Haşr Sûresi7. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (37 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ما | — | mā | What | |
| 2 | أفاء | ف ي اFYE | efā'e | verdikleri (ganimetler) | (was) restored |
| 3 | الله | — | llahu | Allah'ın | (by) Allah |
| 4 | على | — | ǎlā | to | |
| 5 | رسوله | ر س لRSL | rasūlihi | Elçisine | His Messenger |
| 6 | من | — | min | -ndan | from |
| 7 | أهل | ا ه لEHL | ehli | halkı- | (the) people |
| 8 | القرى | ق ر يGRY | l-ḳurā | o kent | (of) the towns, |
| 9 | فلله | — | felillahi | Allah'a (aittir) | (it is) for Allah |
| 10 | وللرسول | ر س لRSL | velirrasūli | ve Elçiye | and His Messenger |
| 11 | ولذي | — | veliƶī | ve olanlara | and for those |
| 12 | القربى | ق ر بGRB | l-ḳurbā | akraba | (of) the kindred |
| 13 | واليتامى | ي ت مYTM | velyetāmā | ve yetimlere | and the orphans |
| 14 | والمساكين | س ك نSKN | velmesākīni | ve yoksullara | and the needy |
| 15 | وابن | ب ن يBNY | vebni | ve yolcuya | and |
| 16 | السبيل | س ب لSBL | s-sebīli | ve yolcuya | the wayfarer, |
| 17 | كي | — | key | ta ki | that |
| 18 | لا | — | lā | not | |
| 19 | يكون | ك و نKVN | yekūne | olmasın | it becomes |
| 20 | دولة | د و لD̃VL | dūleten | dolaşan bir şey | a (perpetual) circulation |
| 21 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasında | between |
| 22 | الأغنياء | غ ن يĞNY | l-eğniyā'i | zenginler | the rich |
| 23 | منكم | — | minkum | içinizden | among you. |
| 24 | وما | — | ve mā | ne ki | And whatever |
| 25 | آتاكم | ا ت يETY | ātākumu | size verdi | gives you |
| 26 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūlu | Elçi | the Messenger, |
| 27 | فخذوه | ا خ ذ EḢZ̃ | feḣuƶūhu | onu alın | take it |
| 28 | وما | — | ve mā | ve ne ki | and whatever |
| 29 | نهاكم | ن ه يNHY | nehākum | size yasakladı | he forbids you |
| 30 | عنه | — | ǎnhu | ondan | from it, |
| 31 | فانتهوا | ن ه يNHY | fentehū | sakının | refrain. |
| 32 | واتقوا | و ق يVGY | vetteḳū | ve korkun | And fear |
| 33 | الله | — | llahe | Allah'tan | Allah. |
| 34 | إن | — | inne | çünkü | Indeed, |
| 35 | الله | — | llahe | Allah'ın | Allah |
| 36 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdu | şiddetlidir | (is) severe |
| 37 | العقاب | ع ق بAGB | l-ǐḳābi | azabı | (in) penalty. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ما افاء الله على رسوله من اهل القرى فلله وللرسول ولذى القربى واليتمى والمسكين وابن السبيل كى لا يكون دولة بين الاغنياء منكم وما ءاتىكم الرسول فخذوه وما نهىكم عنه فانتهوا واتقوا الله ان الله شديد العقاب
Arapça (Harekeli)
مَّا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْ أَهْلِ الْقُرَى فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْأَغْنِيَاءِ مِنكُمْ وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Transliterasyon
Mâ efâ allâhu alâ resûlihî min ehlil kurâ fe lillâhi ve lir resûli ve lizîl kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vebnis sebîli key lâ yekûne dûleten beynel agniyâi minkum, ve mâ âtâkumur resûlu fe huzûhu ve mâ nehâkum anhu fentehû, vettekûllâh|e|, innallâhe şedîdul ikâb|i|.
Transliteration (Eng.)
