Mücadele Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (47 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألم | — | elem | Do not | |
| 2 | تر | ر ا يREY | tera | görmedin mi? | you see |
| 3 | أن | — | enne | şüphesiz | that |
| 4 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 5 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | bilir | knows |
| 6 | ما | — | mā | olanı | whatever |
| 7 | في | — | fī | (is) in | |
| 8 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerde | the heavens |
| 9 | وما | — | ve mā | ve olanı | and whatever |
| 10 | في | — | fī | (is) in | |
| 11 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerde | the earth? |
| 12 | ما | — | mā | Not | |
| 13 | يكون | ك و نKVN | yekūnu | olmaz ki | there is |
| 14 | من | — | min | hiç | any |
| 15 | نجوى | ن ج وNCV | necvā | gizli konuşan | secret counsel |
| 16 | ثلاثة | ث ل ثS̃LS̃ | ṧelāṧetin | üç kişi | (of) three |
| 17 | إلا | — | illā | mutlaka | but |
| 18 | هو | — | huve | O'dur | He (is) |
| 19 | رابعهم | ر ب عRBA | rābiǔhum | dördüncüleri | (the) fourth of them, |
| 20 | ولا | — | ve lā | ve olmasa | and not |
| 21 | خمسة | خ م سḢMS | ḣamsetin | beş kişi | five |
| 22 | إلا | — | illā | mutlaka | but |
| 23 | هو | — | huve | O'dur | He (is) |
| 24 | سادسهم | س د سSD̃S | sādisuhum | altıncıları | (the) sixth of them, |
| 25 | ولا | — | ve lā | ve olmasa | and not |
| 26 | أدنى | د ن وD̃NV | ednā | daha az | less |
| 27 | من | — | min | -ndan | than |
| 28 | ذلك | — | ƶālike | bu- | that |
| 29 | ولا | — | ve lā | ve olmasa | and not |
| 30 | أكثر | ك ث رKS̃R | ekṧera | daha çok | more |
| 31 | إلا | — | illā | mutlaka | but |
| 32 | هو | — | huve | O | He |
| 33 | معهم | — | meǎhum | onlarla beraberdir | (is) with them |
| 34 | أين | — | eyne | nerede | wherever |
| 35 | ما | — | mā | wherever | |
| 36 | كانوا | ك و نKVN | kānū | bulunsalar | they are. |
| 37 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 38 | ينبئهم | ن ب اNBE | yunebbiuhum | onlara haber verir | He will inform them |
| 39 | بما | — | bimā | şeyleri | of what |
| 40 | عملوا | ع م لAML | ǎmilū | yaptıkları | they did |
| 41 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on the) Day |
| 42 | القيامة | ق و مGVM | l-ḳiyāmeti | kıyamet | (of) the Resurrection. |
| 43 | إن | — | inne | çünkü | Indeed, |
| 44 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 45 | بكل | ك ل لKLL | bikulli | her | of every |
| 46 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing |
| 47 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bilendir | (is) All-Knower. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الم تر ان الله يعلم ما فى السموت وما فى الارض ما يكون من نجوى ثلثة الا هو رابعهم ولا خمسة الا هو سادسهم ولا ادنى من ذلك ولا اكثر الا هو معهم اين ما كانوا ثم ينبئهم بما عملوا يوم القيمة ان الله بكل شىء عليم
Arapça (Harekeli)
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَا يَكُونُ مِن نَّجْوَى ثَلَاثَةٍ إِلَّا هُوَ رَابِعُهُمْ وَلَا خَمْسَةٍ إِلَّا هُوَ سَادِسُهُمْ وَلَا أَدْنَى مِن ذَلِكَ وَلَا أَكْثَرَ إِلَّا هُوَ مَعَهُمْ أَيْنَ مَا كَانُوا ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّ اللَّهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Transliterasyon
E lem tere ennellâhe ya’lemu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard|ı|, mâ yekûnu min necvâ selâsetin illâ huve râbiuhum ve lâ hamsetin illâ huve sâdisuhum ve lâ ednâ min zâlike ve lâ eksere illâ huve me’ahum eyne mâ kânû, summe yunebbiuhum bi mâ amilû yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), innellâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
Alam tara anna All<span class="u">a</span>ha yaAAlamu m<span class="u">a</span>fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wam<span class="u">a</span> fee al-ar<span class="u">d</span>im<span class="u">a</span> yakoonu min najw<span class="u">a</span> thal<span class="u">a</span>thatin ill<span class="u">a</span>huwa r<span class="u">a</span>biAAuhum wal<span class="u">a</span> khamsatin ill<span class="u">a</span> huwa s<span class="u">a</span>disuhumwal<span class="u">a</span> adn<span class="u">a</span> min <span class="u">tha</span>lika wal<span class="u">a</span> aktharaill<span class="u">a</span> huwa maAAahum ayna m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo thummayunabbi-ohum bim<span class="u">a</span> AAamiloo yawma alqiy<span class="u">a</span>mati innaAll<span class="u">a</span>ha bikulli shay-in AAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Görmez misin ki Allah, şüphe yok ki bilir ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde; üç kişi gizli konuşmaz ki o, dördüncüleri olmasın ve beş kişi yoktur ki altıncıları, o olmasın ve bundan daha az ve daha çok olsalar da o, onlarla berâberdir nerede olurlarsa, sonra da kıyâmet günü, ne yaptılarsa onlara haber verir; şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir.
