Munafikun Sûresi2. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | اتخذوا | ا خ ذ EḢZ̃ | İtteḣaƶū | yaptılar | They take |
| 2 | أيمانهم | ي م نYMN | eymānehum | yeminlerini | their oaths |
| 3 | جنة | ج ن نCNN | cunneten | kalkan | (as) a cover, |
| 4 | فصدوا | ص د دṦD̃D̃ | feSaddū | engel oldular | so they turn away |
| 5 | عن | — | ǎn | -ndan | from |
| 6 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolu- | (the) Way |
| 7 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 8 | إنهم | — | innehum | elbette onların | Indeed, [they] |
| 9 | ساء | س و اSVE | sā'e | ne kötüdür | evil is |
| 10 | ما | — | mā | şeyler | what |
| 11 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used to |
| 12 | يعملون | ع م لAML | yeǎ'melūne | yapmış | do. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اتخذوا ايمنهم جنة فصدوا عن سبيل الله انهم ساء ما كانوا يعملون
Arapça (Harekeli)
اتَّخَذُوا أَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَن سَبِيلِ اللَّهِ إِنَّهُمْ سَاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Transliterasyon
İttehazû eymânehum cunneten fe saddû an sebîlillâh|i|, innehum sâe mâ kânû ya’melûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ittakha<span class="u">th</span>oo aym<span class="u">a</span>nahum junnatanfa<span class="u">s</span>addoo AAan sabeeli All<span class="u">a</span>hi innahum s<span class="u">a</span>a m<span class="u">a</span>k<span class="u">a</span>noo yaAAmaloon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Antlarını kalkan edinmişler de halkı, Allah yolundan çıkarmışlardır; şüphe yok ki ne de kötüdür bu yaptıkları şey.
Ali Bulaç
Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel olurlar. Onların yaptıkları ne kötüdür!
Diyanet İşleri
Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!
Edip Yüksel
Onlar, yeminlerini kalkan yapıp ALLAH'ın yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları ne kötüdür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın yolundan çevirdiler. Onların yaptıkları ne kötüdür!
Erhan Aktaş
Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar.* Böylece insanları, Allah’ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.
Hakkı Yılmaz
Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Şüphesiz onlar, yaptıkları şeyler kötü olan kimselerdir.
Muhammed Esed
Onlar yeminlerini (yalan ve sahtekarlıklarına) kalkan yapmakta ve böylece başkalarını Allah yolundan saptırmaktadırlar. Yaptıkları, gerçekten çok çirkindir:
Mustafa İslamoğlu
Onlar yeminlerinin arkasına saklandılar; bu yolla Allah yolundan saptırdılar: Elbet yaptıkları şey pek fenadır.
Suat Yıldırım
Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp insanları Allah'ın yolundan uzaklaştırırlar. Yaptıkları bu iş ne kötü bir iştir!
Süleyman Ateş
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onların yaptıkları ne kötüdür!
Şaban Piriş
Onlar, yeminlerini bir kalkan edinip, Allahın yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları şey ne kötüdür!
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerini bir kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Onların yapmakta oldukları ne kötüdür!
Edip-Layth-Martha
They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.
Muhammad Asad
They have made their oaths a cover [for their falseness], and thus they turn others away from the Path of God.* Evil indeed is all that they are wont to do:
Rashad Khalifa
Under the guise of their apparent faith, they repel the people from the path of GOD. Miserable indeed is what they do.,
The Monotheist Group
They have chosen their oath as a deceit, thus they repel from the path of God. Miserable indeed is what they do.