M<span class="u">a</span> af<span class="u">a</span>a All<span class="u">a</span>hu AAal<span class="u">a</span>rasoolihi min ahli alqur<span class="u">a</span> falill<span class="u">a</span>hi wali<span class="b">l</span>rrasooliwali<span class="u">th</span>ee alqurb<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>lyat<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>lmas<span class="u">a</span>keeniwa<span class="b">i</span>bni a<span class="b">l</span>ssabeeli kay l<span class="u">a</span> yakoona doolatanbayna al-aghniy<span class="u">a</span>-i minkum wam<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>kumua<span class="b">l</span>rrasoolu fakhu<span class="u">th</span>oohu wam<span class="u">a</span> nah<span class="u">a</span>kumAAanhu fa<span class="b">i</span>ntahoo wa<span class="b">i</span>ttaqoo All<span class="u">a</span>ha inna All<span class="u">a</span>hashadeedu alAAiq<span class="u">a</span>b<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın, fethedilen köylerin mallarından Peygamberine verdiği ganîmetler artık Allah'ındır ve Peygamberin ve yakınların ve yetimlerin ve yoksulların ve yolda kalmışların; bu da, o malın, sizin içinizdeki zenginlerin ellerinde devreden bir mal, bir sermâye olmaması içindir ve Peygamber, size ne verirse alın onu ve neden vazgeçmenizi emrederse vazgeçin ondan ve çekinin Allah'tan; şüphe yok ki Allah'ın azâbı çetindir.
Ali Bulaç
Allah'ın o (fethedilen) şehir halkından Resûlü’ne verdiği fey, Allah'a, Resûl’e, (ve Resûl’e) yakın akrabalığı olanlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Öyle ki (bu mallar ve servet) sizden zengin olanlar arasında dönüp-dolaşan bir devlet olmasın. Resûl size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, cezası (ikabı) pek şiddetli olandır.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın fethedilen ülkeler halkından peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Bu taksim, malların içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaması içindir. Peygamber size ne verdiyse onu alınız, size ne yasakladıysa ondan da sakınınız. Allah'a saygılı olunuz, çünkü Allah'ın azabı çetindir.
Diyanet İşleri
Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.*
Edip Yüksel
ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Sizeneyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.
Erhan Aktaş
Allah’ın, beldeler halkından, Rasul’üne verdiği feyler;* aranızda zenginliğe neden olan, elden ele dolaşan bir zenginlik olmasın diye; Allah, Rasul, yakınlık sahipleri*, yetimler, miskinler ve yol oğlu* içindir. Rasul size ne verdiyse onu alın. Sizi neden alıkoyduysa ondan vazgeçin.* Allah’a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Cezalandırması Çok Şiddetli Olan’dır.
Hakkı Yılmaz
(7,8)Allah'ın, o kent halkından, Elçisi'ne verdiği fey'ler [savaşmadan zahmetsizce elde edilen gelirler], içinizden yalnız zenginler arasında devlet; gücün getirdiği refah olmasın diye Allah'a, Elçi'ye, yakınlık sahiplerine; göç eden fakirlere –ki onlar, Allah'ın armağan ve rızasını ararken yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'a ve Elçisi'ne yardım ederler. İşte onlar, doğruların ta kendileridir–, yetimlere, miskinlere, yolcuya aittir. Elçi, size ne verdiyse onu hemen alın. Sizi neden alıkoyduysa ondan geri durun. Allah'ın koruması altına da girin. Şüphesiz Allah, kovuşturması/azabı çok çetin olandır.
Muhammed Esed
Bu beldelerin halkından (ganimet olarak) ne alındıysa Allah, hepsini Elçisi'ne devretti, (ganimetin tümü,) Allah'a ve Elçisi'ne, (ölen müminlerin) yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir; (böyle yapıldı) ki o, içinizden (zaten) zengin olanlar arasında dolaşıp duran (bir servet) haline gelmesin. Bu nedenle, Elçi size (ondan) ne kadar verirse (gönülden) kabul edin ve size vermediği şey(i istemek)ten kaçının; ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: çünkü Allah misillemesinde çetindir.
