En'am Sûresi103. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لا | — | lā | Not (can) | |
| 2 | تدركه | د ر كD̃RK | tudrikuhu | O'nu görmez | grasp Him |
| 3 | الأبصار | ب ص رBṦR | l-ebSāru | gözler | the visions |
| 4 | وهو | — | vehuve | ve O | but He |
| 5 | يدرك | د ر كD̃RK | yudriku | görür | (can) grasp |
| 6 | الأبصار | ب ص رBṦR | l-ebSāra | gözleri | (all) the vision, |
| 7 | وهو | — | ve huve | ve O | and He (is) |
| 8 | اللطيف | ل ط فLŦF | l-leTīfu | latiftir | the All-Subtle, |
| 9 | الخبير | خ ب رḢBR | l-ḣabīru | herşeyi haber alandır | the All-Aware. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لا تدركه الابصر وهو يدرك الابصر وهو اللطيف الخبير
Arapça (Harekeli)
لَّا تُدْرِكُهُ الْأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الْأَبْصَارَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
Transliterasyon
Lâ tudrikuhul ebsâru ve huve yudrikul ebsâr|u| ve huvel lâtîful habîr|u|.
Transliteration (Eng.)
L<span class="u">a</span> tudrikuhu al-ab<span class="u">sa</span>ru wahuwayudriku al-ab<span class="u">sa</span>ra wahuwa alla<span class="u">t</span>eefu alkhabeer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her şeyden haberdar.
Ali Bulaç
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.
Bayraktar Bayraklı
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.
Diyanet İşleri
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.*
Edip Yüksel
Gözler O'na erişemez O, gözlere erişir. O Şefkatlidir, Haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir.
Erhan Aktaş
Gözler O’nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen’dir, Her Şeyden Haberdar’dır.
Hakkı Yılmaz
Gözler O'na erişemez, O ise gözlere erişir; O, çok armağan sahibidir, her şeyden haberlidir.(Sonraki 6:105)
Muhammed Esed
Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O'nu kuşatamaz, halbuki O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çevreleyip kuşatır: zira yalnız O'dur (hikmetine) tam nüfuz edilemez olan, her şeyden haberdar bulunan.
Mustafa İslamoğlu
Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur O'nu kuşatamaz, fakat O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır: Yalnızca O'dur her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan.
Suat Yıldırım
Gözler O'na erişemez. O'nun ilmi ise bütün gözleri ihata eder. (Gözlerin görmediği her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan) latîf ve habîr O'dur. [67, 14; 31, 16] {KM, Çıkış 33, 20; Yuhanna 1, 18}*
Süleyman Ateş
Gözler O'nu görmez, O gözleri görür; O latif (gözle görülmez veya lutuf sahibi), herşeyi haber alandır.
Şaban Piriş
Gözler Onu idrak edemez. O, gözleri idrak eder. O, lütfedendir, haberdar olandır.
Yaşar Nuri Öztürk
Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysa ki O, gözleri görür / bilir. O Latif'tir, lütfu çok olduğu halde kendisi görülemez; Habir'dir, herşeyden haberdardır.
Edip-Layth-Martha
The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Ever-aware.
Muhammad Asad
No human vision can encompass Him, whereas He encompasses all human vision: for He alone is unfathomable, all-aware.*
Rashad Khalifa
No visions can encompass Him, but He encompasses all visions. He is the Compassionate, the Cognizant.,
The Monotheist Group
The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Expert.