En'am Sûresi94. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And certainly |
| 2 | جئتمونا | ج ي اCYE | ci'tumūnā | yine bize geldiniz | you have come to Us |
| 3 | فرادى | ف ر دFRD̃ | furādā | tek olarak | alone |
| 4 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 5 | خلقناكم | خ ل قḢLG | ḣaleḳnākum | sizi yarattığımız | We created you |
| 6 | أول | ا و لEVL | evvele | ilk | (the) first |
| 7 | مرة | م ر رMRR | merratin | kez | time, |
| 8 | وتركتم | ت ر كTRK | ve teraktum | ve bıraktınız | and you have left |
| 9 | ما | — | mā | şeyleri | whatever |
| 10 | خولناكم | خ و لḢVL | ḣavvelnākum | sizi hayaline daldırdığımız | We bestowed (on) you |
| 11 | وراء | و ر يVRY | verā'e | arkasında | behind |
| 12 | ظهوركم | ظ ه رƵHR | Zuhūrikum | sırtlarınız | your backs. |
| 13 | وما | — | ve mā | And not | |
| 14 | نرى | ر ا يREY | nerā | ve görmüyoruz | We see |
| 15 | معكم | — | meǎkum | yanınızda | with you |
| 16 | شفعاءكم | ش ف عŞFA | şufeǎā'ekumu | şefaatçilerinizi | your intercessors |
| 17 | الذين | — | elleƶīne | kimseleri | those whom |
| 18 | زعمتم | ز ع مZAM | zeǎmtum | sandığınız | you claimed |
| 19 | أنهم | — | ennehum | onların | that they (were) |
| 20 | فيكم | — | fīkum | içinizden | in your (matters) |
| 21 | شركاء | ش ر كŞRK | şurakā'u | ortak olduklarını | partners (with Allah). |
| 22 | لقد | — | leḳad | andolsun | Indeed, |
| 23 | تقطع | ق ط عGŦA | teḳaTTaǎ | (bağlar) kesilmiş | have been severed (bonds) |
| 24 | بينكم | ب ي نBYN | beynekum | aranızdaki | between you |
| 25 | وضل | ض ل لŽLL | ve Delle | ve kaybolup gitmiştir | and is lost |
| 26 | عنكم | — | ǎnkum | sizden | from you |
| 27 | ما | — | mā | şeyler | what |
| 28 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | you used to | |
| 29 | تزعمون | ز ع مZAM | tez'ǔmūne | sandığınız | "claim.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد جئتمونا فردى كما خلقنكم اول مرة وتركتم ما خولنكم وراء ظهوركم وما نرى معكم شفعاءكم الذين زعمتم انهم فيكم شركوا لقد تقطع بينكم وضل عنكم ما كنتم تزعمون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادَى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَاءَ ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَى مَعَكُمْ شُفَعَاءَكُمُ الَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَاءُ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ
Transliterasyon
Ve lekad ci’timûnâ furâdâ kemâ halaknâkum evvele merretin ve terektum mâ havvelnâkum verâe zuhûrikum, ve mâ nerâ meakum şufeâekumullezîne zeamtum ennehum fîkum şurekâ’(şurekâû), lekad tekattaa beynekum ve dalle ankum mâ kuntum tez’umûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad ji/tumoon<span class="u">a</span> fur<span class="u">a</span>d<span class="u">a</span>kam<span class="u">a</span> khalaqn<span class="u">a</span>kum awwala marratin wataraktum m<span class="u">a</span>khawwaln<span class="u">a</span>kum war<span class="u">a</span>a <span class="i"><span class="u">th</span></span>uhoorikum wam<span class="u">a</span>nar<span class="u">a</span> maAAakum shufaAA<span class="u">a</span>akumu alla<span class="u">th</span>eenazaAAamtum annahum feekum shurak<span class="u">a</span>o laqad taqa<span class="u">tt</span>aAAabaynakum wa<span class="u">d</span>alla AAankum m<span class="u">a</span> kuntum tazAAumoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki size verdiğimiz her şeyi arkanızda bırakmışsınız da sizi evvelce nasıl yarattıysak tıpkı onun gibi tek başınıza, yapayalnız huzurumuza gelmişsiniz. Sizce Tanrıya eş olan şefaatçilerimizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar, tamamıyla kopmuş, boşuna umduklarınız elinizden çıkmış, kaybolup gitmiştir.
