En'am Sûresi105. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكذلك | — | ve keƶālike | ve işte böylece | And thus |
| 2 | نصرف | ص ر فṦRF | nuSarrifu | döne döne açıklıyoruz | We explain |
| 3 | الآيات | ا ي يEYY | l-āyāti | ayetleri | the Signs |
| 4 | وليقولوا | ق و لGVL | veliyeḳūlū | desinler diye | that they (may) say, |
| 5 | درست | د ر سD̃RS | deraste | sen ders almışsın | """You have studied,""" |
| 6 | ولنبينه | ب ي نBYN | velinubeyyinehu | ve onu iyice açıklayalım diye | and that We (may) make it clear |
| 7 | لقوم | ق و مGVM | liḳavmin | bir toplum için | for a people |
| 8 | يعلمون | ع ل مALM | yeǎ'lemūne | bilen | who know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكذلك نصرف الءايت وليقولوا درست ولنبينه لقوم يعلمون
Arapça (Harekeli)
وَكَذَلِكَ نُصَرِّفُ الْآيَاتِ وَلِيَقُولُوا دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve kezâlike nusarriful âyâti ve li yekûlû dereste ve li nubeyyinehu li kavmin ya’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waka<span class="u">tha</span>lika nu<span class="u">s</span>arrifu al-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tiwaliyaqooloo darasta walinubayyinahu liqawmin yaAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen bunu öğrenmişsin dememeleri için delilleri çeşit-çeşit bildirmede ve bilen topluluğa apaçık anlatmadayız.
Ali Bulaç
İşte Biz, ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz. Öyle ki sana: "Sen ders almışsın" desinler ve Biz de bilebilen bir topluluğa onu açıkça göstermiş olalım.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz âyetleri derinlemesine açıklıyoruz ki, “Sen ders almışsın” demesinler; onu kavrayan topluma izah ediyoruz.
Diyanet İşleri
Böylece biz ayetleri geniş geniş açıklıyoruz ki, "Sen ders almışsın" desinler de biz de anlayan toplum için Kur'an'ı iyice açıklayalım.
Edip Yüksel
"Sen ders almışsın" demeleri için ve bilen bir topluma açıklamak için ayetleri böyle sergiliyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte böylece âyetleri türlü türlü çevirip açıklıyoruz ki, onlar sana: "Sen bunları bir yerlerden okuyup öğrenmişsin" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice beyan edelim.
Erhan Aktaş
İşte böylece Biz, âyetleri döne döne açıklıyoruz. Varsın “Sen ders almışsın.”* desinler. Oysa bilen bir kavim için onu* ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Hakkı Yılmaz
İşte böylece Biz, sana, “Sen ders görmüşsün/ bunları bir yerlerden okuyup öğrenmişsin” desinler ve açığa koyalım diye âyetleri evirip çeviriyoruz/geniş geniş açıklıyoruz.
Muhammed Esed
Böylece Biz mesajlarımızı çok yönlü olarak dile getiriyoruz ki "Sen (bütün bunlardan) iyi ders almışsın!" diyebilsinler ve mesajları, onları kavrama yeteneğine sahip insanlara açıklayabilelim.
Mustafa İslamoğlu
İşte böylece Biz, mesajlarımızı çok boyutlu olarak dile getiriyoruz ki "Sen dersini almışsın!" desinler; dahası öğrenmeye gönüllü bir topluluğa onu açıklayabilelim.
Suat Yıldırım
İşte Biz, âyetleri iyice anlayıp kavramaları için farklı üslûplarla, türlü türlü beyan ederiz. Biliyoruz ki onlar neticede “Sen ders almışsın! ” diyeceklerdir. Âyetleri böyle türlü türlü açıklamamız, bilmek isteyen kimselere, Kur'ân'ı iyice beyan etmek içindir. [25, 4-5; 2, 26; 22, 53; 74, 31; 17, 82; 41, 44]
Süleyman Ateş
İşte böylece ayetleri döne döne açıklıyoruz ki (onlar sana): "Sen ders almışsın (bunları bir yerden okumuş, öğrenmişsin)" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice açıklayalım.
Şaban Piriş
İşte “sen ders almışsın desinler diye ve bilen bir topluma da iyice açıklayalım diye ayetleri ayrıntılı olarak ortaya koyuyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetleri bu şekilde, çeşitli başlıklarla veriyoruz ki "sen ders aldın" desinler, biz de ilimden nasiplenen bir toplum için onu iyice açıklayalım.
Edip-Layth-Martha
It is thus that We cite the signs and that they may say, "You have studied," and We will make it clear for a people who know.
Muhammad Asad
And thus do We give many facets to Our messages. And to the end that they might say, "Thou hast taken [all this] well to heart,"* and that We might make it clear unto people of [innate] knowledge,
Rashad Khalifa
We thus explain the revelations, to prove that you have received knowledge, and to clarify them for people who know.,
The Monotheist Group
It is thus that We dispatch the signs and that they may say: "You have studied," and We will make it clear for a people who know.