Talak Sûresi1. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (42 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | النبي | ن ب اNBE | n-nebiyyu | peygamber | Prophet! |
| 4 | إذا | — | iƶā | zaman | When |
| 5 | طلقتم | ط ل قŦLG | Talleḳtumu | boşa(mak iste)diğiniz | you divorce |
| 6 | النساء | ن س وNSV | n-nisā'e | kadınları | [the] women, |
| 7 | فطلقوهن | ط ل قŦLG | feTalliḳūhunne | onları boşayın | then divorce them |
| 8 | لعدتهن | ع د دAD̃D̃ | liǐddetihinne | iddetleri içinde | for their waiting period, |
| 9 | وأحصوا | ح ص يḪṦY | ve eHSū | ve sayın | and keep count |
| 10 | العدة | ع د دAD̃D̃ | l-ǐddete | iddeti | (of) the waiting period, |
| 11 | واتقوا | و ق يVGY | vetteḳū | ve korkun | and fear |
| 12 | الله | — | llahe | Allah'tan | Allah, |
| 13 | ربكم | ر ب بRBB | rabbekum | Rabbiniz | your Lord. |
| 14 | لا | — | lā | (Do) not | |
| 15 | تخرجوهن | خ ر جḢRC | tuḣricūhunne | onları çıkarmayın | expel them |
| 16 | من | — | min | -nden | from |
| 17 | بيوتهن | ب ي تBYT | buyūtihinne | evleri- | their houses, |
| 18 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 19 | يخرجن | خ ر جḢRC | yeḣrucne | kendileri de çıkmasınlar | they should leave |
| 20 | إلا | — | illā | ancak başkadır | except |
| 21 | أن | — | en | that | |
| 22 | يأتين | ا ت يETY | ye'tīne | gelmeleri | they commit |
| 23 | بفاحشة | ف ح شFḪŞ | bifāHişetin | bir edepsizlikle | an immorality |
| 24 | مبينة | ب ي نBYN | mubeyyinetin | apaçık | clear. |
| 25 | وتلك | — | ve tilke | bunlar | And these |
| 26 | حدود | ح د دḪD̃D̃ | Hudūdu | sınırlarıdır | (are the) limits |
| 27 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah. |
| 28 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 29 | يتعد | ع د وAD̃V | yeteǎdde | geçerse | transgresses |
| 30 | حدود | ح د دḪD̃D̃ | Hudūde | sınırlarını | (the) limits |
| 31 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 32 | فقد | — | feḳad | gerçekten | then certainly |
| 33 | ظلم | ظ ل مƵLM | Zeleme | yazık etmiştir | he has wronged |
| 34 | نفسه | ن ف سNFS | nefsehu | kendisine | himself. |
| 35 | لا | — | lā | Not | |
| 36 | تدري | د ر يD̃RY | tedrī | bilmezsin | "you know;" |
| 37 | لعل | — | leǎlle | belki | Perhaps |
| 38 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 39 | يحدث | ح د ثḪD̃S̃ | yuHdiṧu | ortaya çıkarır | will bring about, |
| 40 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'de | sonra | after |
| 41 | ذلك | — | ƶālike | bundan | that, |
| 42 | أمرا | ا م رEMR | emran | yeni bir iş | a matter. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها النبى اذا طلقتم النساء فطلقوهن لعدتهن واحصوا العدة واتقوا الله ربكم لا تخرجوهن من بيوتهن ولا يخرجن الا ان ياتين بفحشة مبينة وتلك حدود الله ومن يتعد حدود الله فقد ظلم نفسه لا تدرى لعل الله يحدث بعد ذلك امرا
Arapça (Harekeli)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا الْعِدَّةَ وَاتَّقُوا اللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِن بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّا أَن يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ لَا تَدْرِي لَعَلَّ اللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَلِكَ أَمْرًا
Transliterasyon
Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh(iddete), vettekûllâhe rabbekum, lâ tuhricûhunne min buyûtihinne ve lâ yahrucne illâ en ye’tîne bi fâhişetin mubeyyineh(mubeyyinetin), ve tilke hudûdullâh|i|, ve men yeteadde hudûdallâhi fe kad zaleme nefseh(nefsetu), lâ tedrî leallallâhe yuhdısu ba’de zâlike emrâ(emren).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nnabiyyu i<span class="u">tha</span><span class="u">t</span>allaqtumu a<span class="b">l</span>nnis<span class="u">a</span>a fa<span class="u">t</span>alliqoohunnaliAAiddatihinna waa<span class="u">hs</span>oo alAAiddata wa<span class="b">i</span>ttaqoo All<span class="u">a</span>harabbakum l<span class="u">a</span> tukhrijoohunna min buyootihinna wal<span class="u">a</span>yakhrujna ill<span class="u">a</span> an ya/teena bif<span class="u">ah</span>ishatinmubayyinatin watilka <span class="u">h</span>udoodu All<span class="u">a</span>hi wamanyataAAadda <span class="u">h</span>udooda All<span class="u">a</span>hi faqad <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamanafsahu l<span class="u">a</span> tadree laAAalla All<span class="u">a</span>ha yu<span class="u">h</span>dithubaAAda <span class="u">tha</span>lika amr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Peygamber, kadınları boşayacağınız zaman temiz oldukları vakit boşayın ve müddetlerini sayın ve çekinin Rabbiniz Allah'tan; çıkarmayın onları evlerinden ve onlar da çıkmasınlar, ancak apaçık bir çirkin harekette bulunurlarsa o başka ve işte bunlardır Allah'ın sınırları ve kim Allah'ın sınırlarını aşarsa gerçekten de kendisine zulmeder; bilmezsin, belki de Allah, bundan sonra bir iş çıkarıverir.
Ali Bulaç
Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık 'çirkin bir hayasızlık' göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.
Bayraktar Bayraklı
Ey Peygamber! Hanımlarınızı boşayacağınız zaman iddetlerini gözeterek boşayınız ve bekleme sürelerini iyice hesap ediniz. Rabbiniz Allah'a saygı duyunuz. Apaçık bir hayâsızlık yapmış olmadıkça onları evlerinden çıkarmayınız. Kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa, aslında kendisine yazık etmiş olur. Bilemezsin ki, belki Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir.
Diyanet İşleri
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.*
Edip Yüksel
Ey peygamber, kadınları boşadığınız zaman boşama sürelerini gözetin ve bu süreyi iyice hesaplayın. Rabbiniz olan ALLAH'ı dinleyin. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar (kötü davranarak onları buna zorlamayın). Ancak kanıtlanmış bir zina işlemeleri bunun dışındadır. ALLAH'ın yasası budur. Kim ALLAH'ın yasasını çiğnerse kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin, belki ALLAH bundan sonra (olumlu) bir iş ortaya çıkarır.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
Erhan Aktaş
Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman, iddet* sürelerini gözeterek boşayın ve iddetlerini sayın. Rabb’iniz Allah’a karşı takva sahibi olun. Açıkça fahşa* yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendisine haksızlık etmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir.
Hakkı Yılmaz
Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman onları iddetleri* için boşayın ve iddeti sayın. Ve Rabbiniz Allah'ın koruması altına girin. Apaçık bir aşırılık, iffetsizlik yapmaları hâli dışında, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Artık kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendine haksızlık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir iş ortaya çıkarıverir.
Muhammed Esed
EY PEYGAMBER! Kadınları boşa(maya niyetlen)diğinizde, onlar için belirlenmiş iddeti gözetecek şekilde boşayın ve süreyi (dikkatlice) hesaplayın ve Allah'a, Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Onları evlerinizden kovmayın ve açıkça hayasız davranışlarda bulunmadıkça onlar ayrılma(k zorunda bırakılma)sın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır; ve kim Allah tarafından konulan sınırları aşarsa, aslında kendisine karşı haksızlık etmiş olur: (çünkü, ey insan,) sen onu bilmezsin, (ama), o (ilk ihlal)den sonra Allah, yeniden bazı şeylerin meydana gelmesini sağlayabilir.
