En'am Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | And not | |
| 2 | نرسل | ر س لRSL | nursilu | biz gönderimeyi | We send |
| 3 | المرسلين | ر س لRSL | l-murselīne | elçileri | the Messengers |
| 4 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 5 | مبشرين | ب ش رBŞR | mubeşşirīne | müjdeciler olmak | (as) bearer of glad tidings |
| 6 | ومنذرين | ن ذ رNZ̃R | ve munƶirīne | ve uyarıcılar olmak | and (as) warners. |
| 7 | فمن | — | femen | o halde kim | So whoever |
| 8 | آمن | ا م نEMN | āmene | inanır | believed |
| 9 | وأصلح | ص ل حṦLḪ | ve eSleHa | ve uslanırsa | and reformed, |
| 10 | فلا | — | felā | yoktur | then no |
| 11 | خوف | خ و فḢVF | ḣavfun | korku | fear |
| 12 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | upon them |
| 13 | ولا | — | ve lā | ve değildir | and not |
| 14 | هم | — | hum | onlar | they |
| 15 | يحزنون | ح ز نḪZN | yeHzenūne | üzülecek de | will grieve. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما نرسل المرسلين الا مبشرين ومنذرين فمن ءامن واصلح فلا خوف عليهم ولا هم يحزنون
Arapça (Harekeli)
وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ فَمَنْ آمَنَ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Transliterasyon
Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn|e|, fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> nursilu almursaleena ill<span class="u">a</span>mubashshireena wamun<span class="u">th</span>ireena faman <span class="u">a</span>mana waa<span class="u">s</span>la<span class="u">h</span>afal<span class="u">a</span> khawfun AAalayhim wal<span class="u">a</span> hum ya<span class="u">h</span>zanoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, peygamberleri ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik. Şu halde inananlara ve kendilerini düzgün bir hale getirenlere ne korku vardır, ne de mahzun olur onlar.
Ali Bulaç
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Biz peygamberleri, sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kimler inanır ve uslanırsa, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Diyanet İşleri
Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.
Edip Yüksel
Biz elçileri, ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderiyoruz. Kim Gerçeği onaylayıp kendini düzeltirse, onlara bir korku yok, onlar üzülmeyecekler de.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
Erhan Aktaş
Biz elçileri ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder kendisini düzeltirse, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz gönderilen elçileri, ancak müjdeciler ve uyarıcılar olmak üzere göndeririz: Artık kim iman eder ve düzeltirse, artık onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun olmayacaklar da.
Muhammed Esed
Biz, elçileri(mizi) yalnızca müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz: bu nedenle, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ne korkacak ne de üzüleceklerdir;
Mustafa İslamoğlu
Biz elçilerimizi, yalnızca müjdeci ve uyarıcı olsunlar diye göndeririz. Bundan sonra da kim iman eder ve kendini düzeltirse, işte onların gelecekten endişe geçmişten hüzün duymalarına gerek yoktur.
Suat Yıldırım
Biz peygamberleri sadece müjdeci ve uyarıcı olarak gönderiyoruz. O halde kim iman eder, kendisini ve işlerini düzeltirse onlara asla korku yoktur. Onlar hiçbir üzüntüye de mâruz kalmayacaklardır.
Süleyman Ateş
Biz elçileri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Şaban Piriş
Biz, elçileri yalnız müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman edip, halini düzeltirse, o kimselere bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz o gönderilen elçileri, müjdeciler ve uyarıcılar olmaktan öte birşey için göndermiyoruz. İman edip barışı yerleştirenlere / iyi işler yapanlara korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.
Edip-Layth-Martha
We do not send the messengers except as bearers of good news and warners; whoever acknowledges, and reforms, then there is no fear for them nor will they grieve.
Muhammad Asad
And We send [Our] message-bearers only as heralds of glad tidings and as warners: hence, all who believe and live righteously -no fear need they have, and neither shall they grieve;
Rashad Khalifa
We do not send the messengers except as deliverers of good news, as well as warners. Those who believe and reform have nothing to fear, nor will they grieve.,
The Monotheist Group
And We do not send the messengers except as bearers of good news and warners; whoever believes, and does good, then there is no fear for them nor will they grieve.