En'am Sûresi146. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وعلى | — | ve ǎlā | ve | And to |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | şunlara ki | those who |
| 3 | هادوا | ه و دHVD̃ | hādū | yahudilere | are Jews |
| 4 | حرمنا | ح ر مḪRM | Harramnā | haram ettik | We forbade |
| 5 | كل | ك ل لKLL | kulle | bütün | every |
| 6 | ذي | — | ƶī | olanları | (animal) with |
| 7 | ظفر | ظ ف رƵFR | Zufurin | tırnaklı(ları) | claws, |
| 8 | ومن | — | ve mine | and of | |
| 9 | البقر | ب ق رBGR | l-beḳari | sığırın | the cows |
| 10 | والغنم | غ ن مĞNM | velğanemi | ve koyunun | and the sheep |
| 11 | حرمنا | ح ر مḪRM | Harramnā | haram kıldık | We forbade |
| 12 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | to them |
| 13 | شحومهما | ش ح مŞḪM | şuHūmehumā | yağlarını | their fat |
| 14 | إلا | — | illā | hariç | except |
| 15 | ما | — | mā | what | |
| 16 | حملت | ح م لḪML | Hamelet | taşıdıkları | carried |
| 17 | ظهورهما | ظ ه رƵHR | Zuhūruhumā | sırtlarının | their backs |
| 18 | أو | — | evi | yahut | or |
| 19 | الحوايا | ح و يḪVY | l-Havāyā | bağırsaklarının | the entrails |
| 20 | أو | — | ev | ya da | or |
| 21 | ما | — | mā | what | |
| 22 | اختلط | خ ل طḢLŦ | ḣteleTa | karışanlar | (is) joined |
| 23 | بعظم | ع ظ مAƵM | biǎZmin | kemiğe | with the bone. |
| 24 | ذلك | — | ƶālike | böylece | That |
| 25 | جزيناهم | ج ز يCZY | cezeynāhum | onları cezalandırdık | (is) their recompense |
| 26 | ببغيهم | ب غ يBĞY | bibeğyihim | aşırılıkları yüzünden | for their rebellion. |
| 27 | وإنا | — | ve innā | biz elbette | And indeed, We |
| 28 | لصادقون | ص د قṦD̃G | leSādiḳūne | doğru söyleyenleriz | [surely] are truthful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وعلى الذين هادوا حرمنا كل ذى ظفر ومن البقر والغنم حرمنا عليهم شحومهما الا ما حملت ظهورهما او الحوايا او ما اختلط بعظم ذلك جزينهم ببغيهم وانا لصدقون
Arapça (Harekeli)
وَعَلَى الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذِي ظُفُرٍ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَا إِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَا أَوِ الْحَوَايَا أَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍ ذَلِكَ جَزَيْنَاهُم بِبَغْيِهِمْ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ
Transliterasyon
Ve alellezîne hâdû harremnâ kulle zî zufur(zufurin), ve minel bakari vel ganemi harremnâ aleyhim şuhûmehumâ illâ mâ hamelet zuhûruhumâ evil havâyâ ev mahteleta bi azm(azmin), zâlike cezeynâhum bi bagyihim ve innâ le sâdikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WaAAal<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena h<span class="u">a</span>doo<span class="u">h</span>arramn<span class="u">a</span> kulla <span class="u">th</span>ee <span class="i"><span class="u">th</span></span>ufurinwamina albaqari wa<span class="b">a</span>lghanami <span class="u">h</span>arramn<span class="u">a</span>AAalayhim shu<span class="u">h</span>oomahum<span class="u">a</span> ill<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>amalat<span class="i"><span class="u">th</span></span>uhooruhum<span class="u">a</span> awi al<span class="u">h</span>aw<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>aw m<span class="u">a</span> ikhtala<span class="u">t</span>a biAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>min <span class="u">tha</span>likajazayn<span class="u">a</span>hum bibaghyihim wa-inn<span class="u">a</span> la<span class="u">sa</span>diqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, Yahûdilere, tırnakları bulunan bütün hayvanları ve sırtlarına yapışmış, yahut kemiklerine sıvanmış, yahut da bağırsaklarına karışmış olan yağlardan başka sığır ve koyunun tekmil yağlarını harâm etmiştik. Bu da, isyanlarından dolayı onlara verdiğimiz cezâ yüzündendi ve şüphe yok ki biz, sözümüzde doğruyuz.
