En'am Sûresi43. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلولا | — | felevlā | hiç olmazsa | Then why not |
| 2 | إذ | — | iƶ | zaman | when |
| 3 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehum | kendilerine geldiği | came to them |
| 4 | بأسنا | ب ا سBES | be'sunā | baskınımız | Our punishment, |
| 5 | تضرعوا | ض ر عŽRA | teDerraǔ | yalvarsalardı | they humbled themselves? |
| 6 | ولكن | — | velākin | fakat | But |
| 7 | قست | ق س وGSV | ḳaset | katılaştı | became hardened |
| 8 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbuhum | kalbleri | their hearts |
| 9 | وزين | ز ي نZYN | ve zeyyene | ve süslü gösterdi | and made fair-seeming |
| 10 | لهم | — | lehumu | onlara | to them |
| 11 | الشيطان | ش ط نŞŦN | ş-şeyTānu | şeytan | the Shaitaan |
| 12 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 13 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used to |
| 14 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapmış | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلولا اذ جاءهم باسنا تضرعوا ولكن قست قلوبهم وزين لهم الشيطن ما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
فَلَوْلَا إِذْ جَاءَهُم بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلَكِن قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Fe lev lâ iz câehum be’sunâ tedarraû ve lâkin kaset kulûbuhum ve zeyyene lehumuş şeytânu mâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Falawl<span class="u">a</span> i<span class="u">th</span> j<span class="u">a</span>ahumba/sun<span class="u">a</span> ta<span class="u">d</span>arraAAoo wal<span class="u">a</span>kin qasat quloobuhumwazayyana lahumu a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nu m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nooyaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara azâbımız geldiği vakit olsun, yalvarmaları gerekirdi, fakat yalvarmadılar bile, kalpleri katılaştı ve Şeytan, yaptıkları şeyleri süsleyip hoş gösterdi onlara.
Ali Bulaç
Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta olduklarını çekici (süslü) gösterdi.
Bayraktar Bayraklı
Hiç olmazsa kendilerine böyle baskımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını cazip/süslü gösterdi.
Diyanet İşleri
Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi! Fakat kalpleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını cazip gösterdi.
Edip Yüksel
Hiç olmazsa başlarına musibetimiz geldiğinde yalvarsalardı! Fakat kalpleri katılaştı ve sapkın işlerini kendilerine süslü gösterdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hiç olmazsa kendilerine baskınımız geldiği zaman olsun, yalvarmalı değiller miydi? Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi.
Erhan Aktaş
Hiç olmazsa onlara sıkıntılarımız dokunduğu vakit yalvarsalardı! Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını çekici gösterdi.
Hakkı Yılmaz
Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi? Ama onların kalpleri katılaştı ve şeytan onlara yapmakta oldukları şeyleri çekici gösterdi.
Muhammed Esed
Ama tarafımızdan takdir edilen bir sıkıntıya uğratıldıkları zaman tevazu göstermediler, tersine kalplerinin katılığı arttı, çünkü Şeytan bütün yaptıklarını onlara güzel gösterdi.
Mustafa İslamoğlu
Onlara takdir ettiğimiz sıkıntı kendilerine eriştiği zaman acziyetlerini itiraf etmeliydiler, fakat yürekleri katılaştı. Çünkü Şeytan yaptıkları her şeyi onlara güzel gösterdi.
Suat Yıldırım
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler! Fakat heyhât! Onların kalpleri kaskatı olmuş, şeytan da yapmakta oldukları mâsiyet ve günahları kendilerine süslemiş, cazip göstermişti.
Süleyman Ateş
Hiç olmazsa kendilerine böyle baskınımız geldiği zaman yalvarsalardı! Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını süslü gösterdi.
Şaban Piriş
Hiç olmazsa azabımız kendilerine gelince yalvarmaları gerekmez miydi? Fakat, kalpleri katılaşmış ve şeytan, yaptıklarını kendilerine güzel göstermişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Zorluğumuz kendilerine gelip çattığında bir sığınabilselerdi! Ne yazık ki kalpleri katılaştı; şeytan, yapmakta olduklarını onlara süslü-püslü gösterdi.
Edip-Layth-Martha
If only they had implored when Our punishment came to them; but their hearts hardened, and the devil adorned for them what they used to do.
Muhammad Asad
yet when the misfortune decreed by Us befell them, they did not humble themselves, but rather their hearts grew hard, for Satan had made all their doings seem goodly to them.
Rashad Khalifa
If only they implored when our test afflicted them! Instead, their hearts were hardened, and the devil adorned their works in their eyes.,
The Monotheist Group
If only they had implored when Our punishment came to them; but their hearts hardened, and the devil adorned for them what they used to do.