En'am Sûresi150. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | هلم | ل م مLMM | helumme | haydi getirin | """Bring forward" |
| 3 | شهداءكم | ش ه دŞHD̃ | şuhedā'ekumu | tanrılarınızı | your witnesses, |
| 4 | الذين | — | elleƶīne | o ki | those who |
| 5 | يشهدون | ش ه دŞHD̃ | yeşhedūne | şahidlik edecek | testify |
| 6 | أن | — | enne | that | |
| 7 | الله | — | llahe | Allah'ın | Allah |
| 8 | حرم | ح ر مḪRM | Harrame | yasakladığına | prohibited |
| 9 | هذا | — | hāƶā | bunu | "this.""" |
| 10 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 11 | شهدوا | ش ه دŞHD̃ | şehidū | şahidlik ederlerse | they testify |
| 12 | فلا | — | felā | then (do) not | |
| 13 | تشهد | ش ه دŞHD̃ | teşhed | sen şahidlik etme | testify |
| 14 | معهم | — | meǎhum | onlarla beraber | with them. |
| 15 | ولا | — | ve lā | ve | And (do) not |
| 16 | تتبع | ت ب عTBA | tettebiǎ' | uyma | follow |
| 17 | أهواء | ه و يHVY | ehvā'e | keyiflerine | (the) desires |
| 18 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 19 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | yalanlayan(ların) | denied |
| 20 | بآياتنا | ا ي يEYY | biāyātinā | ayetlerimizi | Our Signs |
| 21 | والذين | — | velleƶīne | ve kimselerin | and those who |
| 22 | لا | — | lā | (do) not | |
| 23 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | ve inanmayanların | believe |
| 24 | بالآخرة | ا خ رEḢR | bil-āḣirati | ahirete | in the Hereafter, |
| 25 | وهم | — | vehum | ve onlar | while they |
| 26 | بربهم | ر ب بRBB | birabbihim | Rablerine | with their Lord |
| 27 | يعدلون | ع د لAD̃L | yeǎ'dilūne | eş tutmaktadırlar | set up equals. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل هلم شهداءكم الذين يشهدون ان الله حرم هذا فان شهدوا فلا تشهد معهم ولا تتبع اهواء الذين كذبوا بايتنا والذين لا يومنون بالءاخرة وهم بربهم يعدلون
Arapça (Harekeli)
قُلْ هَلُمَّ شُهَدَاءَكُمُ الَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ اللَّهَ حَرَّمَ هَذَا فَإِن شَهِدُوا فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا وَالَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ
Transliterasyon
Kul helumme şuhedâekumullezîne yeşhedûne ennallâhe harreme hâzâ, fe in şehidû fe lâ teşhed meahum, ve lâ tettebi’ ehvâellezîne kezzebû bi âyâtinâ vellezîne lâ yu’minûne bil âhireti ve hum bi rabbihim ya’dilûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul halumma shuhad<span class="u">a</span>akumu alla<span class="u">th</span>eenayashhadoona anna All<span class="u">a</span>ha <span class="u">h</span>arrama h<span class="u">atha</span> fa-inshahidoo fal<span class="u">a</span> tashhad maAAahum wal<span class="u">a</span> tattabiAA ahw<span class="u">a</span>aalla<span class="u">th</span>eena ka<span class="u">thth</span>aboo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span>wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span> yu/minoona bi<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khiratiwahum birabbihim yaAAdiloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Allah'ın, şunu harâm ettiğine tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım. Fakat gelirler de tanıklık ederlerse sen, onlarla berâber tanıklık etme ve putları, Rableriyle bir tutup âhirete inanmayarak âyetlerimizi yalanlayanların dileklerine uyma.
Ali Bulaç
De ki: "Gerçekten Allah'ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahidlerinizi getirin." Şayet onlar, şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların heva (istek ve tutku)larına uyma; onlar (birtakım güçleri ve varlıkları) Rablerine denk tutmaktadırlar.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Allah şunu yasak etti, diye şehâdet edecek şâhitlerinizi getiriniz!” Eğer onlar şâhitlik ederlerse, sen onlarla beraber şâhitlik etme! Âyetlerimizi yalanlayanların ve âhiret gününe inanmayanların arzularına uyma! Onlar Rabblerine eş tutuyorlar.
