Talak Sûresi7. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (25 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1لينفقن ف قNFGliyunfiḳnafaka versinLet spend
2ذوƶūsahip (olan)owner
3سعةو س عVSAseǎtingeniş imkana(of) ample means
4منmingörefrom
5سعتهو س عVSAseǎtihigenişliğinehis ample means,
6ومنve menve kimseand (he) who,
7قدرق د رGD̃Rḳudirakısıtlı olanis restricted
8عليهǎleyhialeyhineon him
9رزقهر ز قRZGrizḳuhurızkıhis provision,
10فلينفقن ف قNFGfelyunfiḳversinlet him spend
11مماmimmāşeydenfrom what
12آتاها ت يETYātāhukendisine verdiğihe has been given
13اللهllahuAllah'ın(by) Allah.
14لاDoes not
15يكلفك ل فKLFyukellifusorumlu tutmazburden
16اللهllahuAllahAllah
17نفسان ف سNFSnefsenbir kişiyeany soul
18إلاillābaşkasıylaexcept
19ما(with) what
20آتاهاا ت يETYātāhāverdiğindenHe has given it.
21سيجعلج ع لCALseyec'ǎluyaratacaktırWill bring about
22اللهllahuAllahAllah
23بعدب ع دBAD̃beǎ'desonraafter
24عسرع س رASRǔsrinbir güçlüktenhardship
25يسراي س رYSRyusranbir kolaylıkease.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

لينفق ذو سعة من سعته ومن قدر عليه رزقه فلينفق مما ءاتىه الله لا يكلف الله نفسا الا ما ءاتىها سيجعل الله بعد عسر يسرا

Arapça (Harekeli)

لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنفِقْ مِمَّا آتَاهُ اللَّهُ لَا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَا آتَاهَا سَيَجْعَلُ اللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا

Transliterasyon

Li yunfık zû seatin min seatih|î|, ve men kudire aleyhi rızkuhu fel yunfik mimmâ âtâhullâh|u|, lâ yukellifullâhu nefsen illâ mâ âtâhâ, seyec’alullâhu ba’de usrin yusrâ(yusren).

Transliteration (Eng.)

Liyunfiq <span class="u">th</span>oo saAAatin min saAAatihiwaman qudira AAalayhi rizquhu falyunfiq mimm<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>huAll<span class="u">a</span>hu l<span class="u">a</span> yukallifu All<span class="u">a</span>hu nafsan ill<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> sayajAAalu All<span class="u">a</span>hubaAAda AAusrin yusr<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Vakti hâli yerinde ve eli geniş olan, vaktine hâline göre nafaka versin ve rızkı dar olana gelince, Allah, kendisine ne verirse onun bir kısmını nafaka olarak versin; Allah, hiç kimseye, kendi verdiği miktardan daha fazla bir şey teklif etmez. Allah, güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.

Ali Bulaç

Geniş-imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Varlıklı olan, sahip olduğu imkanlara göre harcasın; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.

Diyanet İşleri

İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

Edip Yüksel

Varlıklı kimse varlığı oranında nafaka yardımında bulunsun. Dar gelirli ise, ALLAH'ın kendisine verdiğinden versin. ALLAH bir kimseye vermiş olduğundan fazla bir sorumluluk yüklemez. ALLAH zorluktan sonra kolaylık getirecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

Erhan Aktaş

Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.

Hakkı Yılmaz

Geniş imkânları olanlar, geniş imkânlarına göre harcasınlar/ nafaka versinler. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, hiçbir kişiye ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.

Muhammed Esed

(Bütün bu durumlarda,) geniş imkanlara sahip olan kişi, genişliği ile uyumlu olarak harcasın; rızık imkanları dar olan kimse ise Allah'ın kendisine verdiğine uygun şekilde harcasın: Allah hiç kimseye kendi verdiğinden daha fazlasını yüklemez; (ve mümkündür ki) Allah sıkıntıdan sonra rahatlık verecektir.

Mustafa İslamoğlu

(Neticede) imkanı olanlar, imkanları nisbetinde harcama yapsın; maddi imkanı dar olanlar da Allah'ın kendisine verdiği kadar harcama yapsın: Allah hiç kimseye verdiği imkandan fazlasını yüklemez; (belki de) Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık ihsan edecektir.

Suat Yıldırım

İmkânı geniş olan, imkânına göre nafakayı bol versin. Nasibi sınırlı olan ise Allah'ın kendisine verdiği imkân ölçüsünde nafaka versin. Allah, herkesi sadece ona verdiği imkân nisbetinde yükümlü tutar. Allah, sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder.

Süleyman Ateş

Eli geniş olan, genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, bir kişiye ne vermişse ancak onu yükler, (kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez). Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

Şaban Piriş

Zengin olan, gücüne göre nafaka versin. Rızkı kendisine yetecek kadar olan da, Allahın kendisine verdiğinden versin. Allah, hiç kimseye, verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlüğün ardından bir kolaylık verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Geniş imkana sahip olan bu geniş imkanından harcasın. Rızkı kendisine ölçü ile verilmiş olan da Allah'ın kendisine verdiğinden infak etsin. Allah hiçbir benliği, kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

Edip-Layth-Martha

The rich shall provide support in accordance with his means, and the poor shall provide according to the means that God bestowed upon him. God does not burden any person more than He has given it. God will provide ease after difficulty.

Muhammad Asad

[In all these respects,] let him who has ample means spend in accordance with* his amplitude; and let him whose means of subsistence are scanty spend in accordance with what God has given him: God does not burden any human being with more than He has given him - [and it may well be that] God will grant, after hardship, ease.

Rashad Khalifa

The rich husband shall provide support in accordance with his means, and the poor shall provide according to the means that GOD bestowed upon him. GOD does not impose on any soul more than He has given it. GOD will provide ease after difficulty.,

The Monotheist Group

The rich shall provide support in accordance with his means, and the poor shall provide according to the means that God bestowed upon him. God does not burden any soul more than He has given it. God will provide ease after difficulty.