Munafikun Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 2 | بأنهم | — | biennehum | onların sebebiyledir | (is) because |
| 3 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanmaları | they believed, |
| 4 | ثم | — | ṧumme | sonra da | then |
| 5 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar etmeleri | "they disbelieved;" |
| 6 | فطبع | ط ب عŦBA | feTubiǎ | bu yüzden mühürlendi | so were sealed |
| 7 | على | — | ǎlā | üzeri | [upon] |
| 8 | قلوبهم | ق ل بGLB | ḳulūbihim | kalblerinin | their hearts, |
| 9 | فهم | — | fehum | artık onlar | so they |
| 10 | لا | — | lā | (do) not | |
| 11 | يفقهون | ف ق هFGH | yefḳahūne | anlamazlar | understand. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ذلك بانهم ءامنوا ثم كفروا فطبع على قلوبهم فهم لا يفقهون
Arapça (Harekeli)
ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلَى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ
Transliterasyon
Zâlike bi ennehum âmenû summe keferû fe tubia alâ kulûbihim fe hum lâ yefkahûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">Tha</span>lika bi-annahum <span class="u">a</span>manoothumma kafaroo fa<span class="u">t</span>ubiAAa AAal<span class="u">a</span> quloobihim fahum l<span class="u">a</span>yafqahoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu da, hiç şüphesiz, inandıklarından, sonra kâfir olduklarındandır; derken Allah, gönüllerini mühürlemiştir; gerçekten de onlar, anlamayan bir topluluktur.
Ali Bulaç
Bu, onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.
Bayraktar Bayraklı
Bu davranışlarının sebebi, şudur: “İnanırlar, sonra inkâr ederler; bu yüzden kalplerinin üzeri mühürlenir, artık onlar anlamazlar.”
Diyanet İşleri
Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.
Edip Yüksel
Çünkü onlar gerçeği onayladıktan sonra inkâr ettiler; bu yüzden kalpleri mühürlendi; onlar anlamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
Erhan Aktaş
İman ettiklerini söyleseler de davranışlarıyla içlerindeki küfrü ortaya koyuyorlar. Bu nedenle, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, gerçeği kavrayamazlar.
Hakkı Yılmaz
Bu, onların iman etmeleri, sonra iman etmemeleri nedeniyledir. Böylece kalplerinin üzerine damga vurulmuştur, artık onlar iyice kavrayamazlar.
Muhammed Esed
böyledir, çünkü onlar imana erdi(klerini iddia eder)ler, halbuki (içlerinde) hakikati inkar ederler ve böylece, kalplerine bir mühür vurulmuştur, artık (neyin doğru, neyin yanlış olduğunu) anlayamazlar.
Mustafa İslamoğlu
Bunun nedeni, onların önce iman edip sonra inkar etmeleridir; sonunda kalplerine mühür vurulmuştur: artık onlar (imanın hakikatini) kavrayamazlar.
Suat Yıldırım
Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi. Artık onlar hakkı anlamazlar.
Süleyman Ateş
(Bu davranışlarının) Sebebi şudur: İnandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
Şaban Piriş
Bu, onların iman edip, sonra da inkar etmiş olmalarındandır. Onların kalpleri paslanmıştır. Onun için anlamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu durumun sebebi şudur: Onlar iman ettiler, sonra küfre saptılar da kalpleri üzerine mühür basıldı. Artık onlar incelikleri anlamazlar.
Edip-Layth-Martha
That is because they acknowledged, then rejected. Hence, their hearts are sealed; they do not understand.
Muhammad Asad
this, because [they profess that] they have attained to faith, whereas* [inwardly] they deny the truth - and so, a seal has been set on their hearts so that they can no longer understand [what is true and what false].*
Rashad Khalifa
This is because they believed, then disbelieved. Hence, their minds are blocked; they do not understand.,
The Monotheist Group
That is because they believed, then disbelieved. Hence, their hearts are sealed; they do not understand.