En'am Sûresi99. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (44 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وهوve huveve O'durAnd He
2الذيlleƶīkimse(is) the One Who
3أنزلن ز لNZLenzeleindirensends down
4منmine-tenfrom
5السماءس م وSMVs-semāigök-the sky
6ماءم و هMVHmāensuyuwater,
7فأخرجناخ ر جḢRCfeeḣracnāçıkardıkthen We bring forth
8بهbihionunlawith it
9نباتن ب تNBTnebātebitkiyivegetation
10كلك ل لKLLkulliher(of) every
11شيءش ي اŞYEşey'inçeşitthing.
12فأخرجناخ ر جḢRCfeeḣracnāve çıkardıkThen We bring forth
13منهminhuo (bitki)denfrom it
14خضراخ ض رḢŽRḣaDiranbir filizgreen plant,
15نخرجخ ر جḢRCnuḣricuçıkarıyoruzWe bring forth
16منهminhuondan dafrom it
17حباح ب بḪBBHabbendanelergrain -
18متراكبار ك بRKBmuterākibenbirbiri üzerine binmişthick clustered.
19ومنve mineAnd from
20النخلن خ لNḢLn-neḣlihurmanınthe date-palm,
21منmin-ndanfrom
22طلعهاط ل عŦLATal'ǐhātomurcuğu-its spathe
23قنوانق ن وGNVḳinvānunsarkanclusters of dates
24دانيةد ن وD̃NVdāniyetunsalkımlarhanging low.
25وجناتج ن نCNNve cennātinve bahçeleriAnd gardens
26منminof
27أعنابع ن بANBeǎ'nābinüzümgrapes
28والزيتونز ي تZYTve zzeytūneve zeytinand the olives
29والرمانر م نRMNve rrummāneve narand the pomegranates
30مشتبهاش ب هŞBHmuştebihen(kimi) birbirine benzerresembling
31وغيرغ ي رĞYRve ğayraand not
32متشابهش ب هŞBHmuteşābihin(kimi) benzemezresembling.
33انظروان ظ رNƵRnZurūbakınLook
34إلىilāat
35ثمرهث م رS̃MRṧemerihimeyvesineits fruit
36إذاiƶāzamanwhen
37أثمرث م رS̃MReṧmerameyve verirkenit bears fruit
38وينعهي ن عYNAve yen'ǐhive olgunlaştığıand its ripening.
39إنinneşüphesizIndeed,
40فيin
41ذلكمƶālikumbundathat
42لآياتا ي يEYYlāyātinçok ibret vardır(are) signs
43لقومق و مGVMliḳavmintoplumu içinfor a people
44يؤمنونا م نEMNyu'minūneinananlar(who) believe.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وهو الذى انزل من السماء ماء فاخرجنا به نبات كل شىء فاخرجنا منه خضرا نخرج منه حبا متراكبا ومن النخل من طلعها قنوان دانية وجنت من اعناب والزيتون والرمان مشتبها وغير متشبه انظروا الى ثمره اذا اثمر وينعه ان فى ذلكم لءايت لقوم يومنون

Arapça (Harekeli)

وَهُوَ الَّذِي أَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجْنَا بِهِ نَبَاتَ كُلِّ شَيْءٍ فَأَخْرَجْنَا مِنْهُ خَضِرًا نُّخْرِجُ مِنْهُ حَبًّا مُّتَرَاكِبًا وَمِنَ النَّخْلِ مِن طَلْعِهَا قِنْوَانٌ دَانِيَةٌ وَجَنَّاتٍ مِّنْ أَعْنَابٍ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُشْتَبِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ انظُرُوا إِلَى ثَمَرِهِ إِذَا أَثْمَرَ وَيَنْعِهِ إِنَّ فِي ذَلِكُمْ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Transliterasyon