Ali Bulaç
Allah'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Göklerde ve yerde olan biten her şeyi Allah'ın bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunursa bulunsunlar, mutlaka Allah onlarla beraberdir. Sonra, kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
Diyanet İşleri
Göklerde ve yerde olanları Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi bilendir.
Edip Yüksel
ALLAH'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini anlamaz mısın? Üç kişi gizli konuşsa, mutlaka O onların dördüncüsüdür. Beş kişi olsalar, mutlaka O onların altıncısıdır. İster bundan az veya çok ve nerede olursa olsunlar, O onlarla beraberdir. Sonra diriliş gününde onlara yaptıklarını haber verir. ALLAH her şeyi Bilendir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmüyor musunuz? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlak O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi bilendir.
Erhan Aktaş
Allah’ın gökte ve yerde olan her şeyi bildiğinden haberin yok mu? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüleri kesinlikle O’dur. Beş kişinin, O altıncısıdır. Bundan az veya çok olsunlar ve nerede olurlarsa olsunlar O, kesinlikle onlarla beraberdir. Sonra Kıyamet Günü, yaptıkları şeyleri onlara haber verecektir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen’dir.
Hakkı Yılmaz
Göklerde olan şeyleri ve yeryüzünde olan şeyleri, Allah'ın bildiğini görmedin mi/hiç düşünmedin mi? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde O, kesinlikle dördüncüleridir. Beşte de O, kesinlikle altıncılarıdır. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O, kesinlikle onlarla beraberdir. Sonra kıyâmet günü onlara yaptıkları şeyleri haber verecektir. Şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilendir.
Muhammed Esed
(EY İNSANOĞLU) göklerde ve yerde olan her şeyi Allah'ın bildiğinden haberin yok mu? Aralarında gizli gizli konuşan her üç kişinin dördüncüsü mutlaka O'dur ve her beş kişinin altıncısı; ister daha az isterse çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar O'nsuz olamazlar. Ama sonunda, Kıyamet Günü, Allah, yaptıklarını onlara gösterecektir: çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Mustafa İslamoğlu
(Ey muhatab!) Görmedin mi ki Allah, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir? Gizli görüşme yapan üç kişi yoktur ki dördüncüleri O olmasın; ve(ya) beş kişi yoktur ki altıncıları O olmasın: ister bundan daha az ister daha çok olsun; nerede olurlarsa olsunlar, illa ki O kendileriyle beraberdir. En sonunda Kıyamet Günü, yapıp ettiklerini onlara bir bir haber verecektir: şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Suat Yıldırım
Görmez misin ki Allah göklerde ne var, yerde ne varsa bilir? Bir araya gelip gizlice fısıldaşan üç kişinin dördüncüleri mutlaka Allah'tır. Beş kişi gizli konuşsa altıncıları mutlaka Allah'tır. Bundan ister daha az, ister daha çok olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka O, kendileriyle beraberdir. O, ileride kıyamet gününde, yapmış oldukları işleri onlara tek tek bildirecek, (dilerse karşılığını da verecektir). Şüphesiz ki Allah her şeyi bilir. [9, 78; 43, 80; 3, 5; 14, 38]
Süleyman Ateş
Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmedin mi? Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur. Beş kişi gizli konuşsa mutlaka altıncıları O'dur. Bundan az da, bundan çok da olsalar, nerede bulunsalar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü, onlara yaptıklarını haber verir. Çünkü Allah, her şeyi bilendir.
Şaban Piriş
Allahın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmez misin? Üç kişi gizlice fısıldaşmaz ki dördüncüleri O olmasın. Beş kişi olmasın, altıncıları mutlaka Odur. Bundan daha az veya daha çok, nerede olurlarsa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Daha sonra, Kıyamet Günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Çünkü Allah, her şeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Görmez misin ki Allah, göklerde olanları da yeryüzünde olanları da bilir. Üç kişi aralarında fısıldaşmaya görsün, dördüncüleri O'dur; beş kişi fısıldaşmaya görsün altıncıları O'dur. Bundan az da olsalar çok da olsalar, O mutlaka onlarla beraberdir; nerede bulunurlarsa bulunsunlar. Sonra onlara yapıp ettiklerini kıyamet günü haber verecektir. Allah herşeyi bilmektedir.
Edip-Layth-Martha
Do you not realize that God knows everything in the heavens and everything on earth? No three people can meet secretly without Him being their fourth, nor five without Him being the sixth, nor less than that, nor more, without Him being there with them wherever they may be. Then, on the day of resurrection, He will inform them of everything they had done. God is fully aware of all things.
Muhammad Asad
ART THOU NOT aware that God knows all that is in the heavens and all that is on earth? Never can there be a secret confabulation between three persons without His being the fourth of them, nor between five without His being the sixth of them; and neither between less than that, or more, without His being with them wherever they may he. But in the end, on Resurrection Day, He will make them truly understand what they did: for, verily, God has full knowledge of everything.
Rashad Khalifa
Do you not realize that GOD knows everything in the heavens and everything on earth? No three people can conspire secretly without Him being their fourth, nor five without Him being the sixth, nor less than that, nor more, without Him being there with them wherever they may be. Then, on the Day of Resurrection, He will inform them of everything they had done. GOD is fully aware of all things.,
The Monotheist Group
Do you not realize that God knows everything in the heavens and everything on the earth? No three people can meet secretly without Him being their fourth, nor five without Him being the sixth, nor less than that, nor more, without Him being there with them wherever they may be. Then, on the Day of Resurrection, He will inform them of everything they had done. God is fully aware of all things.