Cuma Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 2 | إن | — | inne | şüphesiz | """Indeed," |
| 3 | الموت | م و تMVT | l-mevte | ölüm | the death |
| 4 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 5 | تفرون | ف ر رFRR | tefirrūne | sizin kaçtığınız | you flee |
| 6 | منه | — | minhu | kendisinden | from it, |
| 7 | فإنه | — | feinnehu | mutlaka | then surely it |
| 8 | ملاقيكم | ل ق يLGY | mulāḳīkum | sizi bulacaktır | (will) meet you. |
| 9 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 10 | تردون | ر د دRD̃D̃ | turaddūne | döndürüleceksiniz | you will be sent back |
| 11 | إلى | — | ilā | to | |
| 12 | عالم | ع ل مALM | ǎālimi | bilen'e | (the) All-Knower |
| 13 | الغيب | غ ي بĞYB | l-ğaybi | görünmeyeni | (of) the unseen |
| 14 | والشهادة | ش ه دŞHD̃ | ve şşehādeti | ve görüneni | and the witnessed, |
| 15 | فينبئكم | ن ب اNBE | fe yunebbiukum | ve O size haber verecektir | and He will inform you |
| 16 | بما | — | bimā | şeyleri | [of] what |
| 17 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduğunuz | you used to |
| 18 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yapıyor(lar) | "do.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قل ان الموت الذى تفرون منه فانه ملقيكم ثم تردون الى علم الغيب والشهدة فينبئكم بما كنتم تعملون
Arapça (Harekeli)
قُلْ إِنَّ الْمَوْتَ الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُ مُلَاقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Transliterasyon
Kul innel mevtellezî tefirrûne minhu fe innehu mulâkîkum summe tureddûne ilâ âlimil gaybi veş şehâdeti fe yunebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qul inna almawta alla<span class="u">th</span>ee tafirroonaminhu fa-innahu mul<span class="u">a</span>qeekum thumma turaddoona il<span class="u">a</span> AA<span class="u">a</span>limialghaybi wa<span class="b">al</span>shshah<span class="u">a</span>dati fayunabbi-okum bim<span class="u">a</span>kuntum taAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Gerçekten de ondan kaçıp durduğunuz ölüm yok mu; hiç şüphe yok ki size ulaşacaktır o da sonra gizliyi de, görüneni de bilen mâbudun tapısına götürüleceksiniz, derken size, bütün yaptıklarınızı haber verecek.
Ali Bulaç
De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir."
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Kendisinden kaçtığınız ölüm kesinlikle size ulaşacaktır. Sonra, görülmeyen ve görülen her şeyi bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size neler yaptığınızı bildirecektir.”
Diyanet İşleri
De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.
Edip Yüksel
De ki: "Kaçmakta olduğunuz ölüm, mutlaka size ulaşacak ve daha sonra gizliyi ve açığı Bilenin huzuruna döndürüleceksiniz. Yaptığınız her şeyi size bildirecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir.
Erhan Aktaş
De ki: Kendisinden kaçtığınız ölüm, kesinlikle karşınıza çıkacaktır. Sonra, görünmeyen ve görünen her şeyi bilene döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Hakkı Yılmaz
De ki: “Şüphesiz sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, kesinlikle size kavuşacaktır. Sonra görülmeyeni, duyulmayanı, sezilmeyeni, geçmişi, geleceği ve algılanabilen her şeyi bilene döndürüleceksiniz. O, size yapmış olduğunuz şeyleri haber verecektir.”
Muhammed Esed
De ki: "Bakın, kendisinden kaçtığınız ölüm, eninde sonunda sizi yakalayacaktır; o zaman, hem yaratılmışların zihinsel kavrayışlarının ötesinde olanları, hem de duyular yoluyla yahut akıl ile kavranabilen şeyleri bilen Allah'a döndürüleceksiniz; ve O, orada size (hayatta iken) yaptıklarınızın tümünü gösterecektir.
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Bakın, şu kendisinden kaçtığınız ölüm var ya, işte o sizi mutlaka yakalayacaktır. Ardından idraki aşan ve idrak edilebilen tüm hakikatleri bilene döndürüleceksiniz: ve size yapıp ettikleriniz bir bir haber verilecek.
Suat Yıldırım
De ki: “Sizin kaçtığınız o ölüm var ya, o mutlaka sizi karşılayacaktır. Sonra da görünmeyen ve görünen ne varsa hepsini bilen Allah'ın huzuruna götürüleceksiniz, O da sizin yaptıklarınızı tek tek bildirecek (ve ondan ötürü karşılığını verecektir). [4, 78]
Süleyman Ateş
De ki: "Sizin, kendisinden kaçtığınız ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni Bilen'e döndürüleceksiniz, O size yaptıklarınızı haber verecektir.
Şaban Piriş
De ki:-Kendisinden kaçtığınız ölüm, sizi mutlaka bulacaktır. Sonra da gizli ve açığı bilene döndürüleceksiniz, O da size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu da söyle: "O kaçmakta olduğunuz ölüm, işte o, size mutlaka ulaşacaktır. Sonra, görülmeyeni de görüleni de bilene döndürüleceksiniz. O, size, yapıp etmiş olduklarınızı haber verecektir."
Edip-Layth-Martha
Say, "The death that you are fleeing from, it will come to find you. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."
Muhammad Asad
Say: "Behold, the death from which you are fleeing* is bound to overtake you - and then you will be brought back unto Him who knows all that is beyond the reach of a created being's perception as well as all that can be witnessed by a creature's senses or mind,* whereupon He will make you truly understand all that you were doing [in life].
Rashad Khalifa
Say, "The death that you are trying to evade will catch up with you sooner or later. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done.",
The Monotheist Group
Say: "The death that you are fleeing from, it will come to find you. Then you will be returned to the Knower of all secrets and declarations, then He will inform you of everything you had done."