Ve huvellezî enzele mines semâi mâ’(mâen), fe ahrecnâ bihî nebate kulli şey’in fe ahrecnâ minhu hadıran nuhricu minhu habben muterâkibâ(muterâkiben), ve minen nahli min tal’ıhâ kınvânun dâniyetun ve cennâtin min a’nâbin vez zeytûne ver rummâne muştebihen ve gayre muteşâbih(muteşâbihin), unzurû ilâ semerihî izâ esmere ve yen’ıh|î|, inne fî zâlikum le âyâtin li kavmin yu’minûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wahuwa alla<span class="u">th</span>ee anzala mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-im<span class="u">a</span>an faakhrajn<span class="u">a</span> bihi nab<span class="u">a</span>ta kulli shay-infaakhrajn<span class="u">a</span> minhu kha<span class="u">d</span>iran nukhriju minhu <span class="u">h</span>abbanmutar<span class="u">a</span>kiban wamina a<span class="b">l</span>nnakhli min <span class="u">t</span>alAAih<span class="u">a</span>qinw<span class="u">a</span>nun d<span class="u">a</span>niyatun wajann<span class="u">a</span>tin min aAAn<span class="u">a</span>binwa<span class="b">al</span>zzaytoona wa<span class="b">al</span>rrumm<span class="u">a</span>na mushtabihanwaghayra mutash<span class="u">a</span>bihin on<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroo il<span class="u">a</span>thamarihi i<span class="u">tha</span> athmara wayanAAihi inna fee <span class="u">tha</span>likumla<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin liqawmin yu/minoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gökten yağmur yağdıran da odur. Sonra o yağmurla her çeşit nebâtı tomurcuklandırır, yeşertir, ondan da başaklar içinde birbirine bitişmiş, istiflenmiş tâneler meydana getirir. Hurma tomurcuklarından, elle yetişilecek kadar yakın salkımlar, bir bakımdan birbirine benzeyen, bir bakımdan benzemeyen üzümlerden, zeytinlerden, narlardan bağlar-bahçeler yetiştiririz. Bir meyve verince bakın onlara, bir de meyveleri olunca. Şüphe yok ki bütün bunlarda, inanan topluluğa deliller var.

Ali Bulaç

O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.

Bayraktar Bayraklı

O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla bitirdik. O bitkiden de kendisinde üst üste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik, hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman, her birinin meyvesine bakın! Şüphesiz bütün bunlarda, inanan bir toplum için dersler vardır.

Diyanet İşleri

O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla bitirdik. O bitkiden de kendisinde üstüste binmiş taneler bitireceğimiz bir yeşillik; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman her birinin meyvesine bakın! Kuşkusuz bütün bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Edip Yüksel

O'dur gökten su indiren. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık. O bitkiden ürettiğimiz yeşil madde ile de sayısız taneler çıkardık. Tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkardık. Her birinin meyve verme zamanında meyvesine ve olgunluğuna bakın. Gerçeği onaylayan bir toplum için bunda deliller ve ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Erhan Aktaş

O, gökten su indirendir. Onunla her türlü bitkiyi bitirdik. Ondan her çeşit bitkiyi çıkardık. Onlardan yığın yığın taneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine hem benzeyen hem benzemeyen; üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve meyvesi olgunlaştığında her birine bir bakın! Bunlarda iman eden bir kavim için âyetler* vardır.

Hakkı Yılmaz

Ve Allah, gökten suyu indirendir. Böylece Biz onunla her şeyin bitkilerini çıkardık. Ondan da birbirine benzeyen ve birbirine benzemeyen birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımları, üzümden bağları, zeytini ve narı çıkardığımız filizi çıkardık. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerine ve olgunlaşmasına bakın! İşte bunlarda kesinlikle inanan bir toplum için alâmetler/göstergeler vardır.

Muhammed Esed

O, gökten suları indirendir; işte Biz bu yolla her türlü canlı bitkiyi yetiştirdik ve bundan çimenleri yeşerttik. Yine bundan birbirine yapışık büyüyen tahıl tanelerini yetiştiririz; ve hurma ağacının tomurcuğundan sık salkımlı hurmalar; asma bahçeler ve zeytin ağacı ve nar: (hepsi) birbirine çok benzeyen ve (hepsi) birbirinden çok farklı! Mahsul verdiği ve olgunlaştığı zaman onların meyvesine bakın! Şüphesiz bütün bunlarda inanacak insanlar için mesajlar vardır!