Ali Bulaç
Yahudi olanlara her tırnaklı (hayvanı) haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında iç yağlarını da onlara haram kıldık. 'Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları' nedeniyle onları böyle cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru olanlarız.
Bayraktar Bayraklı
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında veya bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. Biz elbette doğruyu söyleriz.
Diyanet İşleri
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezadır. Biz elbette doğru söyleyeniz.*
Edip Yüksel
Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında, yahut bağırsaklarında bulunan, ya da kemiğe karışan yağlar dışında, sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram ettik. Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Erhan Aktaş
Yahudilere bütün tırnaklıları haram ettik. Sırtlarında, bağırsaklarında taşıdıkları ve kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere, sığır ve koyunun iç yağını da haram kıldık. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşınan, ya da kemiğe karışan yağlar dışında, sığır ve koyunun yağlarını da onlara haram ettik. Bu, saldırganlıkları yüzünden Bizim onları cezalandırışımızdır. Ve Biz, elbette doğrularız.
Muhammed Esed
Biz (yalnızca) yahudi itikadını benimseyenlere bütün tırnaklı hayvanları yasakladık; ve onlara koyun ve ineğin iç yağlarını da yasakladık, (hayvanların) sırt tarafındaki veya bağırsaklarındaki yağlar ile kemiğin içindekiler hariç: böylece işledikleri zulümler yüzünden onları cezalandırdık; zira, unutmayın, Biz sözümüzde dururuz!
Mustafa İslamoğlu
Yahudileşenlere tırnaklı her tür hayvanı haram kıldık; ve onlara ineğin ve koyunun sırt, bağırsak ve kemik yağları dışında kalan içyağlarını da haram kıldık: Onları, değer yıkıcılıkları yüzünden işte bu şekilde cezalandırdık: çünkü Biz, kesinlikle sözümüze sahibiz.
Suat Yıldırım
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun içyağlarını da haram kıldık. Yalnız sırtlarında yahut bağırsaklarında bulunan veya kemiğe karışan yağları haram kılmadık. Haddi aşmalarından ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Şüphe yok ki Biz hep doğru söyleriz. [3, 93; 4, 160] {KM, Levililer 3, 3. 17; 11, 3-8; Tesniye 14, 7. 15}*
Süleyman Ateş
yahudilere bütün tırnaklı(hayvan)ları haram ettik. Sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram kıldık, yalnız (hayvanların) sırtlarının, yahut bağırsaklarının taşıdığı, ya da kemiğe karışan yağlarını haram etmedik. Aşırılıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Şaban Piriş
Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık; sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Yalnız sırtlarında veya bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışanlar bundan müstesnadır. Böylece, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz, elbette doğru olanlarız.
Yaşar Nuri Öztürk
Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Onlara ayrıca sığır ve koyunun yağlarını da haram kıldık. Sığır ve koyunun sırtlarının ve bağırsaklarının taşıdığı yağlarla, kemiklerle karışan yağlar bunun dışındadır. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza olarak yaptık. Biz elbette sözünde duranlarız.
Edip-Layth-Martha
For those who are Jewish, We forbade all that have claws; and from the cattle and the sheep We forbade their fat except what is attached to the back, or entrails, or mixed with bone. That is a punishment for their rebellion, and We are truthful.
Muhammad Asad
And [only] unto those who followed the Jewish faith did We forbid all beasts that have claws;* and We forbade unto them the fat of both oxen and sheep, excepting that which is in their backs or entrails or that which is within the bone:* thus did We requite them for their evildoing-for, behold, We are true to Our word!"*
Rashad Khalifa
For those who are Jewish we prohibited animals with undivided hoofs; and of the cattle and sheep we prohibited the fat, except that which is carried on their backs, or in the viscera, or mixed with bones. That was a retribution for their transgressions, and we are truthful.,
The Monotheist Group
And for those who are Jewish We have made unlawful all that have claws; and from the cattle and the sheep We made unlawful their fat except what is attached to the back, or entrails, or mixed with bone. That is a punishment for their rebellion, and We are truthful.