Mumtahine Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believe! |
| 5 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 6 | تتولوا | و ل يVLY | tetevellev | dostluk etmeyin | make allies |
| 7 | قوما | ق و مGVM | ḳavmen | bir topluluk ile | (of) a people, |
| 8 | غضب | غ ض بĞŽB | ğaDibe | gazabettiği | (The) wrath |
| 9 | الله | — | llahu | Allah'ın | (of) Allah |
| 10 | عليهم | — | ǎleyhim | kendilerine | (is) upon them. |
| 11 | قد | — | ḳad | Indeed, | |
| 12 | يئسوا | ي ا سYES | yeisū | umudu kesmiş olan | they despair |
| 13 | من | — | mine | -ten | of |
| 14 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | ahiret- | the Hereafter |
| 15 | كما | — | kemā | gibi | as |
| 16 | يئس | ي ا سYES | yeise | umudu kestiği | despair |
| 17 | الكفار | ك ف رKFR | l-kuffāru | kafirlerin | the disbelievers |
| 18 | من | — | min | -ndan | of |
| 19 | أصحاب | ص ح بṦḪB | eSHābi | halkı- | (the) companions |
| 20 | القبور | ق ب رGBR | l-ḳubūri | mezarlık | (of) the graves. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا لا تتولوا قوما غضب الله عليهم قد يئسوا من الءاخرة كما يئس الكفار من اصحب القبور
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا مِنَ الْآخِرَةِ كَمَا يَئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَابِ الْقُبُورِ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tetevellev kavmen gadıballâhu aleyhim kad yeisû minel âhireti kemâ yeisel kuffâru min ashâbil kubûr|i|.
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manool<span class="u">a</span> tatawallaw qawman gha<span class="u">d</span>iba All<span class="u">a</span>huAAalayhim qad ya-isoo mina al-<span class="u">a</span>khirati kam<span class="u">a</span> ya-isaalkuff<span class="u">a</span>ru min a<span class="u">s</span>-<span class="u">ha</span>bi alquboor<span class="b">i</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, Allah'ın gazabına uğrattığı toplulukla dostluk etmeyin; gerçekten de onlar, âhiretten, tamâmıyla ümitlerini kesmişler, nitekim kâfirler de, kabirlerdekilerden tamâmıyla ümit kesmişlerdir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinmeyin; ki onlar, kafirlerin mezar halkından umut kesmeleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinmeyiniz! Zira onlar, kâfirler kabirlerindekilerden ümit kestikleri gibi, âhiretten ümit kesmişlerdir.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.*
Edip Yüksel
Ey gerçeği onaylayanlar, ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinmeyin. İnkarcılar, mezardakilerden nasıl umut kesmişlerse onlar da ahiretten öylesine umut kesmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey inananlar, Allah'ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Allah’ın gazap ettiği halka dönmeyin.* Gerçeği yalanlayan nankörlerin, mezarlık halkından ümitlerini kestikleri gibi* onlar da ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kimseler! Allah'ın gazap ettiği toplumu velîleştirmeyin [yönetici, gözetici yapmayın]. Kâfirlerin; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerin mezarlık halkından ümit kestiği gibi, kesinlikle onlar, âhiretten ümit kesmişlerdir.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Allah'ın gazabına uğrayan toplum ile dost olmayın! Onlar(ı dost edinenlerin) öteki dünya ile ilgili hiçbir ümitleri kalmamıştır; tıpkı bu hakikat inkarcılarının, (şimdi) mezarlarında yatanları (tekrar görme) ümitlerini kaybetmiş bulunmaları gibi.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Allah'ın gazabına uğrayan bir topluma gönülden dostluk beslemeyin! Onlar ahiretten, tıpkı kabir ehli arasına karışan kafirlerin ümit kestiği gibi ümit kesmişlerdir.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir güruhu dost edinmeyin. Onlar ki ölüp kabre giren bir kâfir nasıl âhiret mutluluğundan ümidini kesmişse, kendileri de âhiretten öyle ümitlerini kesmişlerdir.*
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'ın kendilerine gazabettiği; kafirlerin mezarlık halkından umudu kestiği gibi ahiretten umudu kesmiş olan bir topluluk ile dostluk etmeyin!
Şaban Piriş
-Ey iman edenler, Allahın kendilerine gazap ettiği bir toplumu dost edinmeyin. Onlar, kabirdeki kafirlerden ümitlerini kestikleri gibi, ahiretten ümitlerini kesmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplulukla dostluk kurmayın. Çünkü bunlar ahiretten ümitlerini kesmişlerdir. Tıpkı, kabir halkından olan inkarcıların, ümitlerini kestikleri gibi...
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, do not ally a people with whom God is angry; for they have given up regarding the Hereafter, just like the ingrates have given up on the people who are already in the graves.
Muhammad Asad
O YOU who have attained to faith! Be not friends with people whom God has condemned!* They [who would befriend them] are indeed bereft of all hope of a life to come* - just as those deniers of the truth are bereft of all hope of [ever again seeing] those who are [now] in their graves.*
Rashad Khalifa
O you who believe, do not befriend people with whom GOD is angry, and who are hopelessly stuck in disbelief; they are just as hopeless as the disbelievers who are already in the graves.,
The Monotheist Group
O you who believe, do not ally a people with whom God is angry; for they have given-up regarding the Hereafter, just like the rejecters have given-up on the people who are already in the graves.