Mustafa İslamoğlu
Sen ey peygaber! Kadınlarınızı boşamak (istediğinizde), onları bekleme sürelerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın. Allah'a karşı sorumlu olduğunuzu bilin. Onları (içinde yaşadıkları) evlerinden çıkarmayınız ve onlar da çıkmasınlar; tabi ki, ayan açık bir ahlaksızlık yapmaları hali müstesna. Bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır: Ve kim Allah'ın çizdiği sınırları aşarsa, artık o kendine zulmetmiş olur; (ve) sen bilemezsin (ey insan), belki de Allah bu (bekleyişin) ardından, birtakım yeni (ve hayırlı) gelişmelere kapı açabilir.
Suat Yıldırım
Ey Peygamber! Eşlerinizi boşayacağınız vakit onların iddetlerini dikkate alarak boşayın ve iddeti dikkatle sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten, özellikle eşlerinizin hukukuna zarar vermekten sakının. Onlar zina gibi açık bir hayasızlık irtikâb etmedikçe siz onları evlerinizden çıkarmayın. Kendileri de çıkıp gitmesinler. İşte Allah'ın hudutları! Kim Allah'ın hudutlarını çiğnerse hakikaten kendine zulmetmiş olur. Nereden bileceksin, bakarsın Allah bundan sonra yeni bir durum meydana getirir. [2, 228-233; 4, 19]*
Süleyman Ateş
Ey peygamber, kadınları boşa(mak iste)diğiniz zaman onları iddetleri içinde (adetten temiz oldukları sırada) boşayın ve iddeti sayın (üç defa adet görüp temizlenmelerini hesabedin). Rabbiniz Allah'tan korkun (bekleme süresi içinde) onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de çıkmasınlar. Ancak apaçık bir edepsizlik yapmaları durumu, bu hükmün dışındadır (o zaman evden çıkarabilirsiniz). Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını geçerse, kendisine yazık etmiş olur. Bilmezsin belki Allah, bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir iş ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).
Şaban Piriş
-Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman, onları bekleme süresi içinde boşayın ve bekleme sürelerini sayın. Rabbiniz olan Allahtan korkun. Açık bir ahlaksızlık yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. İşte bu, Allahın kanunudur. Kim Allahın kanunlarını çiğnerse kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin ki Allah, belki bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman iddetlerine doğru boşayın ve iddeti iyi sayın. Rabbiniz olan Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Apaçık ve belgeli bir yüzsüzlük yapmaları durumu müstesna. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Allah'ın sınırlarını çiğneyen kendi benliğine zulmetmiş olur. Bilemezsin, belki Allah bundan sonra yeni bir iş / oluş ortaya çıkarır.
Edip-Layth-Martha
O you prophet, when you divorce the women, then they should be divorced while ensuring that their required interim is fulfilled, and keep count of the interim. You shall revere God your Lord, and do not evict the women from their homes, nor should they leave, unless they have committed a proven adultery. These are God's limits. Anyone who transgresses God's limits has wronged his person. You never know; perhaps God will make something come out of this.*
Muhammad Asad
O PROPHET! When you* [intend to divorce women, divorce them with a view to the waiting period appointed for them,* and reckon the period [carefully], and be conscious of God, your Sustainer. Do not expel them from their homes;* and neither shall they [be made to] leave* unless they become openly guilty of immoral conduct.* These, then, are the bounds set by God - and he who transgresses the bounds set by God does indeed sin against himself: [for, O man, although] thou knowest it not, after that [first breach] God may well cause something new to come about.*
Rashad Khalifa
O you prophet, when you people divorce the women, you shall ensure that a divorce interim is fulfilled. You shall measure such an interim precisely. You shall reverence GOD your Lord. Do not evict them from their homes, nor shall you make life miserable for them, to force them to leave on their own, unless they commit a proven adultery. These are GOD's laws. Anyone who transgresses GOD's laws commits an injustice against himself. You never know; maybe GOD wills something good to come out of this.,
The Monotheist Group
O prophet, if any of you have divorced the women, then they should be divorced while ensuring that their required interim is fulfilled, and keep count of the interim. You shall reverence God your Lord, and do not evict them from their homes, nor should they leave, unless they commit an evident immorality. And these are the boundaries of God. And anyone who transgresses the boundaries of God has wronged his soul. You never know; perhaps God will make something come out of this.