Teğabun Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | خلق | خ ل قḢLG | ḣaleḳa | yarattı | He created |
| 2 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | the heavens |
| 3 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDe | ve yeri | and the earth |
| 4 | بالحق | ح ق قḪGG | bil-Haḳḳi | hak (hikmet) ile | with truth, |
| 5 | وصوركم | ص و رṦVR | ve Savverakum | ve sizi biçimlendirdi | and He formed you |
| 6 | فأحسن | ح س نḪSN | fe eHsene | güzel yaptı | and made good |
| 7 | صوركم | ص و رṦVR | Suverakum | biçimlerinizi | your forms, |
| 8 | وإليه | — | ve ileyhi | ve O'nadır | and to Him |
| 9 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | dönüş | (is) the final return. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
خلق السموت والارض بالحق وصوركم فاحسن صوركم واليه المصير
Arapça (Harekeli)
خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Halakas semâvâti vel arda bil hakkı ve savverekum fe ahsene suverekum ve ileyhil masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Khalaqa a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>abi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi wa<span class="u">s</span>awwarakum faa<span class="u">h</span>sana <span class="u">s</span>uwarakumwa-ilayhi alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yaratmıştır gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve size sûret vermiştir ve sûretinizi de en güzel bir tarzda meydana getirmiştir ve sonunda da dönülüp gidilecek yer, onun tapısıdır.
Ali Bulaç
Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Bayraktar Bayraklı
O, gökleri ve yeri bir amaç için yaratmıştır. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Diyanet İşleri
Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.*
Edip Yüksel
Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmış, size biçim vermiş ve biçiminizi güzelleştirmiştir. Dönüş O'nadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Erhan Aktaş
Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Size, en iyi biçimle biçim verdi. Ve dönüş yalnızca O’nadır.
Hakkı Yılmaz
Allah gökleri ve yeri hak ile oluşturdu ve sizi biçimlendirdi. –Biçimlerinizi de ne güzel yaptı!– Ve dönüş yalnızca O'nadır.
Muhammed Esed
O, gökleri ve yeri (derunî bir) anlam ve amaç üzere yaratmış ve size (belli bir) şekil vermiştir; hem de öyle güzel bir şekil ki: yolculuğunuzun varışı O'nadır.
Mustafa İslamoğlu
Gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna O yarattı; ve size O şekil verdi, üstelik şeklinizi en güzel biçimde takdir etti; ama (o suret de fanidir), her halükarda dönüş O'nadır.
Suat Yıldırım
Allah, gökleri ve yeri gerçek bir maksatla, hikmetle yarattı. Sizi yarattı, hem de size güzel güzel sûretler verdi. Dönüşünüz de O'na olacaktır. [82, 6-8; 40, 64]
Süleyman Ateş
Gökleri ve yeri hak (hikmet) ile yarattı, sizi biçimlendirdi, biçimlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Şaban Piriş
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de Onadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı. Yalnız O'nadır dönüş.
Edip-Layth-Martha
He created the heavens and the earth with truth. He designed you and made your design the best, and to Him is the final destiny.
Muhammad Asad
He has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth,* and has formed you - and formed you so well;* and with Him is your journey's end.
Rashad Khalifa
He created the heavens and the earth for a specific purpose, designed you and perfected your design, then to Him is the final destiny.,
The Monotheist Group
He created the heavens and the earth with the truth, and He designed you and perfected your design, and to Him is the final destiny.