Necm Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (31 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | الذين | — | elleƶīne | ki onlar | Those who |
| 2 | يجتنبون | ج ن بCNB | yectenibūne | kaçınırlar | avoid |
| 3 | كبائر | ك ب رKBR | kebāira | büyüklerinden | great |
| 4 | الإثم | ا ث مES̃M | l-iṧmi | günahın | sins |
| 5 | والفواحش | ف ح شFḪŞ | velfevāHişe | ve çirkin işlerden | and the immoralities |
| 6 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 7 | اللمم | ل م مLMM | l-lememe | küçük hatalar | "the small faults;" |
| 8 | إن | — | inne | şüphesiz | indeed, |
| 9 | ربك | ر ب بRBB | rabbeke | Rabbinin | your Lord |
| 10 | واسع | و س عVSA | vāsiǔ | geniştir | (is) vast |
| 11 | المغفرة | غ ف رĞFR | l-meğfirati | affı | (in) forgiveness. |
| 12 | هو | — | huve | O | He |
| 13 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | daha iyi bilir | (is) most knowing about you |
| 14 | بكم | — | bikum | sizi | (is) most knowing about you |
| 15 | إذ | — | iƶ | zaman | when |
| 16 | أنشأكم | ن ش اNŞE | enşeekum | sizi inşa ettiği | He produced you |
| 17 | من | — | mine | -tan | from |
| 18 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | toprak- | the earth |
| 19 | وإذ | — | ve iƶ | ve zaman | and when |
| 20 | أنتم | — | entum | siz | you (were) |
| 21 | أجنة | ج ن نCNN | ecinnetun | cenin halinde iken | fetuses |
| 22 | في | — | fī | in | |
| 23 | بطون | ب ط نBŦN | buTūni | karınlarında | (the) wombs |
| 24 | أمهاتكم | ا م مEMM | ummehātikum | annelerinizin | (of) your mothers. |
| 25 | فلا | — | felā | artık | So (do) not |
| 26 | تزكوا | ز ك وZKV | tuzekkū | övüp yüceltmeyin | ascribe purity |
| 27 | أنفسكم | ن ف سNFS | enfusekum | kendinizi | (to) yourselves. |
| 28 | هو | — | huve | O | He |
| 29 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | daha iyi bilir | knows best |
| 30 | بمن | — | bimeni | kimseyi | (he) who |
| 31 | اتقى | و ق يVGY | tteḳā | korunan | fears. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الذين يجتنبون كبئر الاثم والفوحش الا اللمم ان ربك وسع المغفرة هو اعلم بكم اذ انشاكم من الارض واذ انتم اجنة فى بطون امهتكم فلا تزكوا انفسكم هو اعلم بمن اتقى
Arapça (Harekeli)
الَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ إِلَّا اللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ الْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوا أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقَى
Transliterasyon
Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe lemem|e|, inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a´lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a´lemu bi menittekâ.
Transliteration (Eng.)
Alla<span class="u">th</span>eena yajtaniboona kab<span class="u">a</span>-iraal-ithmi wa<span class="b">a</span>lfaw<span class="u">ah</span>isha ill<span class="u">a</span> allamama innarabbaka w<span class="u">a</span>siAAu almaghfirati huwa aAAlamu bikum i<span class="u">th</span>anshaakum mina al-ar<span class="u">d</span>i wa-i<span class="u">th</span> antum ajinnatun feebu<span class="u">t</span>ooni ommah<span class="u">a</span>tikum fal<span class="u">a</span> tuzakkoo anfusakumhuwa aAAlamu bimani ittaq<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Israr etmemek şartıyle küçük günahlardan başka suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden sakınanlara gelince: Şüphe yok ki Rabbinin yarlıgaması pek geniştir. O, sizi yeryüzünden yaratıp meydana getirdiği zaman ve siz, analarınızın karnında birer dölken de bilir; artık siz, kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın, o, kim çekinmededir, daha iyi bilir.
Ali Bulaç
Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp-durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, basit hatalar hariç büyük günahlardan ve yüz kızartıcı davranışlardan kaçınanlardır. Şüphesiz Rabbinin bağışlaması geniştir. O sizi topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da, sizinle ilgili her bilgiye sahiptir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayınız. O, Allah'a saygı duyanı en iyi bilendir.