Mustafa İslamoğlu

O'dur gökten yağmuru indiren. İşte Biz bu yolla her türlü bitkiyi tomurcuklandırdık, ondan da yemyeşil bir çim meydana getirdik, ondan ise birbiri üzerine binmiş tahıl tanelerı çıkarıyoruz. Yine hurma ağacının tomurcuğundan sık salkımlı hurmalar, üzüm bağları, zeytin ve nar ağaçları; biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı. Ürün verdiği ve olgunlaştığı zaman meyvesine bakın! Hiç kuşkusuz bütün bunlarda inanacak insanlar için derin mesajlar vardır.

Suat Yıldırım

Gökten su indiren O'dur. Sonra Biz onunla her çeşit bitkiyi çıkarırız. O bitkiden bir filiz, ondan da büyüyüp birbirinin üstüne binmiş taneler, başaklar çıkarırız. Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz. Bunlardan kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Her birinin meyvesine, bir ilk meyve verdiğinde bir de tam olgunlaştıkları zaman bakın! Elbette bütün bunlarda iman edecekler için alınacak birçok dersler vardır. [16, 10-11; 21, 30; 13, 4] {KM, Mezmurlar 104}

Süleyman Ateş

O'dur ki, size gökten su indirdi. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir filiz çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş daneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Her birinin meyvesine bakın: Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman. Şüphesiz bu size gösterilenlerde, inananlar toplumu için elbette çok ibret vardır.

Şaban Piriş

Gökten su indiren de Odur. O su ile her çeşit bitki çıkardık. Ondan da bir yeşillik meydana getirdik ki bu yeşillikten küme küme taneler, hurma tomurcuğundan koparılması kolay salkımlar, üzüm bağları, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve nar çıkarırız. Meyve verdikleri ve bir de olgunlaştıkları zaman meyvesine bir bakın. İşte bütün bunlarda, iman eden bir toplum için ayetler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Size gökten su indiren de O'dur. Biz o suyla herşeyin bitkisini çıkardık. Ondan da bir yeşillik çıkardık. O yeşillikten birbiri üzerine binmiş daneler çıkardık. Hurma ağacının, tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bağlar, zeytin, nar çıkardık. Birbirine benzeyeni var, benzemeyeni var. Meyva verdiğinde ve meyvalar olgunlaştığında bir bakın onun ürününe! Bu size gösterilenlerde, iman eden bir topluluk için, çok ibretler vardır.

Edip-Layth-Martha

He is the One who sent down water from the sky, and We brought out with it plants of every kind. We brought out from it the green, from which We bring out multiple seeds; and what is from the palm trees, from its sheaths hanging low and near; and gardens of grapes, olives and pomegranates, similar and not similar. Look at its fruit when it blossoms and its ripeness. In this are signs for a people that acknowledge.

Muhammad Asad

And He it is who has caused waters to come down from the sky; and by this means have We brought forth all living growth, and out of this have We brought forth verdure.* Out of this do We bring forth close-growing grain; and out of the spathe of the palm tree, dates in thick clusters; and gardens of vines, and the olive tree, and the pomegranate: [all] so alike, and yet so different!* Behold their fruit when it comes to fruition and ripens! Verily, in all this there are messages indeed for people who will believe!

Rashad Khalifa

He is the One who sends down from the sky water, whereby we produce all kinds of plants. We produce from the green material multitudes of complex grains, palm trees with hanging clusters, and gardens of grapes, olives and pomegranate; fruits that are similar, yet dissimilar. Note their fruits as they grow and ripen. These are signs for people who believe.,

The Monotheist Group

And He is the One who sent down water from the heaven, and We brought out with it plants of every kind. We brought out from it the green, from which We bring out multiple seeds; and what is from the palm trees, from its sheaths hanging low and near; and gardens of grapes and olives and pomegranates, similar and not similar. Look at its fruit when it blossoms and its ripeness. In this are signs for a people who believe.