Mustafa İslamoğlu
Allah, malum beldelerin sakinlerinden alıp iade ettiği tüm savaş gelirlerinin sorumluluğunu Rasulü'ne vermiştir: Artık (bu gelirler) Allah'a, Rasulüne, (onun) yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir: bunu böyle yaptık ki, servet (sırf) zengin sınıflarınız arasında dolaşan bir güç ve iktidar aracına dönüşmesin. İmdi, Rasul size (ondan) ne (pay) verirse onu alın, ama size vermediği şeyde de ısrarcı olmayın: Allah'a karşı sorumlu davranın; unutmayın ki Allah cezası çetin olandır.
Suat Yıldırım
Savaş olmaksızın fethedilen ülkelerin halklarına ait mallardan Allah'ın, Peygamberine nasib ettiği ganimetler;Allaha, Resulüne, akrabalara (Peygamber'in yakın akrabalarına), yetimlere, fakirlere ve yolda kalmış gariplere aittir. Ta ki o mallar, sizden yalnız zenginler arasında el değiştiren bir servet haline gelmesin. Peygamber size ne verirse onu alınız, o sizi neden men ederse onu terk ediniz. Allah'a karşı gelmekten sakınınız. Muhakkak ki Allah'ın cezası pek çetindir.
Süleyman Ateş
Allah'ın, o kent halkından, Elçisine verdiği ganimetler, Allah'a, Elçiye, (ona) akraba olanlara, yetimlere, yoksullara (yolda kalan) yolcuya aittir. Ta ki (o mallar), içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Elçi size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.*
Şaban Piriş
Allahın kasaba halkından Peygamberine verdiği ganimetler; içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet/güç olmasın diye Allaha, Peygambere yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir.-Peygamber size ne verdiyse, onu alın ve sizi neden sakındırmışsa, ondan uzak durun. Allahtan korkun. Şüphesiz Allahın azabı şiddetlidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın, kentler halkından resulüne zahmetsizce aktardığı mal ve nimetler şunlar içindir: Allah, Peygamber, Peygamber'in akrabası, yetimler, yoksullar, yolda kalmışlar. Bu böyle düzenlenmiştir ki, o mal ve nimetler sizden yalnız zengin olanlar arasında dönüp duran bir kudret aracı olmasın. Resul size ne verdiyse onu alın; sizi neden yasakladıysa ona son verin ve Allah'tan korkun. Hiç kuşkusuz, Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Edip-Layth-Martha
Whatever God provided to His messenger from the people of the townships, then it shall be to God and His messenger; for the relatives, the orphans, the poor, and the wayfarer. Thus, it will not remain monopolized by the rich among you. You may take what the messenger gives you, but do not take what he withholds you from taking. Be aware of God, for God is mighty in retribution.*
Muhammad Asad
Whatever [spoils taken] from the people of those villages God has turned over to His Apostle - [all of it] belongs to God and the Apostle,* and the near of kin [of deceased believers], and the orphans, and the needy, and the wayfarer,* so that it may not be [a benefit] going round and round among such of you as may [already] be rich. Hence, accept [willing­ly] whatever the Apostle* gives you [thereof], and refrain from [demanding] anything that he withholds from you; and remain conscious of God: for, verily, God is severe in retribution.*
Rashad Khalifa
Whatever GOD restored to His messenger from the (defeated) communities shall go to GOD and His messenger (in the form of a charity). You shall give it to the relatives, the orphans, the poor, and the traveling alien. Thus, it will not remain monopolized by the strong among you. You may keep the spoils given to you by the messenger, but do not take what he enjoins you from taking. You shall reverence GOD. GOD is strict in enforcing retribution.,
The Monotheist Group
Whatever God bestowed upon His messenger from the people of the towns, then it shall be to God and His messenger, and the relatives, and the orphans, and the poor, and the wayfarer. Thus, it will not remain monopolized by the rich among you. And you may take what the messenger gives you, but do not take what he prohibits you from taking. And be aware of God, for God is mighty in retribution.