Kamer Sûresi34. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنا | — | innā | elbette biz | Indeed, We |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | gönderdik | [We] sent |
| 3 | عليهم | — | ǎleyhim | üstlerine | upon them |
| 4 | حاصبا | ح ص بḪṦB | HāSiben | bir fırtına | a storm of stones, |
| 5 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 6 | آل | ا و لEVL | āle | ailesi | (the) family |
| 7 | لوط | — | lūTin | Lut | (of) Lut, |
| 8 | نجيناهم | ن ج وNCV | necceynāhum | onları kurtardık | We saved them |
| 9 | بسحر | س ح رSḪR | biseHarin | seher vakti | by dawn |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انا ارسلنا عليهم حاصبا الا ءال لوط نجينهم بسحر
Arapça (Harekeli)
إِنَّا أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّا آلَ لُوطٍ نَّجَّيْنَاهُم بِسَحَرٍ
Transliterasyon
İnnâ erselnâ aleyhim hâsiben illâ âle lût(lûtin), necceynâhum bi sehar(seharin).
Transliteration (Eng.)
Inn<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> AAalayhim <span class="u">has</span>ibanill<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>la loo<span class="u">t</span>in najjayn<span class="u">a</span>hum bisa<span class="u">h</span>ar<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de, Lût'un âilesi müstesnâ, onlara taş yağdıran bir yel gönderdik, Lût'un âilesini de bir seher çağı kurtardık.
Ali Bulaç
Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azaptan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık;
Bayraktar Bayraklı
(34-35) Lût ailesi hariç, biz de onların üzerine taş yağdırdık. Katımızdan bir nimet olarak, Lût ailesini seher vakti kurtardık. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.
Diyanet İşleri
Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lut ailesini seher vakti kurtardık.
Edip Yüksel
Üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik, yalnız Lut'un ailesini seher vakti kurtardık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
Erhan Aktaş
Biz de onların üzerlerine yok edici kasırga* gönderdik. Lut’un ailesi bunun dışında tutuldu. Seher vakti onları kurtardık.
Hakkı Yılmaz
(34,35)Biz onların üzerine ufak taş yağdıran bir fırtına gönderdik. Lût'un ailesi bundan ayrı tutuldu. Onları katımızdan bir nimet olarak seher vaktinde kurtardık; Biz kendisine verilen nimetlerin karşılığını ödeyen kimseyi böyle mükâfâtlandırırız.
Muhammed Esed
onların üzerine de öldürücü bir kasırga saldık ve şafak vakti yalnız Lût'un ailesini kurtardık,
Mustafa İslamoğlu
Elbet Biz de onları bir bela fırtınasına maruz bıraktık ve seher vakti sadece Lut'un (iman) ailesini kurtardık,
Suat Yıldırım
34, 35. Biz de Lût'un ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Onları ise, tarafımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredenleri Biz böyle ödüllendiririz.
Süleyman Ateş
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;
Şaban Piriş
Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lûtun ailesini, seher vakti kurtarmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgar gönderdik. Sadece Lut'un ailesini, seher vakti kurtarmıştık,
Edip-Layth-Martha
We sent upon them projectiles. Except for the family of Lot, We saved them at dawn.
Muhammad Asad
[and so,] behold, We let loose upon them a deadly tempest;* and only Lot 's kinsfolk did We save at the break of dawn,
Rashad Khalifa
We showered them with rocks. Only Lot's family was saved at dawn.,
The Monotheist Group
We sent upon them projectiles. Except for the family of Lot, We saved them at dawn.