Diyanet İşleri
Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.*
Edip Yüksel
Onlar, büyük günahlardan ve kötülüklerden kaçınırlar, yalnız küçük suçlar işlerler. Rabbinin bağışlaması engindir. Sizi topraktan yaratırken ve annelerinizin karınlarında cenin (fetus) durumundayken sizi iyi bilmektedir. Öyleyse kendinizi (övüp) temize çıkarmayın. O, erdemlileri iyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
Erhan Aktaş
Onlar, ufak-tefek günahlar hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb’in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan yaparken de, annelerinizin karnında cenin halindeyken de, ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, korunup sakınan kimseyi en iyi bilendir.
Hakkı Yılmaz
(31,32)Göklerde ne var, yerde ne varsa; yaptıklarıyla kötülük sergileyenleri cezalandırması, iyileştiren-güzelleştiren kimseleri; –bazı küçük sürçmeler dışında– günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınan kimseleri de “En güzel” ile ödüllendirmesi için Allah'ındır. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin bağışlaması geniş olandır. Sizi, hem topraktan oluşturduğu zaman, hem de annelerinizin karnında ceninler hâlinde bulunduğunuz zaman, en iyi bilen O'dur. O hâlde nefislerinizi temize çıkarmayın. Allah'ın koruması altına girmiş kimseyi O daha iyi bilir.
Muhammed Esed
Büyük günahlardan ve çirkin fiillerden kaçınanlara gelince, onlar arada bir hataya düşseler de (bilsinler ki) Rabbin bağışlamada cömerttir. O, sizi toz-topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da sizinle ilgili her bilgiye sahiptir: o halde kendinizi saf ve temiz görmeyin; (çünkü) O, kimin Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıdığını en iyi bilendir.
Mustafa İslamoğlu
Büyük günahlardan va ahlaksızca fiillerden kaçınanlara gelince: ufak tefek kusurlar işleseler de, kesin olarak bilsinler ki senin Rabbin engin bağış sahibidir. O, yeryüzü (toprağından) sizi var ederken de, anneleriniz karınlarında cenin halindeyken de sizinle ilgili her şeyi bilir; şu halde kendinizi temize çıkarmayın: kimin takvaya uygun davrandığını en iyi bilen O'dur.
Suat Yıldırım
O iyiler, ufak kusur ve günahlardan olmasa da, büyük günahlardan, aşikâr hayasızlıklardan kaçınırlar. Senin Rabbinin mağfireti boldur. O sizi topraktan yaratırken ve siz annelerinizin karınlarında döl halinde iken mayanızın ne olduğunu gayet iyi bilir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın, övünüp durmayın. Çünkü kimin Allah'ı daha çok sayıp O'na karşı gelmekten sakındığını O pek iyi bilmektedir. [39, 53; 4, 39]*
Süleyman Ateş
Onlar, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir (O kendisine yönelen kulunu affeder). O sizi daha iyi bilir: Gerek sizi topraktan inşa ettiği, gerek annelerinizin karınlarında bulunduğunuz zaman biçim verdiği sırada (sizin her halinizi bilmiştir), artık kendinizi övüp yüceltmeyin, çünkü O, korunanı daha iyi bilir.
Şaban Piriş
O iyilik edenler, ufak tefek kusurları dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçarlar. Şüphesiz Rabbinin mağfireti geniştir. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse, kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi o bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
O güzellik sergileyenler, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler hailinde bulunduğunuz zaman. O halde nefislerinizi temize çıkarmayın. Korunanın kim olduğunu O daha iyi bilir.
Edip-Layth-Martha
They avoid major sins and lewdness, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were fetuses in your mothers' wombs. Therefore, do not acclaim yourselves; He is fully aware of the righteous.
Muhammad Asad
As for those who avoid the [truly] grave sins and shameful deeds - even though they may some­times stumble* behold, thy Sustainer is abounding in forgiveness. He is fully aware of you* when He brings you into being out of dust,* and when you are still hidden in your mothers' wombs: do not, then, consider your­selves pure - [for] He knows best as to who is conscious of Him.*
Rashad Khalifa
They avoid gross sins and transgressions, except for minor offenses. Your Lord's forgiveness is immense. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were embryos in your mothers' bellies. Therefore, do not exalt yourselves; He is fully aware of the righteous.,
The Monotheist Group
They avoid major sins and immorality, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were embryos in the wombs of your mothers. Therefore, do not ascribe purity to yourselves; He is fully aware of the righteous.