En'am Sûresi87. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ومن | — | ve min | ve | And from |
| 2 | آبائهم | ا ب وEBV | ābāihim | babalarından | their fathers |
| 3 | وذرياتهم | ذ ر رZ̃RR | ve ƶurriyyātihim | ve çocuklarından | and their descendents |
| 4 | وإخوانهم | ا خ وEḢV | ve iḣvānihim | ve kardeşlerinden | and their brothers - |
| 5 | واجتبيناهم | ج ب يCBY | vectebeynāhum | onları seçtik | and We chose them |
| 6 | وهديناهم | ه د يHD̃Y | ve hedeynāhum | ve onları ilettik | and We guided them |
| 7 | إلى | — | ilā | to | |
| 8 | صراط | ص ر طṦRŦ | SirāTin | yola | a path, |
| 9 | مستقيم | ق و مGVM | musteḳīmin | doğru | straight. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ومن ءابائهم وذريتهم واخونهم واجتبينهم وهدينهم الى صرط مستقيم
Arapça (Harekeli)
وَمِنْ آبَائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَإِخْوَانِهِمْ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Transliterasyon
Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Transliteration (Eng.)
Wamin <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>-ihim wa<span class="u">th</span>urriyy<span class="u">a</span>tihimwa-ikhw<span class="u">a</span>nihim wa<span class="b">i</span>jtabayn<span class="u">a</span>hum wahadayn<span class="u">a</span>humil<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>ir<span class="u">at</span>in mustaqeem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmına da üstünlük verdik, onları seçtik ve doğru yola sevkettik.
Ali Bulaç
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik.
Diyanet İşleri
Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.
Edip Yüksel
Atalarından, soylarından, kardeşlerinden birçoğunu seçip doğru yola ilettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.
Erhan Aktaş
Onların; atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Onları seçtik ve dosdoğru yola ilettik.
Hakkı Yılmaz
Ve bunların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden de fazlalıklı kıldık. Ve onları seçtik, doğru yola kılavuzladık.
Muhammed Esed
onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazısı(nı da aynı şekilde yücelttik): nları(n hepsini) seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.
Mustafa İslamoğlu
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden kimilerini de... İşte onların hepsini Biz seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.
Suat Yıldırım
Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden kimini de, aynı şekilde etraflarındaki insanlara üstün kıldık, onları seçtik, onları doğru yola götürdük.
Süleyman Ateş
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da... Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.
Şaban Piriş
Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazı kimseleri seçip, dosdoğru yola hidayet ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını da... Onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola kılavuzladık.
Edip-Layth-Martha
From their fathers and their progeny and their brothers We have also chosen; and We guided them to a straight path.
Muhammad Asad
and [We exalted likewise] some of their forefathers and-their offspring and their brethren: We elected them [all], and guided them onto a straight way.
Rashad Khalifa
From among their ancestors, their descendants, and their siblings, we chose many, and we guided them in a straight path.,
The Monotheist Group
And from their fathers and their progeny and their brothers We have also chosen; and We guided them to a straight path.