gelince onu yalanladılar. Bu yüzden karmakarışık bir durumdalar.
Hakkı Yılmaz
Aksine, gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar, onun için onlar karmakarışık bir iş içindedirler.
Muhammed Esed
Buna rağmen onlar, (yeniden dirilmeyi inkar edenler,) ne zaman kendilerine tebliğ edildiyse hakikati yalanladılar; ve şimdi bir şaşkınlık içindeler.
Mustafa İslamoğlu
Dahasını da yaptılar; ayaklarına kadar geldiği halde hakikati yalanladılar: hasılı onlar derin bir iç karmaşası yaşıyorlar.
Suat Yıldırım
Bilakis onlar, kendi önlerine kadar gelen gerçeği yalan saydılar. Artık onlar kararsızlık ve perişanlık içindedirler.
Süleyman Ateş
Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durumun içindedirler.
Şaban Piriş
Hayır onlar, kendilerine hak gelince yalanladılar. Çünkü onlar şaşkınlık içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, hayır. Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler.
Edip-Layth-Martha
But they denied the truth when it came to them, so they are in a confused state.
Muhammad Asad
Nay, but they [who refuse to believe in resurrection] have been wont to give the lie to this truth whenever it was proffered to them; and so they are in a state of confusion.*
Rashad Khalifa
They rejected the truth when it came to them; they are utterly confused.,
The Monotheist Group
But they denied the truth when it came to them, so they are in a confused state.