Diyanet İşleri
De ki: Allah şunu yasak etti, diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin! Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'ın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahireti onaylamayanların keyfine uyma. Onlar, Rab'lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.*
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Haydi, Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin.". Eğer onlar şahitlik ederlerse, sen onlarla beraber şahitlik etme. Âyetlerimi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. Çünkü onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar.
Erhan Aktaş
De ki: “Allah’ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin.” Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb’lerine eş tutuyorlar.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Haydi, Allah bunu kesinlikle haram etti diye tanıklık edecek şâhitlerinizi getirin.” Buna rağmen eğer onlar şâhitlik ederlerse de sen onlarla beraber şâhitlik etme. Âyetlerimi yalanlayan ve âhirete inanmayan kimselerin boş iğreti arzularına da uyma. Ve onlar, Rablerine denk tutmaktadırlar.
Muhammed Esed
De ki: "Allah'ın (bütün) bunları yasakladığına dair şahitlik yapacak şahitlerinizi getirin!" Eğer onlar (çekinmeden yalan) şahitlik yaparlarsa sakın onların bu düzmece şahitliklerine katılmayın; ve mesajlarımızı yalanlayanların, öteki dünyaya inanmayanların ve başka güçleri Rablerine denk görenlerin hatalı görüşlerine uymayın!
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Haydi, Allah'ın bütün bunları haram kıldığına tanıklık eden şahitlerinizi getirin bakalım!" Eğer onlar yalan yere tanıklık ederlerse sakın onların bu tanıklığını onaylama ve mesajlarımızı yalanlayanların ve ahirete inanmayacakların keyfi düşüncelerine uyma! Zira onlar, mevhum güçleri Rablerine denk tutuyorlar.
Suat Yıldırım
“Haydi” de, “Allah'ın bunu haram kıldığına dair tanıklık edecek şahitlerinizi getirin! ” Eğer onlar yalan yere şahitlik ederlerse, sakın sen onlarla birlikte tanıklık etme. Âyetlerimizi yalan sayanların ve âhireti tasdik etmeyenlerin keyiflerine uyma! Nasıl uyarsın ki onlar başkalarını, kendilerinin Rabbi olan Allah'a eşit tutmaktadırlar.
Süleyman Ateş
De ki: "Haydi Allah'ın bunu yasakladığına şahidlik edecek tanrılarınızı getirin." Eğer (onlar) şahidlik ederlerse sen onlarla beraber şahidlik etme; ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma. (Nasıl uyarsın ki) onlar, Rablerine eş tutmaktadırlar.
Şaban Piriş
De ki:-Haydi, Allah şunu haram kıldı diye şehadet edecek şahitlerinizi getirin. (Yalan yere) şahitlik ederlerse sakın onlarla şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayıp, ahirete iman etmeyen ve Rablerine başkalarını denk tutanların heveslerine uyma.
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu da söyle: "Allah şunu haram etmiştir diye tanıklık edip duran şahitlerinizi getirin." Eğer tanıklık ederlerse sakın onlarla birlikte tanıklık etme. Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme. Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar.
Edip-Layth-Martha
Say, "Bring forth your witnesses who bear witness that God has forbidden this." If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our signs, and those who do not acknowledge the Hereafter; and they make equals with their Lord!*
Muhammad Asad
Say: "Bring forward your witnesses who could bear witness that God has forbidden [all] this!"* -and if they bear witness [falsely], do not bear witness with them; and do not follow the errant views of those who have given the lie to Our messages, nor of those who believe not in the life to come, and who regard other powers as their Sustainer's equals!*
Rashad Khalifa
Say, "Bring your witnesses who would testify that GOD has prohibited this or that." If they testify, do not testify with them. Nor shall you follow the opinions of those who reject our revelations, and those who disbelieve in the Hereafter, and those who stray away from their Lord.,
The Monotheist Group
Say: "Bring forth your witnesses who bear witness that God has made this unlawful." If they bear witness, then do not bear witness with them, nor follow the desires of those who deny Our revelations, and those who do not believe in the Hereafter; and they make equals with their Lord!