En'am Sûresi31. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قد | — | ḳad | gerçekten | Indeed, |
| 2 | خسر | خ س رḢSR | ḣasira | ziyana uğradı(lar) | incurred loss |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | كذبوا | ك ذ بKZ̃B | keƶƶebū | yalanlayan(lar) | denied |
| 5 | بلقاء | ل ق يLGY | biliḳā'i | huzuruna çıkmayı | in (the) meeting |
| 6 | الله | — | llahi | Allah'ın | (with) Allah, |
| 7 | حتى | — | Hattā | nihayet | until |
| 8 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 9 | جاءتهم | ج ي اCYE | cā'ethumu | kendilerine geldiği | came to them |
| 10 | الساعة | س و عSVA | s-sāǎtu | o sa'at | the Hour |
| 11 | بغتة | ب غ تBĞT | beğteten | ansızın | suddenly |
| 12 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler | they said, |
| 13 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 14 | حسرتنا | ح س رḪSR | Hasratenā | Pişmanız | Our regret |
| 15 | على | — | ǎlā | dolayı | over |
| 16 | ما | — | mā | what | |
| 17 | فرطنا | ف ر طFRŦ | ferraTnā | kusurlarımızdan | we neglected |
| 18 | فيها | — | fīhā | orada | "concerning it,""" |
| 19 | وهم | — | vehum | ve onlar | while they |
| 20 | يحملون | ح م لḪML | yeHmilūne | yüklenecekler | will bear |
| 21 | أوزارهم | و ز رVZR | evzārahum | günahlarını | their burdens |
| 22 | على | — | ǎlā | on | |
| 23 | ظهورهم | ظ ه رƵHR | Zuhūrihim | sırtlarına | their backs. |
| 24 | ألا | — | elā | bakın | Unquestionably! |
| 25 | ساء | س و اSVE | sā'e | ne kötü | Evil |
| 26 | ما | — | mā | şeyler | (is) what |
| 27 | يزرون | و ز رVZR | yezirūne | yüklenip taşıyorlar | they bear. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قد خسر الذين كذبوا بلقاء الله حتى اذا جاءتهم الساعة بغتة قالوا يحسرتنا على ما فرطنا فيها وهم يحملون اوزارهم على ظهورهم الا ساء ما يزرون
Arapça (Harekeli)
قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِلِقَاءِ اللَّهِ حَتَّى إِذَا جَاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلَى مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَى ظُهُورِهِمْ أَلَا سَاءَ مَا يَزِرُونَ
Transliterasyon
Kad hasirellezîne kezzebû bi likâillâh|i| hattâ izâ câethumus sâatu bagteten kâlû yâ hasretenâ alâ mâ farratnâ fîhâ ve hum yahmilûne evzârehum alâ zuhûrihim, e lâ sâe mâ yezirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qad khasira alla<span class="u">th</span>eena ka<span class="u">thth</span>aboobiliq<span class="u">a</span>-i All<span class="u">a</span>hi <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>at-humua<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>AAatu baghtatan q<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>asratan<span class="u">a</span>AAal<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span> farra<span class="u">t</span>n<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span> wahumya<span class="u">h</span>miloona awz<span class="u">a</span>rahum AAal<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>uhoorihimal<span class="u">a</span> s<span class="u">a</span>a m<span class="u">a</span> yaziroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de ziyana uğramışlardır Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar. Nihâyet ansızın başlarına kıyâmet kopunca günahlarını sırtlarına yüklenirler de yaptığımız taşkınlıklardan dolayı yazıklar olsun bize derler; ne de kötü yüktür taşıdıkları yükler.
Ali Bulaç
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize…" derler. Dikkat edin, o işleyip-yüklendikleri ne kötüdür.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradılar. Nihayet onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: “Dünyada iyi amelleri terk etmemizden dolayı vay halimize!” Dikkat ediniz! Taşıdıkları şey ne kötüdür!
Diyanet İşleri
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!" Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
Edip Yüksel
Kaybedenler, ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlardır. O an kendilerini ansızın yakalayınca, günah yüklerini sırtlarında taşıyarak, "Oradaki hayatımızı boşa harcamamızdan ötürü vay halimize" diyecekler. Yüklendikleri şey ne de kötü!
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
Erhan Aktaş
Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklen erek: “Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize.” diyecekl er. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!
Hakkı Yılmaz
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar, kesinlikle kayba/zarara uğrayıp acı çekmişlerdir. Kıyâmet anı ansızın gelince, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak diyecekler ki: “Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” –Dikkat edin yüklenip durdukları/günahları ne kötüdür!–
Muhammed Esed
Kıyamet Saati ansızın gelip çatıncaya (ve) "Yazıklar olsun bize ki onu gözardı etmişiz!" diye ağlaşıp dövününceye kadar Allah'a varacaklarını inkar edenler gerçekten hüsrana uğrayanlardır, çünkü omuzlarında günahlarının yükünü taşıyacaklardır: Ah, o yüklenecekleri (ağırlık) ne kötüdür!
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, Allah'a kavuşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Kıyamet Saati ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir halde diyecekler ki: "Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize!" Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!
Suat Yıldırım
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, gerçekten en büyük hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet saati kendilerini bastırıverince onlar, günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Eyvah! Dünyada işlediğimiz kusurlarımızdan dolayı yazıklar olsun bize! ” diyecekler. Dikkat edin: Ne fena yükler götürüyorlar!
Süleyman Ateş
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın o sa'at gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak: "Hayatta (iyi işler yapmaktan) geri kalıp günah işlememizden ötürü vah bize!" dediler. Bakın, ne kötü şeyler yüklenip taşıyorlar!
Şaban Piriş
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman “dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları ne kötüdür.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğradılar. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: "Dünya hayatında düştüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.
Edip-Layth-Martha
Losers are those who have denied their meeting with God; until the moment comes to them suddenly, then they say, "We deeply regret what we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.
Muhammad Asad
Lost indeed are they who consider it a lie that they will have to meet God -till the Last Hour suddenly comes upon them, [and] they cry, "Alas for us, that we disregarded it!" - for they shall bear on their backs the burden of their sins:* oh, how evil the load with which they shall be burdened!
Rashad Khalifa
Losers indeed are those who disbelieve in meeting GOD, until the Hour comes to them suddenly, then say, "We deeply regret wasting our lives in this world." They will carry loads of their sins on their backs; what a miserable load!,
The Monotheist Group
Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.