Kamer Sûresi29. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فنادوا | ن د وND̃V | fenādev | çağırdılar | But they called |
| 2 | صاحبهم | ص ح بṦḪB | SāHibehum | bir arkadaşlarını | their companion |
| 3 | فتعاطى | ع ط وAŦV | fe teǎāTā | o da bıçağı çekti | and he took |
| 4 | فعقر | ع ق رAGR | fe ǎḳara | (deveyi) kesti | and hamstrung. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فنادوا صاحبهم فتعاطى فعقر
Arapça (Harekeli)
فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَى فَعَقَرَ
Transliterasyon
Fe nâdev sâhıbehum fe teâtâ fe akar|e|.
Transliteration (Eng.)
Fan<span class="u">a</span>daw <span class="u">sah</span>ibahum fataAA<span class="u">ata</span>faAAaqar<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.
Ali Bulaç
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'
Bayraktar Bayraklı
Arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını kaptı ve deveyi kesti.
Diyanet İşleri
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.*
Edip Yüksel
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.
Erhan Aktaş
Derken arkadaşlarını çağırdılar*, o da hazırlandı ve acımasızca kesti.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine arkadaşlarına/ idarecilerine seslendiler. O da alacağını alıp sosyal kurumları ayakta tutan gelir kaynaklarını kurutarak sistemi çökertiverdi.
Muhammed Esed
Ama onlar (en yakın) adamlarını çağırdılar; o (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (hayvanı) vahşice boğazladı:
Mustafa İslamoğlu
Derken onlar, (çete başı olan) arkadaşlarını çağırdılar. Kafa kafaya verdiler... ve nihayet o, (deveyi) gaddarca boğazladı.
Suat Yıldırım
Onlar en yakın arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çıkarıp deveyi kesti.
Süleyman Ateş
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.
Şaban Piriş
Arkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi vahşice boğazladı.
Yaşar Nuri Öztürk
Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.
Edip-Layth-Martha
But they called on their friend, and he was paid to slaughter.
Muhammad Asad
But they summoned their [boldest] companion, and he ventured [upon the evil deed], and cruelly slaughtered [the animal]:*
Rashad Khalifa
But they persuaded their friend to kill (the camel), and he obliged.,
The Monotheist Group
But they called on their friend, and he was paid to slaughter.