En'am Sûresi30. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولو | — | velev | ve eğer | And if |
| 2 | ترى | ر ا يREY | terā | (onları) bir görsen | you (could) see |
| 3 | إذ | — | iƶ | iken | when |
| 4 | وقفوا | و ق فVGF | vuḳifū | durdurulmuş | they will be made to stand |
| 5 | على | — | ǎlā | huzurunda | before |
| 6 | ربهم | ر ب بRBB | rabbihim | Rablerinin | their Lord. |
| 7 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He (will) say, |
| 8 | أليس | ل ي سLYS | eleyse | değil miymiş? | """Is not" |
| 9 | هذا | — | hāƶā | bu | this |
| 10 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | gerçek | "the truth?""" |
| 11 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They will say, |
| 12 | بلى | — | belā | evet gerçektir | """Yes," |
| 13 | وربنا | ر ب بRBB | verabbinā | Rabbimiz hakkı için | "by our Lord.""" |
| 14 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi | He (will) say, |
| 15 | فذوقوا | ذ و قZ̃VG | feƶūḳū | öyle ise tadın | """So taste" |
| 16 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābe | azabı | the punishment |
| 17 | بما | — | bimā | dolayı | because |
| 18 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | ettiğinizden | you used to |
| 19 | تكفرون | ك ف رKFR | tekfurūne | inkar | "disbelieve.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولو ترى اذ وقفوا على ربهم قال اليس هذا بالحق قالوا بلى وربنا قال فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون
Arapça (Harekeli)
وَلَوْ تَرَى إِذْ وُقِفُوا عَلَى رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَذَا بِالْحَقِّ قَالُوا بَلَى وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ
Transliterasyon
Ve lev terâ iz vukıfû alâ rabbihim, kâle e leyse hâzâ bil hakk|ı|, kâlû belâ ve rabbinâ, kâle fe zûkûl azâbe bimâ kuntum tekfurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaw tar<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span> wuqifoo AAal<span class="u">a</span>rabbihim q<span class="u">a</span>la alaysa h<span class="u">atha</span> bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqiq<span class="u">a</span>loo bal<span class="u">a</span> warabbin<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>la fa<span class="u">th</span>ooqooalAAa<span class="u">tha</span>ba bim<span class="u">a</span> kuntum takfuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rablerinin tapısında durduruldukları vakit onları bir görseydin. Rableri, bu gerçek değil mi der, Rabbimize andolsun derler, evet, gerçek. Rableri de öyleyse kâfirliğiniz yüzünden tadın azâbı der.
Ali Bulaç
Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen: (Allah:) "Bu, gerçek değil mi?" dedi. Onlar: "Evet, Rabbimiz hakkı için" dediler. (Allah:) "Öyleyse inkar edegeldikleriniz nedeniyle azabı tadın" dedi.
Bayraktar Bayraklı
Rabblerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah onlara, “Öldükten sonra dirilme doğru değil miymiş?” diyecek. Onlar, “Rabbimize andolsun ki evet!” diyecekler. Allah da, “Öyleyse inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecek.
Diyanet İşleri
Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah: Bu (yeniden dirilme olayı), hak değil miymiş? diyecek. Onlar da "Rabbimize andolsun ki evet!" diyecekler. Allah da, Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın! diyecek.
Edip Yüksel
Rab'lerinin huzurunda durdurulmuş halde onları bir görsen! "Bu doğru değil mi?" diyecek. "Evet, Rabbimize andolsun doğru" diyecekler. "İnkâr etmenizden ötürü azabı tadın!" diyecek.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu, bir gerçek değil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!" der.
Erhan Aktaş
Rabb’lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, “Bu, gerçek değil miymiş?” dedi. Onlar: “Hayır! Gerçektir ve Sen de Rabb’imizsin.” dediler. O, “Yok saymış olmanızdan dolayı azabı tadın.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri: “Bu, bir gerçek değil miymiş?” der. Onlar: “Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir” derler. Rableri: “Öyleyse küfretmiş; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş olmanız nedeniyle azabı tadın!” der.
Muhammed Esed
Ama sen (onları) Rablerinin huzuruna çıkarılacakları (ve) O'nun, "Bu, hakikat değil mi?" diye soracağı zaman görsen. Onlar, "Evet, Rabbimiz hakkı için öyle!" diye cevap verecekler. (Bunun üzerine,) Allah, "Tadın öyleyse" diyecek, "hakikati reddetmenizden doğan bu azabı!"
Mustafa İslamoğlu
Yine sen onları, Rablerinin katına çıkarılıp O'nun "Bu gerçek değil miymiş?" diye sorduğu zaman görmeliydin. Onlar, "Kesinlikle... Rabbimiz hakkı için öyle!" diye cevap verecekler. O da diyecek ki: "Tadın azabı, ısrarlı inkarınıza karşılık!"
Suat Yıldırım
Hem onları Rab'lerinin huzuruna getirilip hesap meydanında durduruldukları zaman bir görsen! Hak Teâlâ: “Nasıl, diyecek, şu gördüğünüz diriliş gerçek değil miymiş? ” Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş! ” diyecekler. Allah Teâlâ buyuracak: “Öyle ise, kâfirliğinizden ötürü şimdi tadın azabı! ”
Süleyman Ateş
Onları Rablerinin huzurunda durdurulmuş iken bir görsen: (Allah) "Bu gerçek değil miymiş?" dedi. Dediler ki, "Evet Rabbimiz hakkı için gerçektir!" "Öyle ise inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" dedi.
Şaban Piriş
Rablerinin karşısında durdurulduklarını ve (Allahın): -Bu gerçek değil miymiş? dediğinde onların:-Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş, dediklerini ve (Allahın da onlara):-Kafir olduğunuz için azabı tadın, dediği anı bir görsen!
Yaşar Nuri Öztürk
Rableri huzurunda durdurulduklarını bir görsen! Sordu: "Gerçek değil miymiş bu?" Dediler: "Rabbimize yemin olsun ki, gerçekmiş." Dedi: "O halde, küfre sapmış olmanızdan dolayı tadın azabı."
Edip-Layth-Martha
If you could see them when they are standing at their Lord? He said, "Is this not the truth?" They said, "Yes, by our Lord." He said, "Then taste the retribution for what you have rejected."
Muhammad Asad
If thou couldst but see [them] when they shall be made to stand before their Sustainer [and] He will say, "Is not this the truth?" They will answer: "Yea, indeed, by our Sustainer!" [Whereupon] He will say: "Taste, then, the suffering that comes from* your having refused to acknowledge the truth!"
Rashad Khalifa
If you could only see them when they stand before their Lord! He would say, "Is this not the truth?" They would say, "Yes, by our Lord." He would say, "You have incurred the retribution by your disbelief.",
The Monotheist Group
And if you could see them when they are standing at their Lord; He said: "Is this not the truth?" They said: "Yes, by our Lord," He said: "Then taste the retribution for what you have rejected."