Ali Bulaç
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' Bize geldiniz ve size lütfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Sizinle ilgili olarak ortaklarımız sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda göremeyeceksiniz. Andolsun aranızdaki bütün bağlar kopmuş ve tanrı sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
Diyanet İşleri
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.
Edip Yüksel
"Sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek olarak geldiniz. Size hayal gibi gösterdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Sizinle ortak olduklarını ileri sürdüğünüz aracılarınızı (şefaatçılarınızı) yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terk etmiştir."*
Elmalılı Hamdi Yazır
Bugün, sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.
Erhan Aktaş
Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun ki siz, sizi ilk defa oluşturduğumuz zamanki gibi yapayalnız/ teker teker Bize geldiniz ve size verdiğimiz şeyleri arkanızda bıraktınız. Ve içinizde kendilerinin ortaklar olduğuna inandığınız sözde destekçilerinizi sizinle beraber görmüyoruz. Andolsun aranızda kesilme/kopukluk olmuş ve yanlış inandığınız şeyler kaybolmuştur.
Muhammed Esed
(Ve Allah şöyle diyecektir): "İşte şimdi Bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; ve (hayatta iken) size bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Kendinizle ilgili olarak Allah'a ortak koştuğunuz o şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz! Gerçek şu ki, sizin (dünyadaki hayatınız ile) aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir ve bütün eski dostlarınız sizi terk etmiştir!"
Mustafa İslamoğlu
Ve (Allah diyecek ki): "İşte şimdi bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi; dahası, size verdiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Sizin lehinize Allah'a ortak olduğunu sandığınız o şefaatçilerinizi neden şimdi yanınızda göremiyorsunuz? Artık aranızdaki bütün bağlar kopmuştur ve bütün dost sandıklarınız sizi yapayalnız bırakmıştır."
Suat Yıldırım
Kıyamet günü de Hak Teâlâ şöyle buyuracaktır: ” İşte siz ilk yarattığımızda olduğunuz gibi çırıl çıplak, teker teker huzurumuza geldiniz! Size verdiğimiz mallarınızı da çok gerilerde bıraktınız. Hani, siz dünyada iken Allah'a şerik olduğunu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Gördünüz ya, aranızdaki bağlar bir bir koptu ve ortak olduklarını iddia edip güvendiklerinizin hepsi sizden uzaklaştı. ” [28, 62-74; 26, 92-93; 2, 166-167; 23, 101; 29, 25; 28, 64; 74, 11]*
Süleyman Ateş
Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi, yine tek olarak bize geldiniz ve (dünyada) sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani, siz(in yaratılışınızda ve ibadetleriniz)de (bize) ortak olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiş ve (şefa'atçi) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir!
Şaban Piriş
Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışlandıklarımızı arkanızda bıraktınız. Kendiniz için ortaklar olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda göremiyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve iddia ettikleriniz sizden uzaklaşıp gitmiş.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız / teker teker bize geldiniz. Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız. Sizinle ilgili hususlarda ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda görmüyoruz. Yemin olsun, koptu aranızdaki tüm bağlar ve uzaklaşıp kayboldu yanınızdan o bir şey sandıklarınız.
Edip-Layth-Martha
"You have come to Us individually, just as We had created you the first time; and you have left behind you all that We have provided for you. We do not see your intercessors with you that you used to claim were with you in partnership; all is severed between you, and what you have claimed has abandoned you."*
Muhammad Asad
[And God shall say:] "And now, indeed, you have come unto Us in a lonely state, even as We created you in the first instance; and you have left behind you all that We bestowed on you [in your lifetime]. And We do not see with you those intercessors of yours whom you supposed to have a share in God's divinity with regard to yourselves!* Indeed, all the bonds between you [and your earthly life] are now severed, and all your former fancies have forsaken you!*
Rashad Khalifa
"You have come back to us as individuals, just as we created you the first time, and you have left behind what we provided for you. We do not see with you the intercessors that you idolized and claimed that they will help you. All ties among you have been severed; the idols you set up have abandoned you.",
The Monotheist Group
"And you have come to Us individually, just as We had created you the first time; and you have left behind you all that We have provided for you; and We do not see your intercessors with you that you used to claim were with you in partnership; all is severed between you, and what you have claimed has abandoned you."